PRİM DESTEĞİNE İLİŞKİN KAZANILMIŞ HAKLARA DOKUNULAMAZ!
Genç girişimcilere yönelik sigorta prim desteği, yaratacağı olumsuz etkilere ilişkin bütün uyarılara rağmen, 7566 sayılı Kanun m.81/1,k hükmi ile 1.1.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere son verilmişti.
Sosyal medya mecralarına yansıyan açıklamalarda SGK’nın, 1.1.2026 tarihinden önce sigorta kaydı yaptıran, teşvikten yararlanan ve teşvik koşullarını sağlamaya devam edenler için de teşvik uygulamasını sona erdirdiği bilgisi edinilmiştir.
1.1.2026 tarihinden önce sigorta kaydını yaptırıp, teşvik şartlarını sağlayanların da kapsamdan çıkarılması, açıkça kanunların geriye yürütülmesi niteliği taşımakta olup, kazanılmış hakları ortadan kaldırmaktadır.
Ankara Barosu olarak, SGK’ya konuya ilişkin belirsizliğin giderilmesi amacıyla ivedi şekilde açıklama yapması, uygulamanın kazanılmış hakları koruyacak şekilde gerçekleştirmesi çağrısında bulunuyoruz. Konuyu yazılı olarak da iletip Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile görüşme yapmak üzere randevu talep edilmiş olup, konunun takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.
Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
KAZANILMIŞ HAKKA DOKUNULAMAZ
Genç girişimcilere yönelik sigorta prim desteği, 7566 sayılı Kanun’un 81/1-k maddesi uyarınca 1.1.2026 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna karşın, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun; 1.1.2026 tarihinden önce sigorta kaydını yaptırmış, teşvikten yararlanmaya başlamış ve teşvik koşullarını taşımaya devam eden kişiler bakımından da teşvik uygulamasını sona erdirdiğine ilişkin meslektaşlarımızın beyanları Baromuza ulaşmıştır. Söz konusu süreç tarafımızca yakından takip edilmektedir.
Genç girişimci teşvikinden genç meslektaşlarımızın fiilen yararlanabilmesi amacıyla ruhsat törenlerinden bugüne kadar gösterdiğimiz hassasiyet ve özeni; bu teşvikten kanuna aykırı biçimde yararlanmalarının engellenmesine yönelik uygulamalar karşısında da aynı kararlılıkla sürdüreceğimizden meslektaşlarımızın hiçbir şüphesi olmamalıdır.
Meslektaşlarımız tarafından Baromuza iletilen başvurular doğrultusunda, gerekli yazışmalar ivedilikle yapılacak; devamında ise idari ve yargısal tüm hukuki yollar kullanılacaktır. Kamuoyuna saygıyla ilan olunur.
CMK Ücret Tarifesi bugün de yayımlanmadı.
Ama yayımlanmasa da gerçeği biliyoruz:
Bu bir gecikme değil, bu bir tercihtir.
10 yıl önce ayda 3–4 CMK dosyasıyla bir avukat ofisinin kirası çıkıyordu.
Bugün aynı sayıda dosya, ancak faturaların bir kısmını karşılayabiliyor.
Artan avukat sayısı, katlanan giderler, kontrolsüz enflasyon ve yıllardır reel olarak eriyen CMK ücretleri…
Sonuç: Angarya.
CMK artık kamusal bir savunma hizmeti olmaktan çıkmış,
bedeli avukata ödetilen bir yükümlülüğe dönüşmüştür.
Kimse bize masal anlatmasın.
CMK ücret tarifesinin AAÜT’ye eşitlenmesi bir hayal.
AAÜT’nin yarısına eşitlenmesi bile bu sistemde hayaldir.
Ama insan onuruna yakışır bir karşılık istemek hayal değildir, haktır.
Molière ne demişti?
“Avukatlar tarih boyunca köle kullanmadılar.”
Doğru.
Ama artık avukatlar köle gibi kullanılıyor.
Gecenin bir yarısı karakola çağrılan,
Saatlerce dosya bekleyen,
Aylar sonra komik bir ücretle “ödüllendirilen”
ve hâlâ susması beklenen avukatlar…
Bu bir meslek sorunu değil,
Bu bir adalet sorunudur.
Ve bu kölelik düzenine itiraz ettiğimizde,
Barolar ne yapıyor?
Hiçbir şey.
Sessizlik.
Konfor.
Koltuk.
Çıkar.
Baro yöneticileri avukatın geçinemediği bir ülkede
kendi ayrıcalıklarını korumakla meşgul.
Meslektaşının yoksulluğuna kör,
savunmanın çöküşüne sağır.
Buradan açıkça söylüyoruz:
CMK bu haliyle savunmayı ayakta tutmaz.
CMK bu haliyle genç avukatı tüketir.
CMK bu haliyle adaleti yaralar.
Biz sadaka istemiyoruz.
Biz lütuf istemiyoruz.
Biz emeğimizin karşılığını,
mesleğimizin onurunu istiyoruz.
Bu sessizliğe razı değiliz.
Bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz.
Ve kim susarsa sussun,
biz susmayacağız.
#AHGankara
Mecliste 134 avukat milletvekili var, adalet bakanı da avukat kökenli. Bu taslağa, “Hakim/savcı ile ilişkilerde ölçüsüz davranmak” maddesini koyarken hiç utanmadınız mı? Bir kişi de çıkıp itiraz etmedi mi? Hakim savcıların mesleki disiplin mevzuatlarında “Avukatla ilişkilerde ölçüsüz davranmak” diye bir madde var mı? Eğer onların mevzuatında böyle bir madde yoksa avukatların mevzuatında neden var? Bu tarz detaylar, “Hakim/savcılar avukatların hiyerarşik üstü değildir.” söyleminin altını boşaltıyor. Mesleğin içindekilerin bakış açısı bu olursa sıradan vatandaş avukatları, hakim savcı olmayı başaramamış birer hukuk mezunu olarak görmeye devam edecek.
🟤Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarında değişiklik yapılmıştır.
Meslektaşlarımızın bilgisine sunulur.
İcra ve İflas Kanunu Bilim Komisyonu tarafından hazırlanan taslak, ne yazık ki Türkiye Barolar Birliği’nden ve barolardan herhangi bir temsilci davet edilmeden oluşturulmuş. Bizler de ancak kamuoyuna duyurulmasıyla birlikte bu taslaktan haberdar olduk.
Taslağı incelediğimizde, avukatların maddi haklarının aşındırıldığını ve borçlu-alacaklı hak dengesinin bozulabileceğine dair hükümler bulunduğunu tespit ediyoruz. Kanunu en çok uygulayan kişiler olarak savunma makamı ve meslek örgütlerinin bu süreçte dışarıda bırakılması, kabul edilemez bir durumdur. Hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olan savunma, bu çalışmada mutlaka söz sahibi olmalıydı.
Türkiye Barolar Birliği, bu eksikliğin giderilmesi için barolardan temsilcilerle bir komisyon oluşturacak ve hazırlanacak görüşleri Adalet Bakanlığı’na iletecek.
Biz de Tekirdağ Barosu olarak meslektaşlarımızı sürece dahil ederek katkımızı sunacağız. #TekirdağBarosu
Konuşmayı canlı yayında dinledim maalesef bundan daha kötü
"İstifa etsin gitsin bi köşede avukatlık yapsın ya da limon satsın" dedi.
Nah geliriz bundan sonra sandık nöbetine eczacı bozuntusu seni.