MUHALEFETİN SİYASET TARZI HAYSİYET CELLATLIĞIDIR!
▪️Akit Gazetesi’ne yaptığımız değerlendirmede de ifade ettiğimiz üzere, muhalefetin bir kesiminde siyaset, fikir ve hizmet yarışı olmaktan çıkarılarak insanların haysiyetini hedef alan bir karalama faaliyetine dönüştürülüyor.
▪️Üstelik bu anlayış yalnızca siyasi mücadelede ortaya çıkmıyor. Kendi iç ilişkilerinde, parti içi çekişmelerinde, şahsi hesaplaşmalarında da aynı haysiyet cellatlığına başvuruyorlar.
▪️Bir insanın itibarını zedelemek için asılsız iddialar ortaya atılıyor, hiçbir belgeye dayanmayan isnatlar dolaşıma sokuluyor. Ardından bu iddialar üzerinden siyasi mühendislik yapılıyor.
YALANLARI ELLERİNDE PATLADI!
▪️Nitekim son hadisede de görüldüğü üzere, ortaya atılan iddialar bizzat muhataplarının açıklamalarıyla çürütüldü. Ancak geride, insanların şahsiyetini hedef alan son derece çirkin bir siyasi tutum kaldı.
▪️Bizim siyaset anlayışımızda esas olan milletin hukukunu korumak, insan onuruna sahip çıkmak ve hakikatin yanında durmaktır.
▪️İftira siyaset değildir. Karalama muhalefet değildir. İnsanların haysiyetini hedef almak da hiçbir siyasi mücadelenin meşru vasıtası olamaz.
▪️Muhalefet öncelikle kendi içinde bu ahlaki muhasebeyi yapmalı, siyaseti yalan ve itibarsızlaştırma üzerinden yürütme alışkanlığından vazgeçmelidir.
Bugün, Brüksel'de, Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’nun üçüncü toplantısı kapsamında, AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Sayın Maroš Šefčovič ile birlikte Türkiye-AB İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı’na başkanlık ederek Türk ve Avrupalı iş dünyası çatı kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldik.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ülkemizi üretimin, yatırımın ve ticaretin merkezlerinden biri hâline getirme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda ticaretin yüzyılına dönüştürme irademiz, Avrupa Birliği ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin daha güçlü, dengeli ve sürdürülebilir bir zeminde geliştirilmesini de kapsıyor.
Toplantımızda iş dünyası temsilcilerimiz, sahada karşılaştıkları mevcut sorunları ve Avrupa’nın yeni “rekabetçilik” gündemine ilişkin hassasiyetlerini doğrudan masaya taşıdı. Mevcut sorunların aşılmasında, Gümrük Birliği ekseninde kurduğumuz güçlü tedarik zincirlerinin korunmasının hayati önemini bir kez daha teyit ettik.
Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, yeşil ve dijital dönüşüm alanında daha yakın iş birliği, taraflar arasında anlaşmazlıkların halline yönelik bir mekanizma geliştirilmesi, ticaret engellerinin kaldırılması, kamu alımlarında karşılıklılık temelinde pazar açılımı sağlanması, gümrük süreçlerinin basitleştirilmesi, mevzuat ve uygulamaların yakınlaştırılması yoluyla daha şeffaf ve öngörülebilir bir ticaret ortamının oluşturulması, ülkemiz ve AB iş dünyası temsilcilerinin ortak mesajları olarak öne çıktı.
İş dünyamızın temsilcileri ayrıca Sanayi Hızlandırma Yasası’nın, ülkemiz ile AB arasındaki güçlü entegrasyonun kazanımlarını koruyarak geliştirilmesi yönündeki beklentilerini dile getirdi.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, yalnızca iki tarafın refahı açısından değil, Avrupa’nın küresel rekabet gücünün korunması ve güçlendirilmesi bakımından da stratejik öneme sahiptir. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, gelişmiş sanayi kapasitesi, stratejik konumu ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş tedarik zincirleri, bu ortaklığın vazgeçilmez unsurları arasındadır. Bu potansiyelin korunması ve daha ileriye taşınması, değişen küresel ekonomik dengeler karşısında her iki tarafın da ortak çıkarınadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirme ve ülkemizi uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri hâline getirme hedefimiz doğrultusunda, Avrupa Birliği ile yapıcı diyaloğumuzu ve iş birliğimizi sürdürüyoruz.
