Yağmurdu rüzgardı derken öğretmenler yine haftasonuyla birleştirip 5 günlük tatili kaptı. Padişah sultan Süleyman’a sorsalar padişah olmak yerine cumhuriyette sıradan bir memur olmayı seçerdi
Bakanlığın okullarda yaşanan olaylara dönük çözümü, “Bahçe nöbetçisi öğretmenleri artırın.” olmuş.
O hâlde öğretmenlere çelik yelek ve silah da talep ediyoruz. Bu arada Eğirdir Dağ Komando Okulu’nda eğitim verilmesini de talep edelim!
Bakanlık bu konuda iyice saçmalamaya başladı. Nöbetçi öğretmen, okula yönelik saldırılara müdahale etmekle görevli değildir. Böyle bir müdahale için ne eğitimi ne de kendisini ve öğrencileri koruyabilecek bir donanımı vardır.
Nöbetçi öğretmenin görevi öğrencileri gözetmek ve okul düzenine ilişkin nöbet görevini yerine getirmektir. Silahla, bıçakla okula gelen saldırganı engelleyecek ne eğitimi vardır ne de donanımı.
Bizim talebimiz çok açık:
Okulların bahçe kapısına eğitimli ve gerekli donanıma sahip güvenlik görevlisi istiyoruz.
Bunu sağlayamıyor musunuz da okul güvenliğinin sorumluluğunu yine öğretmenin üzerine atıyorsunuz?
Sevilmekten daha güzel bir şey varsa, o da birinin hayatında alışkanlık olmaktır. Kalabalığın içinde ilk aradığı, güzel bir şey gördüğünde paylaşmak istediği, başına bir şey geldiğinde anlatmak için sabırsızlandığı, günün sonunda sesini duymayı özlediği kişi olmak…Güzel bir his.
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi