Ey nefs‑i emmârem! Sana tâbi değilim. Sen istediğin şeye ibâdet et ve istediğin şeyin peşine düş; ben ancak ve ancak beni yaratıp, şems ve kamer ve arzı bana musahhar eden Fâtır‑ı Hakîm‑i Zülcelâlʹe abd olurum…. (Mesnevî-i Nuriye)
Öyle ki: Risale‑i Nurdan aldığımız fikirle, bu nurlu varlıkları hiçbir sûretle dünyevî ve maddî kıymetlere değişmeyiz. Bu bizde bir îmân hâlinde ölünceye kadar yaşayacaktır.
Şuâlar
“Elbette nev’‑i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.”
Sözler (sh259)
Ebedî hayat hazinesini gösteren Kur’ân-ı Hakîmin nuru olan Risale-i Nur, elbette bir zaman dünyayı çınlatan nurlu sesini yükseltecektir.
Tarihçe-i Hayatı (sh 570)
Size kat’iyyen ve çok emârelerle ve kat’î kanaatımla beyan ediyorum ki ; gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükûmet, âlem-i İslâma ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak;
Halık-ı Rahîm’ime, yüzbin defa Risaletü’n-Nurun hurûfatı adedince şükür ve hamdolsun ki, Risaletü’n-Nur bu acîb tılsımı ve bu garîb muammâyı hall ve keşf ve isbât etmiş. Şuâlar