Ticari ilişkilerimizi daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve adil bir zeminde geliştirmek; Türk ve Avrupalı iş dünyasının önündeki engelleri kaldırmak ve ortak ekonomik kazanımlarımızı büyütmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Başkanı Sayın Yusuf Kuzu’yu Sincan’da düzenlenen cenaze töreninin ardından dualarla Hakk’a uğurladık.
Geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan merhum Başkanımıza Allah’tan rahmet; başta kederli ailesi ve yakınları olmak üzere Yargıtay camiamıza ve tüm yargı mensuplarımıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
ANKARA İSTİKLAL AZMİMİZİN SİYASİ HAFIZASIDIR
▪️Ankara, aziz milletimizin tarihî hafızasında fevkalade müstesna bir mevkiye sahiptir. Bu muhteşem kent, istiklal mücadelemizin en müşkül zamanlarında milletimizin azim ve metanetine karargâh olmuş, millî iradenin tecelli ettiği mukaddes bir mesuliyet makamına dönüşmüştür.
▪️Erzurum'da, Sivas'ta, Samsun’da, Amasya’da ve Anadolu'nun dört bir yanında ortaya konulan fedakârlıkların Ankara'da müşterek bir devlet iradesine kavuşması, tarihimizin en büyük iftihar vesilelerindendir.
▪️13 Ekim 1923, bu bakımdan son derece kıymetli bir tarihî dönüm noktasıdır.
▪️Ankara'ya duyduğumuz muhabbetin kaynağında milletimizin istiklaline, hürriyetine ve istikbaline duyduğu sarsılmaz bağlılık bulunmaktadır.
▪️Başkentimizin tarihî vakarını muhafaza etmek, onu ilimle, irfanla, adaletle ve yüksek bir hizmet şuuruyla daha ileriye taşımak hepimizin müşterek mesuliyetidir.
▪️Bu anlamlı yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını ve istiklal uğrunda fedakârlık gösteren ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyorum.
▪️Ankara'mızın başkent oluşunun 103. yılı kutlu olsun.
🔸İbrahim Aydemir: Ankara milletimizin istiklal iradesinin ebedî karargâhıdır
Ankara’nın başkent oluşunun 103. yıl dönümünde konuşan Aydemir, başkentin millî iradenin, bağımsızlığın ve Cumhuriyet’in tarihî sembolü olduğunu vurguladı.
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ankara’nın başkent oluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, şehrin Türk milletinin siyasi tarihinde müstesna bir yere sahip olduğunu belirtti.
Ankara’nın Millî Mücadele’nin en çetin dönemlerinde millet iradesinin merkezi hâline geldiğini hatırlatan Aydemir, 13 Ekim 1923’te alınan başkentlik kararının istiklal mücadelesiyle ortaya çıkan millî kararlılığa kalıcı bir devlet hüviyeti kazandırdığını ifade etti.
🔸ANKARA BÜTÜN TÜRKİYE’NİN ORTAK DEĞERİDİR
Erzurum ve Sivas kongrelerinde şekillenen millî iradenin Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında birleştiğini vurgulayan Aydemir, “Ankara, milletimizin kendi mukadderatına sahip çıkma azminin siyasi ve kurumsal hüviyet kazandığı yerdir. Başkentimizin kıymeti bütün Türkiye’nin kıymetidir.” dedi.
Ankara’nın tarihî mirasının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Aydemir, başkentin devlet yönetiminde liyakat, adalet ve hakkaniyet anlayışının da temsil merkezi olması gerektiğini kaydetti.
🔸BAŞKENTİN TARİHÎ MİSYONU GELECEĞE TAŞINMALI
Ankara’nın üniversiteleri, bilim kuruluşları, savunma sanayisi ve kamu kurumlarıyla Türkiye’nin geleceğinde önemli sorumluluklar taşıdığını ifade eden Aydemir, “Başkentimizin tarihî vakarını ilimle, irfanla, teknolojiyle ve yüksek bir hizmet şuuruyla geleceğe taşımak müşterek mesuliyetimizdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Aydemir, Ankara’nın başkent oluşunun 103. yılını kutlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve hürmetle andı.
https://t.co/RBkWgwr7Pd
#AnkaranınBaşkentOluşu #Ankara @aydemiribrahim@parlamentergyb
DEVLET VATANDAŞINI MAĞDUR ETMEZ! 🇹🇷
Vatandaşımızın emeğini ve birikimini haksız kazanca dönüştürenlere asla fırsat vermeyeceğiz.
Alın terinin ve helal kazancın haksız bir şekilde başka birinin kişisel servetine dönüşmesini kabul edemeyiz.
Üzerinde çalıştığımız düzenlemeyle, bütçeye yük oluşturmadan, fon vurguncularından tahsil edilecek kaynaklar hak sahibi mağdurlara ulaştırılacaktır.
Devletimiz vatandaşını mağdur etmez; haksız kazanç elde edenlerden adalet önünde mutlaka hesap sorar.
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin Akademik Yıl Açılış Töreni vesilesiyle bulunduğumuz Eskişehir’de Valiliğimizi ziyaret ettik.
Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz’a nazik ev sahipliği için teşekkür ediyor, kadim kültürü, köklü tarihi ve üniversiteleriyle müstesna bir yere sahip olan Eskişehir’imize hizmetlerinde başarılar diliyorum.
#Karabük Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı, Şirinevler Mahallesi Muhtarımız Ozan Özçelik ile beraberinde Fatih Mahallesi Muhtarımız Yücel Yalçınkaya’yı, Soğuksu Mahallesi Muhtarımız Serkan Beşevli’yi ve Aydınlıkevler Mahallesi Muhtarımız Bahattin Ceylan’ı misafir ettik.
Demokrasimizin temel taşlarından olan, milletimizle devletimiz arasında gönül köprüsü kuran kıymetli muhtarlarımıza nazik ziyaretleri ve özverili çalışmaları için teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın alın terini ve birikimlerini hedef alan suç örgütleri ve dolandırıcılık şebekelerine karşı kararlılıkla mücadele ediyoruz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen yatırım dolandırıcılığı soruşturmasında, şüphelilerin 6 milyar 656 milyon TL’yi aşan para trafiği bulunduğu ve 23 vatandaşımızın toplam 51 milyon 407 bin 966 TL zarara uğrattığı belirlendi.
Soruşturma kapsamında, suçtan elde edilen gelirleri banka hesapları, kuyumcular, kripto varlık hesapları ve soğuk cüzdanlar üzerinden aktardıkları belirlenen 215 şüpheliye yönelik 39 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonda 159 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait banka ve kripto hesaplarına el konuldu. 5 kuyumcu şirketinin altın satışları, stok ve envanterleri, POS cihazları, banka hareketleri ve vergi kayıtlarına ilişkin incelemeler ise devam ediyor.
Soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.
Milletimizin hakkına, emeğine ve birikimlerine uzanan hiçbir el karşılıksız kalmayacaktır.
FEB ve DEİK iş birliğinde düzenlenen Türkiye-Belçika Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı’nda Türk ve Belçika iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldik.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye ile Belçika arasındaki güçlü ekonomik ilişkileri daha ileriye taşımak, karşılıklı yatırımları artırmak ve iş dünyalarımız arasındaki iş birliği imkânlarını geliştirmek üzere kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
2025 yılında 9,3 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 15 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda, Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda “Ticaretin Yüzyılı”na dönüştürme hedefimizle, ticaretimizi çeşitlendirecek ve yatırımlarımıza ivme kazandıracak yeni imkanları ele aldık.
Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin; güçlü üretim altyapısı, nitelikli insan kaynağı, stratejik coğrafi konumu ve Avrupa pazarlarıyla bütünleşmiş sanayi ekosistemiyle güvenilir bir üretim, yatırım ve tedarik zinciri ortağı olduğunu vurguladık.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizin küresel üretim, yatırım ve ticaretteki konumunu daha da güçlendirme hedefiyle Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar için sunduğu fırsatları, üretim ve ihracat kapasitemizi ve yatırım ortamımızı geliştirmeye yönelik teşviklerimizi de iş dünyamızla paylaştık.
Avrupa Birliği’nin Made in EU yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerimizde, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin ve sanayilerimiz arasında yıllar içinde oluşan güçlü entegrasyonun dikkate alınmasının önemine dikkat çektik. Türkiye’nin Sanayi Hızlandırma Yasası'nın tüm hükümleri itibarıyla eş değer olarak kabul edilmesinin Türk, Belçikalı ve Avrupalı firmaların rekabet gücünün korunmasına, ortak üretim kapasitesinin geliştirilmesine ve tedarik zincirlerimizin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını birlikte teyit ettik.
Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, üretimimizi, ihracatımızı ve küresel ticaretteki etkinliğimizi artıran; karşılıklı kazanıma dayalı ekonomik iş birliklerini güçlendiren adımları kararlılıkla atmayı sürdürüyoruz.
Türkiye ve Belçika arasındaki ekonomik ortaklığı karşılıklı güven, ortak çıkar ve sürdürülebilir büyüme temelinde güçlendirmeye; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Ticaretin Yüzyılı yapma hedefimiz doğrultusunda firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak ve yeni yatırımların önünü açacak adımları desteklemeye devam edeceğiz.
AK Parti Zonguldak İl Başkanlığımızda kıymetli dava arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Şehrimizin dört bir köşesini hizmetle buluşturmak için özveriyle çalışan kıymetli yol arkadaşlarımıza emekleri ve samimi ev sahiplikleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Sermaye piyasalarımızın bünyesini mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz.
Elbette bu konuda adımlar atarken boğazına kadar çamura batmış olanların tamamen “çamur at izi kalsın” mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, Kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Türkiye’de şahsım dâhil hiç kimse eleştirilemez değildir.
Ama hiç kimsenin ünvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez.
Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir.
Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir.
Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamalıdır.
Bugün Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında emeğin şehri Zonguldak’tayız!🇹🇷
“Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye” vizyonuyla şehrimizin ihtiyaçlarını, devam eden çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı istişare ettik.
Milletimizle gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa ediyoruz.
Ağustos ayında 4,1 milyar dolar cari fazla verdik; yıllıklandırılmış cari açık 42,1 milyar dolar gerçekleşti.
Mal ihracatındaki artış ve hizmet gelirlerindeki dirençli görünümün katkısıyla cari açığın yönetilebilir seviyelerde kalmasını öngörüyoruz.
Küresel enerji arzına yönelik risklerin arttığı bu dönemde, çeşitlendirilmiş tedarik kaynaklarımız ve güçlü altyapımız enerji arz güvenliğimizi destekliyor.
Son 26 yılda enerji ithalatına ödenen 1,1 trilyon dolar, aynı dönemdeki toplam cari açığın 1,6 katına, mevcut brüt dış borç stokunun 2 katına karşılık gelmektedir. Bu tablo, yeşil dönüşümün ülkemiz için stratejik önemini ortaya koymaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltacak adımların, orta ve uzun vadede küresel fiyat şoklarına karşı dayanıklılığımızı artırmasını ve cari dengeye katkı sağlamasını bekliyoruz.
Serbest ticaret anlaşmalarıyla pazar erişimimizi genişletmeye; sağlık turizmi, müteahhitlik, yazılım, eğitim, mühendislik ve tasarım gibi hizmet ihracatı alanlarında rekabet gücümüzü daha da artırmaya ve ihracatta katma değeri yükseltmeye yönelik politikalarımızı sürdürüyoruz.
Ankara’da, sağlık teknolojileri alanında yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren DESU Medikal’in üretim tesisinin açılışını gerçekleştirdik.
Beyin cerrahisinde kullanılan ileri teknoloji tıbbi cihazlar ve implantlar üreten, ürünlerini 5 kıtada 56 ülkeye ihraç eden DESU Medikal, ülkemizin sağlık teknolojilerinde ulaştığı yetkinliğin önemli örneklerinden birini teşkil ediyor.
