🔴 #Beyinsisi#Hafiza#yorgunluk#Halsizlik
🔶️ SORU:
📍Boşlukta gibiyim...
📍Bastığım yer yok gibi..
📍olduğum hiç bir yerde yokmuşum, olmadığım her yerde varmış gibiyim
📍Odaklanamıyorum, hafızam gitti
📍Kelimeleri unutuyorum, karşımdakini dinliyor gibi yapıyor,anlamıyorum, hep yorgun,hep halsizim...
📍Okuduğum kitaptan aklımda tek cümle kalmıyor....
📍Kısacası; nereye bakarsam bakayım, kendimi bulamıyorum...
NEDEN ?
🔶️Tarifi karışık ama hastanin tarif edemediği şikayetlerin kelimere dökülmüş hali aslinda bunlar...
🔴BEYİN SİSİ.....
💧Bütün bunlarin modern tıpta ki karşılığı beyin sisi....Tabi bu tabir bile son yillara ait..
💧Şimdi bu beyin sisi nedir, nasıl oluşur, ne yapmak nasıl tedavi etmek gerekir detayli şekilde yazayım...
🩸Bu sorun aslında hep vardı, ama Covid19 sonrasi hastalarda beynim puslu gibi, sis var gibi sikayetleri ile gündeme geldi
🩸Beynimiz öyle bir yapıda ki kan beyin bariyeri denilen bir bariyer var ve nöronların olduğu bölüme buradan çoğu şey geçemez
🩸Bu geçemeyenler arasinda bir çok bağışıklık hucresi /antikor da var... NEDEN?
🩸Çünkü bağışıklık hucreleri girdiği yerde inflamasyon olusturur...Parmağınıza diken batınca da bağışıklık hucresi gelir,orada inflamasyon oluşur ama beyin öyle bir yer degil...Cok hassas...
🩸Şimdi öyle bir sey olmalı ki, kan beyin bariyerini antikorlar dahil geçmeli ve icerde inflamasyon/hasar oluşturmalı, oksijen yetersiz gelmeli..
🟢TOKSINLER, METALLER, SERBEST RADİKALLER (oksidasyon), BAKTERI ve VİRUS PARÇALARI....YETERSIZ OKSİJEN
1️⃣⭐️Toksinler ve Ağır metaller
💧Genelde antibiyotik kullanımı sonrası sikayetlerden birisi, hastalik gecti ama halâ kafami toplayamiyorum
💧Antibiyotikler sadece zararlı bakterileri degil, ayni zamanda yararlı bakterilerinde çoğunu öldürür. Aynı zamanda bagirsak gecirgenligi artar ve kana geçmemesi gerekenler geçer...
💧Bunlar Zararlı besin atıkları/toksinler, ağır metaller, ölen Bakterilerin parçaları ...
💧Bağışıklık sistemimiz kana geçen bu yabancilara karşı ANTIKOR URETİR...
💧Antikorlar bu yabancilara saldırıp yok ederken inflamasyona neden olur, saglam hucre/dokulara zarar verir...Ya bu beyinde olursa?,
⛔️İşte bu yabanci maddelerin bazıları kan beyin bariyerinide geçer ve antikorlar icerde oluşur...
🩸Ve antikorlar nöronlarda, miyelinde hasara neden olur...
2️⃣⭐️ OKSIDASYON (oksidatif stres)
💧Beslendik, glikoza kadar besini parcaladik, bagirsaktan kana geçti ve glikoz Mitokondriye geldi
💧Bundan enerji elde edecez, glikozuda reaksiyona soktuk Hidrojen iyonunu NAD ile taşıdık ve o anda NEFES ALDIK....
💧Oksijen mitokondriye geldi ve glikozu yakıp enerji elde ettik....ÇIKAN ÇÖPLER VAR...
💧Serbest oksijen radikalleri var....Bunlarin elektronu eksik ve kanda serseri mayin gibi dolanıyor, bir hucre bulup elektron çalacak
⛔️Bu serbest radikaller kan beyin bariyerini geçer ve noronlardan, noronlarin tamirinden sorumlu glialardan elektron çalar, oksitler...
💧Elektronu çalınan hücre otofajiye ugrar,yani ÖLÜR....Bunlar karaciger hucresi degil ki yenilensin, bunlar nöron..Öldü mü bitti....
📍📍Eğer bu nöronların ölümü surekli ve hızlı olursa ALZHEİMER....
📍📍Nöronların aksonlarinı kaplayan miyelinler zarar görürse MULTİPLE SKLEROZ (MS)
📍📍Bir norotransmitter olan DOPAMİN seviyesini düşürecek noktada nöronların hasarında ise PARKİNSON
Kapımızı çalan hastalıklardır....
💧Beyin sisinde ise nöronlar arası iletişim, norotransmitterlerin akışı bozuluyor...
💧Bir nevi elektirik devresinde toksinler,agir metal, bakteri/virus parçaları ve oksidasyonu sebepli aksaklik var....Cümle kurarken kelimeri bulamama,algilama sorunu, okuduğu kitabi anlamama dümdüz okuma, odaklanama ma, bosluktaymis hissi olusur...
3️⃣⭐️OKSİJEN
🩸Mitokondri harici oksijenin en çok ihtiyaç duyuldugu organ beyin...
🩸Beyine yetersiz oksijen gitmesine HIPOKSI, hiç gitmemesi ANOKSİ olarak adlandırılır...
🩸Beyin sisinde hipoksoye yakın bir durum var, oksijen yeterli derecede gitmiyor...
👇DEVAMI ALT TWİTTE 👇
Umarım okursunuz...
