Bir check up randevusunu ayarlamak için bir sürü telefon konuşması yapmak zorunda kal. Sonra hastaneye git, sigorta şirketiniz talebi iletmedi kayıt yok desinler. Sigorta şirketini arıyorum çözüm ypk. Sabahın köründe hastanelerde rezillik @Turkiye_Sigorta
Laf ola bayram olmasın arkadaşlar…
Tanıdığımız bu güzel aileye güzel bir bayram hediyesi verebiliriz bence…
Paylaşıp daha çok kişinin görmesini sağlarsanız sevinirim dostlar.
👇🏻👇🏻👇🏻
Ülke çürümüş bir dolap gibi; hangi çekmeceyi açsanız sapı elinizde kalıyor. Parçalarında kitle manipülasyonu, medya kontrolü, baskı, faşizm, isyanı anlatan müzik grubu Muse’u İstanbul’a getiren organizasyon şirketinin sahibi, malum kahveciyi boykot edenlere “vatan haini” demiş.
Konsere giderek belirli bir yaşam tarzını sahnelediğimizi düşünüyoruz. Oysa, parçaların isyankar sözlerine eşlik ederken bile, iktidar yandaşı patronun kasasını dolduruyoruz.
Bu durum Adorno ve Horkheimer’ın kültür endüstrisi kavramını hatırlatıyor: Yani isyan da yaşama ilişkin belirli bir duruş da çoktan paketlenmiş, fişiyle birlikte satılıyor. Böylece her eleştiri, kontrollü bir iç boşaltma seansına dönüşüyor.
Muse duyunca nasıl tepki verecek merak ediyorum. Anti-otoriter duruşuyla tanınan Muse’un, bir gün otorite destekçileri nedeniyle boykot edileceği kimin aklına gelirdi… Bilet iptal.
42 yaşındaydı...
Çok yoğun çalışıyordu, bir şirkette terzilik yapıyordu.
Amerika'nın Montgomery şehrinde yaşıyordu, adı Rosa Parks'tı.
O günlerde zenciler otobüsün arka kısımlarında oturuyorlardı, beyazlar ayakta seyahat etmezlerdi, beyazlara ayrılan yerler bittikten sonra sırayla zencilerin olduğu yere gelir, zenci kalkar yerini beyaza verirdi.
Günlerden 1 Aralık 1955 Perşembe'ydi.
Rosa yine çok yorgun bir şekilde otobüse bindi, kendisine ayrılan yere geçti ve oturdu.
Beyazlar binmeye başladı, bir süre sonra beyazların yeri bitince, zencilerin olduğu yere geldi beyazlar.
Bir, iki, üç zenci kalktı yerini beyazlara verdi.
Yer verme sırası Rosa'ya gelmişti.
Rosa yerinden kalkmadı.
Şoför arabayı durdurdu ve Rosa'ya kalkması gerektiğini söyledi, Rosa kalkmadı.
Kalkmıyorum diye yanıt verdi, çünkü kalkıp yerimi bir başkasına vermem gerektiğine inanmıyorum diye devam etti.
Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş:
"5 aydır tek başıma mücadele ediyorum. Ciğerim yanıyor, artık dayanamıyorum.
Kızımın akıbeti sorulmuyor, haber yapılmıyor. Kızım için adalet istiyorum."
Akbank müşterisi olduğunu söyleyen vatandaşlar, hesaplarından izinleri olmadan ve kendilerine herhangi bir onay mesajı gelmeden para çekildiğini belirtiyor.
Narin kızımızı nasıl gündem ettiysek, Sıla bebeğimizi de gündem etmeliyiz.
Sıla bebeğin Tekirdağ'da tedavisi devam ediyor. Durumu ciddiyetini koruyor.
Sıla bebeğin teyzesi, Sıla bebeğin vasiliğini almak için açtığı dava devam ediyor.
Anne, üvey baba ve komşular tutuklu yargılanmaya devam ediyor.
Failler EN AĞIR CEZAYI alana kadar olayı takip ediyorum! #NariniUnutmaTürkiye