Sonra yavaş yavaş mantığım değişti. Hattâ dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. Vâkıa bunlar bir günde olmadı. Hattâ çok güçlükle ve adım adım oldu. Hattâ çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Bir düş gezintisi benim yaşamım,
Sevdiğim herkese pamuk ipliğiyle bağlıyım,
Bir dünyaki burası hep yaralandığım,
Ah benim hep içine kapanan yalnızlığım,
Ah benim yalnızlığım.
Dünyaya karşı duyduğum o aşılmaz yabancılık beni kelimelere itti. Konuşarak anlatamadığım ne varsa, kağıdın sessizliğinde bağırmaya başladım. Benim için şiir, bu dünyaya katlanabilmek için icat edilmiş bir dildir.
Nilgün Marmara
Hayatı tamamen sessize alıp sadece kitaba odaklanmışken; satırların muhtevasında gözlerin flulaşması ve bakışların uzaklara dalması... Sadece gurmeleri bilir tadını...☺️
Allah’ın sevgili kulu olduğumu, ben kimseye bir şey yapmadan, kuyumu kazanların kazdıkları kuyuya düşüşünü görmemle, üzüldüğüm en ufak bir olayda benzer şekilde o kişiye ve kişilere yaşatması ile anlıyorum. Allah’ım seni çok seviyorum. 🤍
İnsan, bir yaştan sonra istediği gibi gerçekleştiremediği kendinin de yasını tutuyor, ister istemez. İçinde yarım kalmış ihtimallerin, hiç yaşanmamış hayatların ve cesaret edemediği yolların sessiz matemini taşıyor...
Psikolojide bunun gerçekliği ne bilmiyorum ama ben sevdiğim insanların ölümünü kabullenemiyorum, nasılsa mezarını görmedim, nasılsa cenazesine katılamadım. Sanki hâlâ evinde ve yaşıyor, kendimi buna ikna etmeye çalışmışım hep.
Üniversiteden çok yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim, depremde vefat eden arkadaşlarım gibi, onun da ölmüş olduğuna inanamadım. Bu fikre inanmak istemiştim daha doğrusu ama rüyamda evime gelip neşeli neşeli bana aileme söyle ben çok mutluyum, boşuna ağlamasınlar diyene kadar…
Üniversiteden çok yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim, depremde vefat eden arkadaşlarım gibi, onun da ölmüş olduğuna inanamadım. Bu fikre inanmak istemiştim daha doğrusu ama rüyamda evime gelip neşeli neşeli bana aileme söyle ben çok mutluyum, boşuna ağlamasınlar diyene kadar…
Her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. Bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.
Şule Gürbüz