Tayfun Kahraman ile ilgili asıl konuşulması gereken, evliliği değil; MS hastası bir insanın yıllardır cezaevinde tutulup, hastaneye bu şekilde götürülmesidir.
Hasta bir insanın üstelik hakkında tek bir somut delil yokken cezaevi şartlarında yaşamak zorunda bırakılması zulümdür!
Bugün tam 16 saat yol geldik. Yanımızda 10 aylık kızımızla.
Neden mi? Çünkü MEB hâlâ öğretmenlerin beklediği takvimleri açıklamadı.
Bir öğretmen, ailesiyle birlikte bu belirsizliğin içinde günlerce beklemek zorunda bırakılıyor.
Bu kadar mağduriyetin karşısında artık söyleyecek söz bulamıyoruz.
MEB, öğretmenlerin hayatını belirsizliğe mahkûm etmeyin.
Takvimleri artık açıklayın!
YANLIŞ PLANLAMANIZIN BEDELİNİ ÖĞRETMENLERE ÖDETMEYİN!
Öğretmenlerimizin sahadan ilettiği talepleri topladık, değerlendirdik; Millî Eğitim Bakanlığı’na defalarca taşıdık. Resmî başvurular yaptık, Bakanlık yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdik, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için somut taleplerimizi ilgili birimlere ilettik.
Ancak Bakanlık, öğretmenlerin sesini ve taleplerini yine duymazdan geliyor.
Bir okulda öğretmen açığı varken başka bir okulda öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi; boş normlar bulunmasına rağmen kontenjanların tercih ekranlarına açılmaması, öğretmenlerin ailelerinden kilometrelerce uzağa resen atanması kabul edilemez.
Öğretmenlerin yaşamı son dakika kararlarıyla, hatalı norm hesaplarıyla ve belirsiz takvimlerle yönetilemez.
Bir kez daha Millî Eğitim Bakanlığı’na sesleniyoruz:
Atamalar gerçek ihtiyaca göre yapılmalı, tüm boş normlar tercihe açılmalı, mazeret tayinlerinde il ve gerektiğinde ilçe emri uygulanmalı, sürgün niteliğindeki resen atamalara son verilmelidir.
Plansızlık Bakanlığın, bedeli öğretmenin olamaz!
Eğitim-İş olarak taleplerimiz karşılık bulana kadar idari ve hukuksal mücadelemizi sürdüreceğiz.
@SeherErgiin
Fındık Üreticileri emeği ve hakları için Fatsa sokaklarında yürüyor!
Topraklarımızı bir avuç soyguncunun, tefecin, emperyalist tekelin sömürüsüne terk eden iktidara karşı birleşiyoruz!
Haklarımızı, geleceğimizi ve memleketimizi birlikte savunacağız!
“Öyle görünüyor ki Ortadoğu’yu ABD-İsrail ekseninde yeniden dizayn etmeye çalışan emperyalist politikalar Türkiye’deki rejimi de kendi çıkarları için Erdoğan eliyle dizayn etmeyi tercih ettiler. Tercihlerini yine Erdoğan’dan yana kullandılar.
Kılıçdaroğlu’ndan bu uluslararası planda Erdoğan’ın işini kolaylaştıracak bir işlev görmesi bekleniyor. O yüzden mesele sadece bir CHP meselesi değildir. Her siyasi partinin de bu planın parçası olmayacak bir tutum alması hayatı önemdedir.”
Mutlak butlan kararı ile ana muhalefet partisine Saray kayyumu atandı!
Bu bir Parti meselesi değil, bu karar fiilen muhalefetsiz ve seçimsiz bir ortamda, Erdoğan’ın fiilen tek aday olduğu bir sandık kurgusunun parçasıdır.
Bu darbeye karşı birlik ve dayanışma için mücadele edeceğiz!
Türkiye'nin büyük bir kitap datasına ihtiyacı vardı. Uzun emeklerin ardından bunu @booklovetr başardı. Geri sayın, sadece saatler sonra, yarın sabah 6’dan itibaren Türkiye’nin en büyük kitap datası Book Love’da olacak.
İBB iddianamesinde
— 969 kez “Hatırladığım kadarıyla”
— 774 kez “Bilmiyorum”
— 691 kez “-mışlar, mişler, muşlar”
— 546 kez “Duydum”
— 516 kez “Bildiğim kadarıyla”
— 499 kez “Olabilir”
— 401 kez “Öğrendim”
— 347 kez “Söylemişti”
— 235 kez “Düşünüyorum”
— 136 kez “Olabilirim”
— 83 kez “Söylendi”
— 62 kez “Duyduğuma göre”
— 59 kez “Düşünmekteyim”
— 52 kez “Kaynaklı olarak öğrendim”
— 51 kez “Bilmemekteyim”
— 37 kez “Muhtemelen”
— 36 kez “Duymuştum”
— 9 kez “Duyuyordum”
— 9 kez “Hissettim”
kelimelerinin geçtiği ortaya çıktı.
İBB iddianamesinde
— 969 kez “Hatırladığım kadarıyla”
— 774 kez “Bilmiyorum”
— 691 kez “-mışlar, mişler, muşlar”
— 546 kez “Duydum”
— 516 kez “Bildiğim kadarıyla”
— 499 kez “Olabilir”
— 401 kez “Öğrendim”
— 347 kez “Söylemişti”
— 235 kez “Düşünüyorum”
— 136 kez “Olabilirim”
— 83 kez “Söylendi”
— 62 kez “Duyduğuma göre”
— 59 kez “Düşünmekteyim”
— 52 kez “Kaynaklı olarak öğrendim”
— 51 kez “Bilmemekteyim”
— 37 kez “Muhtemelen”
— 36 kez “Duymuştum”
— 9 kez “Duyuyordum”
— 9 kez “Hissettim”
kelimelerinin geçtiği ortaya çıktı.
Bugün mesele bir CHP meselesi olmadığı gibi, bir A ya da B partisi veya kişi meselesi de değildir. Mesele, ülkenin geleceğine sahip çıkma meselesidir. Bugün Saray’ın yargısıyla, polisiyle, satın alınmış Truva atlarıyla AKP ve MHP’nin iktidarlarını sürdürmek adına ülkeyi sürükledikleri felakete karşı hepimizin sorumluluğu; ikirciksiz, tereddütsüz, korkmadan, susmadan, cesaretle bir olup direnmektir.
Hep birlikte mücadele ederek harami saltanatına, kötülük iktidarına son vermektir.
Faşizme karşı omuz omuza!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Yaşlanmış, yorulmuş, aciz, millete umut olamayan, köşeye sıkıştıkça tırmalayan, hırsından aklını kaybetmiş bir iktidar var. Bu iktidarın Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır.
Kendi nefsinin esiri olanlar, bu milletin dostu değildir.”