Hiçlik duygusu istismara açar insanı.
Kötüler hiçlik duygusuna kapılmış insanları bulur ve kulağına fısıldar:
“Sen bir hiç değilsin, gel”
Tam bu noktada tuzağa düşer HİÇ.
Hiçlik duygusuna düşen kişiye de başkaca aktörler lazımdır. O da başkalarına fısıldamaya başlar.
Ve hiçler bir masa etrafına toplanır, biz varız tamtamları çalmaya başlar.
Düşünsenize her gün Suadiye’de bir kahvehanede okey oynuyorsunuz. Birden birisi gelip gel diyor al sana mikrofon. Zaten artistlik hevesi içinde kalmış… Koşuyor.
Ege’nin bir sahil kasabasına yerleşmişsiniz. Sohbet edecek arkadaşınız yok. Birden birisi gelip gel diyor seni önemli işler yardımcısı yapacağım.
Koşuyor.
Ömür boyu bir arpa boyu yol alamamış ve artık torun sevmeye başlamışsınız. İçinizde kalmış her şey. Birden birisi gelip, senelerce sekreteryasında beklediğin odalarıdan birini sana vereceğiz diyor.
Koşuyor.
Her gün ışığı gözümüze vuran kameralar artık yok. Sokakta tanıyanlar başlamış azalmaya. Birden birisi gelip, yeniden kamera ışığı ister misin diyor.
Koşuyor.
Gece yatmaz sabah kalkmaz olmuş. Öğlene kadar yatmazsa günü bitirmesi zorlaşıyor. Birden birisi gelip, sana bir uğraş buldum gel diyor.
Koşuyor.
Aslında gel dedikleri hiç de umurumda değil HİÇ’in. Ona nefes alıp veren insan lazım. Çoğunun adını bile bilmiyor ama işte o hiçlik duygusu girdaba kapılmaya hemen yol açıyor.
Birileri ben bu evrende hiç değilim hissini yaşayabilsin diye,
Koca bir kuruma yazık oluyor.
Koca bir hedefe yazık oluyor.
Koca bir geleceğe yazık oluyor.
📍Çankaya Ankara
CHP Mahalle Buluşmaları kapsamında, Mebusevleri Mahalle Muhtarlığı ev sahipliğinde, muhtarımız Eda Uluyurt ile birlikte çevre mahalle muhtarlarımız, örgütümüz, üyelerimiz ve komşularımızla bir araya geldik.
Ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreci, yaşanan son gelişmeleri ve partimizin durumunu konuştuk.
Seydimehmet Köyü Derneğinin 2. Bahar Şenliği programında komşularımızla, hemşehrilerimizle bir araya geldik.
Bizleri bu güzel programda sevgiyle, samimiyetle ve coşkuyla karşılayan 7’den 70’e herkese teşekkür ediyor, birlikteliklerinin daim olmasını diliyorum.
Sevgili genç kardeşlerim,
Aylarca emek verdiniz, çalıştınız, uykunuzdan, zamanınızdan fedakârlık ederek hayalleriniz için mücadele ettiniz. Şimdi kendinize, emeğinize ve bildiklerinize güvenme zamanı.
Biliyorum; ülkemizde çocuk olmak, genç olmak kolay değil. Belirsizliklerin, kaygıların ve umutsuzlukların ağır bastığı zamanlardan geçiyoruz.
Ama asla unutmayın: Bu ülkenin en büyük gücü, sizin aklınız, cesaretiniz ve özgür yüreğinizdir.
Bir sınav elbette hayatınızın tamamı değildir. Bir son değil ama yeni bir başlangıçtır.
Yarın LGS’ye katılacak tüm öğrencilerimize yürekten başarılar diliyorum.
Zihniniz berrak, kalbiniz ferah, yolunuz açık olsun.
Siyasette,
Müzakere sözlerin başında yapılır.
Münazara sözler söylenirken yapılır.
Münakaşa sözün sonunda yapılır.
Sözlerin tümü söylenmişse netleşilir ve doğruya doğru, yanlışa yanlış, tavır alınır.
Bu aşamalar tükenmişse ve halen bir insan netleşmemişse bunu izah edemez.