Okuduktan sonrada paylaşacağınıza inanıyorum.
Merak etmeyiniz yazı sizi yemeyecek
Siz okuyunca kendi kendinizi yiyeceksiniz
Ülkemiz Ortadoğulu bir zihniyet tarafından, Ortadoğulu bir üslupla yönetiliyor ve görünen o ki yakında tamamen Ortadoğu’ya dönüşeceğiz.
Ortadoğululuk nedir bilir misiniz...?!
-Ölümü yüceltip güzel yaşamayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Dini yüceltip bilime kayıtsız kalmak Ortadoğululuktur.
-Lideri yüceltip, iyi sistem kurmayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-İmanı yüceltip aklı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Duyguları yüceltip mantığı küçümsemek Ortadoğululuktur.
-Müteahhitti yüceltip, mühendisi aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Üniversiteleriyle değil, camileriyle gurur duymak Ortadoğululuktur.
-“Alnı secde görüyor” diye, zorba ve hırsız politikacılara oy vermek Ortadoğululuktur.
-İmamları yüceltip, filozofları aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Ev kadınlığını yüceltip, kariyer yapan kadını aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Kendi çocuklarını Amerika’da okutup, halk çocuklarını imam hatiplere zorlamak Ortadoğululuktur.
-Sözü yüksek olanı değil, sesi yüksek olanı iyi lider sanmak Ortadoğululuktur.
-Kurumsal çözümler üretmek yerine, karizmatik lidere tapmak Ortadoğululuktur.
-Hatasından öğrenmek yerine, onunla duygusal bağ kurup hayatını bataklığa çevirmek Ortadoğululuktur.
-Standart sahibi olmak yerine, düştükçe “beterin beteri var” diye kendini avutmak Ortadoğululuktur.
-Başına gelene katkısını görmek yerine, hep dış güçleri suçlamak Ortadoğululuk.
-Şeytan taşlamaktan ibadet etmeye zaman bulamamak Ortadoğululuktur. -Kendi hayatında hiçbir başarısı yokken, sürekli atalarıyla övünmek Ortadoğululuktur.
-Sıkılmış bir yumruğun, açık bir elden daha güçlü olduğuna inanmak Ortadoğululuktur.
Yukarıdaki maddelerin birçoğunun dinle ilgili olduğunu görüyorsunuz, neden...?!
Çünkü ortalama bir Ortadoğulunun beyninin yüzde 75'i dinle kaplıdır. Bu yüzden diğer şeylere çok az yer kalır.
Onun zihniyetiyle ilgili söylediğiniz her şeyi, dinine saldırı sayar.
Dinle ilgili olmayan pek fikri olmadığı için, dinini ilgilendirmeyen hiçbir eleştiri yapma şansınız da yoktur!
Üstünüzü ıslatmadan, elinizle balık yakalamanın imkansızlığı gibi bir şey.
İronik bir şekilde, Ortadoğulular ülkelerinin sıkıcılığından kaçıp, nefes almak için turist olarak Türkiyeye geliyor.Türkiyenin yöneticileri ise gittikçe ülkemizi Ortadoğululaştırıyor.
Birkaç yıldır, yılın yarısını yurt dışında geçiriyorum.
Yurt dışında, gittiğim en iyi restoranların en iyi yerlerinde hep Arap şeyhlerinin çocukları, yanlarında Rus sevgilileriyle oturduğunu görüyorum.
Kendi ülkelerini modernleştirmek yerine, modern ülkelerde hayatlarını yaşıyor, kendi halklarına da din pazarlıyorlar.
Gidip, bu adamların ülkesinde, “bu adamlar size din merkezli yaşamayı övüyor ama kendileri son derece dünyevi yaşıyor” desem, beni o diktatörlerin polislerinden önce, o yoksul insanlar linç eder.
Celladına aşık zihniyetteki insanlar için ne yapılabilir ki...?!
Bu açıklamayı kimseyi ikna etmek için yazmadım.
Mantığa inanmayan insanların mantıklı argümanlarla değiştirilemeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim.
Bu hayatta, bazıları akılla öğreniyor, bazıları acıyla.
Maalesef bu coğrafya, acıyla öğrenenlerin coğrafyası.
Benimki, sadece geleceğe dönük bir “ben dememiş miydim” notu.
Bu topraklarda, her şeyin bir gün anlaşıldığını ama hep geç anlaşıldığını biliyorum.
Hepsi bir gün neyin ne olduğunu anlarlar, ama hep geç anlarlar!
Azgelişmişlerin kaderi iki kelimede saklıdır:
İdrak gecikmesi!
Matbaanın 300 yıl geç geldiği bir topluma, mantık da olması gerekenden 30 yıl sonra geliyor.
Neyin en mantıklı çözüm olduğuna karar vermeden önce 30 yıl kavga ediliyor!
"Coğrafya kaderdir" der, Ibni Haldun, bizim kaderimiz de idrak gecikmesi!
Mümin Sekman Sosyolog
Ecevit deprem bölgesine 17 Ağustos günü köşkten kalkan Sikorsky tipi helikopterle geldi. Adapazarı'ndan sonra Yalova ve Gölcük'e de gitti. Hatta Gölcük'ten İstanbul'a dönerken hafif yaralı 3 depremzedeyi de helikopterine aldı. Basın müşaviri Cem Avcı'ya sorsanız keşke, yanındaydı
#BirGünPazar
“Kapitalizm eceliyle ölmeyecek”
Ulaş Bager Aldemir, Brezilyalı ve Fransız Marksist Düşünür Michael Löwy ile konuştu
https://t.co/nC60rUhfTd