Hedefimiz, sağlık hizmetlerinde elde ettiğimiz başarıyı yerli teknoloji geliştirme ve üretim kapasitemizle büyütmek, kritik ürünlerde dışa bağımlılığımızı azaltarak yüksek katma değerli ihracatımızı artırmaktır.
Bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan DESU Medikal ailesini, Ziraat Katılım Bankamızı ve katkı sunan tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, yeni tesisimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Zonguldak Valiliğimizi ziyaret ederek şehrimizdeki gençlik ve spor yatırımlarımızı değerlendirdik.
Zonguldak’ın gençleri ve sporcuları için çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz.🇹🇷
KAMUOYUNA DUYURU
AK Parti olarak, partimizin kurumsal kimliğini, itibarını ve saygınlığını hedef alan asılsız iddia, itham ve açıklamalara karşı hukuki haklarımızı kararlılıkla kullanmaya devam ediyoruz.
Bu çerçevede, AK Parti Genel Sekreterliğimiz tarafından partimizin kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğu değerlendirilen açıklama ve yayınlar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır.
Bu kapsamda;
* Şaban Sevinç hakkında, 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 500.000 TL,
* Timur Soykan ve BirGün TV hakkında, 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 600.000 TL,
* YP Sözcüsü Zeynel Emre hakkında, 12 Ekim tarihli açıklamaları nedeniyle 500.000 TL
olmak üzere manevi tazminat davaları açılmıştır.
AK Parti, demokratik siyasetin vazgeçilmez unsurları olan ifade özgürlüğüne, basın hürriyetine ve eleştiri hakkına saygı duyan bir siyasi harekettir.
Bununla birlikte, eleştiri hakkının kullanılması ile gerçek dışı iddialar üzerinden bir siyasi partinin kurumsal itibarının hedef alınması arasındaki hukuki ve demokratik ayrımın gözetilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Hiçbir kişi, kurum veya siyasi oluşumun, basın özgürlüğü ya da siyasi eleştiri hakkını gerekçe göstererek partimizin kurumsal kimliğini ve saygınlığını haksız ithamlarla zedeleme hakkı bulunmamaktadır.
AK Parti, 25 yıllık siyasi geçmişi, milletimizle kurduğu güçlü gönül bağı ve demokratik meşruiyetiyle Türkiye’nin köklü siyasi kurumlarından biridir.
Partimizin kurumsal haklarını ve itibarını korumak, yalnızca hukuki bir hak değil, aynı zamanda milletimize ve teşkilatlarımıza karşı taşıdığımız kurumsal sorumluluğun da gereğidir.
Bu anlayışla, başlatılan hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacak; partimize yönelik hukuka aykırı her türlü isnat ve itham karşısında meşru ve demokratik haklarımızı kullanmayı sürdüreceğiz.
AK Parti, dün olduğu gibi bugün de siyasi mücadelesini hukuk, demokrasi ve millet iradesi temelinde yürütmeye; kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmeye kararlılıkla devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
AK PARTİ GENEL SEKRETERLİĞİ
Kırıkkale Merkez Yeni Spor Salonu'muzun açılışını, heyecan dolu Erkekler Voleybol Şampiyonlar Kupası'yla gerçekleştirdik.🏐
Bu modern tesis, Türk sporuna hayırlı uğurlu olsun.💫
Türkiye Yüzyılı’nı gençliğin ve sporun yüzyılı yapmak için çalışmaya devam ediyoruz.🇹🇷
Cumhurbaşkanımız Sn.@RTErdogan;
Sermaye piyasalarımızın bünyesini mikroplara karşı güçlendirecek ve işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz.
Elbette bu konuda adımlar atarken boğazına kadar çamura batmış olanların tamamen “çamur at izi kalsın” mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, Kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.
Türkiye’de şahsım dâhil hiç kimse eleştirilemez değildir.
Ama hiç kimsenin ünvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez.
Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir.
Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir.
Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla ve haysiyetiyle oynamamalıdır.