📌Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü.
Ancak Türkiye’de yaşayan milyonlarca çocuk için bugün sadece bir farkındalık günü değil; yoksulluğun, adaletsizliğin ve derinleşen eşitsizlikler sonucu yaşanan acı gerçeğin adıdır.
📌AKP iktidarı yıllardır “çocuklarımız geleceğimizdir” diyor. Peki o geleceğin çocukları bugün nerede?
Kimi sanayi sitelerinde, kimi tarlalarda, kimi atölyelerde…
Okul sıralarında olması gerekirken çalışmak zorunda bırakıldığı işyerlerinde…
Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon, gelir adaletsizliği ve yoksulluk nedeniyle aileler her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bunun bedelini ise en çok çocuklar ödüyor.
📌TÜİK’in 2025 yılında yayınladığı veriler bile gerçeği gizlemeye yeterli olmadı. 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılım oranı yüzde 24,9’a ulaştı. Yani her dört çocuktan biri çalışmak zorunda.
Bir yandan gençlere “evlenin, çocuk yapın” çağrıları yapılırken diğer yandan çocukların eğitim, beslenme ve güvenli yaşam hakkı bile tehdit altında. Sosyal devletin görevi çocukları işçileştirmek değil, korumaktır, güçlendirmektir.
📌İSİG’in yayınladığı rapora göre on üç yılda en az 862 çocuk hayatını kaybetti.‼️
Bir çocuğun elinde kalem yerine tornavida varsa, okul çantası yerine yük taşıyorsa, bunun sorumlusu çocuklar değil; ülkeyi yönetenlerdir.
📌Çocuk işçiliğine karşı mücadele etmek, çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve geleceğini savunmaktır.
Çocuk işçiliği bir kader değildir. Çocukların emeğini sömüren değil, onların geleceğine yatırım yapan bir Türkiye mümkün!
#ÇareBiziz
Bu terslikte bir iş, bu işte bir terslik yok mu?
Ben olsam oturur düşünürüm, neden herkes bize bu kadar karşı diye kendi kendime sorarım….
Herkes mi satılık, alçak, ahlaksız…
Herkes yanlış bir dar grup doğru.
Böyle bir karşıtlığın parçası olsam durur milyon kere düşünürüm.
HALK TV’yi kendinize karşı görüyorsunuz. Sözcü’yü beğenmiyorsunuz. Cumhuriyet’i karşı görüyorsunuz. Size soru soran gazeteciye hakaret ediyorsunuz. Sosyal medya tepkisine trol diyorsunuz.
TGRT, AKİT, CNN’e bayılıyorsunuz?
Bu terslikte bir iş, bu işte bir terslik yok mu?
1986 Gençlik Kolları
1994 Belediye Meclis Üyeliği
1995 İl Saymanlığı
1998- 2002 Malatya İl Başkanlığı
2002 Milletvekili Adaylığı
2003-2005 Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği
2004 Seçim Komitesi Başkanlığı
2007 Milletvekilliği Aday Adaylığı
2010-2011 Malatya İl Başkanlığı
Malatya Milletvekilliği
Gençliğimden itibaren tüm hayatımı partime ve Malatya’ya adadım. Hiçbir zaman birilerinin değil, halkın sesi oldum.
Bizim suçumuz ne?
47 yıl aradan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin yeniden birinci partisi yapmak mı?
38. Olağan Kurultay’da milletin, sokağın ve değişim isteyen milyonların sesine kulak vererek “Artık değişim zamanı” demek mi?
Eğer suçumuz buysa, evet… Biz bu suçun failiyiz.
Grup Başkanvekili olarak dün Meclis’teki son konuşmamızı yaptık.
Ne olur ne olmaz…
Evet, makamlar değişir; ama bizim sözümüz de mücadelemiz de değişmez!
Açlık sınırının altında yaşayan milyonlar için bu parlamento çözüm üretmelidir!
Bari Meclis kapanmadan bu tabloyu düzeltelim; emeklinin, işçinin, asgari ücretlinin insan onuruna yaraşır bir yaşama kavuşmasını sağlayalım!