Şimdi sizlere dünyanın en muhteşem iletişimini anlatacağım.
Suffa ehlinden bir fakir, elinde bir kâse dolusu üzümle Resulullah’a gelir ve hediye eder. Resulullah hediyeyi kabul eder ve üzümden yemeye başlar. Bir tane yer ve tebessüm eder. İkincisini yer ve yine tebessüm eder. Öyle ki hediyeyi getiren adam sevincinden uçacak duruma gelir. Sahabeler de dikkatlice Peygamberimizi izlemeye koyulurlar fakat o üzümleri yedikçe sahabelerin şaşkınlıkları artar.
“Peygamberimize ne hediye edilse ashabıyla paylaşırdı, fakat bu sefer paylaşmadı.��� diye düşünürlerken Peygamberimiz her üzüm yiyişinde tebessüm etmeye devam eder. Nihayet kâsedeki üzümler biter. Sahabeler birbirlerine soru dolu gözlerle bakarken üzüm getiren adamın sevinçten içi içine sığmaz.
Adam çıkıp gittikten sonra sahabeden biri sorar: “Ya Resulullah, neden bizi de yediğinize ortak etmediniz?”
Resulullah tebessüm ederek şöyle buyurur: “Adam getirdiği bir kâse üzümden dolayı ne kadar mutluydu. Bir tane alıp yediğimde baktım ki üzüm ekşiydi. Sizi yediğime ortak ettiğimde, gayri ihtiyari yediğiniz üzüm ekşi olduğu için yüzünüzü ekşitip o adamın sevincini bozmanızdan, mutluluğunu yarıda bırakmanızdan endişe ettim. O yüzden size vermedim.”
Bu hadise, iletişimin sadece sözle değil, incelikle, empatiyle ve kalp gözeterek kurulduğunu gösterir. “Acaba eşimin, arkadaşlarımın, ailemin, sevdiklerimin huzuruna engel olur muyum?” diye düşünerek böyle bir yaşam tarzını hayatımızın rehberi yapsak, sizce bir tane bile iletişim kazası yaşar mıyız?
Kesinlikle hayır.
Peki birbirimizle huzur ve mutluluğu paylaşmak için geldiğimiz şu dünya hayatını neden birbirimize zehir ediyoruz? Çünkü iletişimi yanlış anlıyoruz. İletişim “Beni duyuyor musun?” demek değildir. İletişim, “Seni duyuyorum, seni anlıyorum, senin gibi hissediyorum.” diyebilmektir.
O halde neden yapmıyoruz?
Belki acele ediyoruz, belki haklı çıkmayı anlamaktan üstün görüyoruz, belki de karşımızdakinin kalbini kendi nefsimizden daha az önemsiyoruz. Oysa küçük bir yüz ifadesi, düşünülmeden söylenen bir söz, bastırılamayan bir tepki bir gönlü incitebilir. Aynı şekilde küçük bir tebessüm, bilinçli bir susuş, anlayışla atılmış bir adım bir kalbi onarabilir.
İnşallah yönümüzü bu istikamete çevirir ve hayatı tüm getirdikleriyle birlikte güzel yaşamak için en doğru iletişimle başlarız. Çünkü gerçek iletişim, kalbi kırmadan hakikati taş��yabilmektir.
Zekeriya EFİLOĞLU
Eğitimci-Yazar
@haluklevent Böyle bir ayrıştırmayı, saçma sapan bir kutuplaştırmayı senden beklemezdim dedim ama kaç yerde kaç mecrada gördüm utandım senin adına.. Demek ki doğru değilmiş sevindim...
Sosyal hizmet işçileri adına TÜHİS ile yürüttüğümüz TİS müzakerelerinde anlaşma sağlanması üzerine alınan grev uygulama kararımız kaldırılmıştır.
@deryayanikashb@vedatbilgn
Aldığımız grev kararımız ardından yaptığımız çalışmalara katkı ve destek veren teşkilat ve üyelerimiz ile sağduyulu yaklaşımlarından ASHB Bakanı Sn @deryayanikashb, ÇSGB Bakanı Sn @vedatbilgn
TÜHİS G.Sekreteri Adnan Çiçek’e teşekkür ediyor,hayırlı olmasını diliyorum