çocuk yoksulluğunu @IsciSozu gazetesine yazdım.
okul terkini önlemeyi, çocuğun üstün yararını ve haysiyetini, çocukların ruhsal ve fiziksel esenliğini odağa alan kapsamlı bir çocuk politikası hazırlanmalıdır.
#ÇocukHakları#ÇocukPolitikası
Adil yargılanma hakkımın ihlaline ilişkin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından geçen haftadan bu yana yaşanan gelişmeleri içinde bulunduğum şartların elverdiği ölçüde avukatlarımla takip etmekteyim.
Anayasa Mahkemesi, kararın uygulanması gereğini anlatan aşağıda paylaştığım üst yazıyı İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.
Yeniden yargılanmamın önünün açılmasını ve masumiyetimi mahkeme huzurunda kanıtlama hakkıma kavuşmayı bekliyorum.
Bu süreçte adalet ve hak arayışıma ortak olan, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
Basına ve kamuoyuna,
12 Eylül Cumartesi gecesi başta Ankara ve İstanbul olmak üzere pek çok kentte koordineli bir biçimde başlatılan operasyonların bir parçası olarak sunulan LGBTİ+ örgütlerine yönelik aramaları ve
@BalatLeydisi çocuklara seslenen ve çocukların kahraman olduğu kitaplara ayrıca ve çok bayılırım. paylaşımınıza teşekkür ederim 🪻 bilmediğim bir kitaptı, bir an önce okuma hevesiyle doldum.
Silivri’den herkese merhaba,
Öncelikle paylaştığım videoyu yeniden izlemenizi ricaediyorum.
Videoda, 13 Haziran 2013 tarihinde Ankara’da, dönemin Başbakanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle katıldığım heyetin, hükümet yetkilileriyle yaptığı 3.5 saatlik toplantı sonrasında, Başbakanlık konutunun merdivenlerinde yaptığım konuşmam yer alıyor.
O halimi düşünüyorum. TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı gencecik bir Tayfun. Hükümet davetiyle görev bilmiş kendine orada olmayı ve bu açıklamayı yapmayı.
Bu açıklamanın üzerinden kocaman bir 9 yıl geçti ve bir andasuçlu ilan edildik. Aklımızın hala almadığı bir karar.
Bugün, haksız yere tutukluluğumuzun 1000. gününü geride bıraktık.
1000 günlük anormallik yaşıyoruz.
1000 gündür demir parmaklıklar arkasındayız.
1000 gündür sevdiklerimize hasretiz.
1000 gün hayatımızdan geçti, gitti.
1000 gün dile kolay…
1’den 1000’e kadar saymaya başlasa insan usanır, bir yerde saymayı bırakır.
Oysa ben hiç bırakmadım, eşim Meriç bırakmadı, kızım Vera bırakmadı. Annem ve babam bırakmadı. Meslektaşlarım bırakmadı. Öğrencilerim bırakmadı.
Hayatı bir yerde durdurma isteği geliyor, yalan değil. Çünkü anılar hep dışarıda. O anların fototğrafıyla avunuluyor burada ancak.
1000 gündür bir bu anılara yenileri eklenir mi diye düşünüyorum.
Videodaki gencecik Tayfun bir daha düşüyor hatrıma.
Defalarca şiddetsiz ve demokratik tepki gösterilmesini, yasalara saygıyı hatırlatan ben değil miydim? Bütün TV kanalları bunlarıyayınlamadı mı?
Şimdi neden hiç parçası olmadığım ve karşı çıktığım şiddet eylemlerinin faili sayılıyorum?
Bu soruyu 1000 gündür soruyoruz.
Mahkemede de sorduk. Tanıkları dinleyin dedik. Bütün ulusal kanallara çıkan görüntüleri verdik. Bakın bu masumiyetin kanıtıdedik. Kabul etmediler. Peşin hükümle, siyasi inatla verilen 18 yıllık bir ceza ile tüm hayatımız altüst edildi. Yine de sormaya devam ettik. 1000 günde en az 1000 kere sorduk.
Sorsak, belki Silivri’nin soğuk duvarı bile dile gelir konuşurdu, bir cevap verirdi. Olayın birebir tanıkları ise susuyor. Hapishane duvarından bile daha soğuk olmak mümkün mü? Mümkünmüş.
Çok basit, çok temel bir sorular soruyoruz: Benim suçum ne? Bu suçun kanıtı ne? Bu cezanın gerekçesi ne? Haykırıyoruz. Ailem haykırıyor, ufacık kızım Vera haykırıyor, aynı soruları, çevirip çevirip soruyoruz. Cevap yok.
Adalet hepimiz için ne önemli bir kelime. Değil 1000 gün bir ömür geçse de bugün olduğu gibi gür haykıracağız: Adalet, hemen şimdi.
Biliyorum sıkılıyor canınız. Biliyorum adaletin geciktiği her gün bir kâğıt kesiği gibi acıtıyor canımızı.
Ama vazgeçmiyoruz umut etmekten. Ne olur hiç vazgeçmeyelim umuda tutunmaktan.
Dostlarım, haksız tutsaklığımızın 1000. gününde özgür ve güzel günlerimizin yakın olduğu umudu ile hepinizi Silivri’den hasretle selamlıyorum.
Sevgilerimle;
Tayfun Kahraman / Silivri K. C. İ. K. A/42
Mutlu haftasonları. New York Times'ta da bahsi geçen "Depremler İstanbul'a ilerliyor" konulu bilimsel makaleyi tek tek okuyup anlaşılır bir dille mevzuyu ayrıntılı haberleştirmeye çalıştık bu sabah. Araştırmaya göre gerçekten de tablo korkutucu. Bulguları özetliyorum:
🚩 İlk bulgu: Depremler bir zincirleme reaksiyon gibi batıdan doğuya doğru kayıyor.
Araştırmacılara göre 2011-2012 tarihlerinde Marmara'nın batı ve orta kesimlerinde hareketlilik başladı. Eylül 2019'da 5.8 büyüklüğündeki Silivri depremi meydana geldi. Nisan 2025'teki 6.2 büyüklüğündeki son deprem ise 2019 depreminin hemen doğusunda, İstanbul'a daha yakın bir noktada gerçekleşti.
Bilim insanlarına göre bu tablo, fayın "sürüklenen" (hareketli) batı kısımlarının, İstanbul'un hemen güneyindeki "kilitli" (hareketsiz ve enerji biriktiren) doğu kısımlarını ittiğini ve yüklediğini gösteriyor.
🚩 Bulgu 2: Fay hattı rahatlamadı, aksine gerildi.
Genellikle bir depremden sonra artçı sarsıntılarla birlikte fay üzerindeki gerilimin azalması, yani rahatlaması beklenir. Ancak yapılan analizler Marmara için durumun böyle olmadığını gösteriyor.
Analizlere göre 2019'daki 5,8'lik depremden sonra fay hattındaki stres seviyesi (bilimsel adıyla b-değeri) zamanla normale dönmüştü. Ancak 2025'teki 6,2'lik depremden sonra fay hattında beklenen rahatlama görülmedi.
Analizler, o bölgedeki kayma geriliminin (shear stress) hâlâ çok yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, fayın yeni ve daha büyük bir kırılmaya hazır olabileceğine işaret ediyor.
🚩 Bulgu 3: Beklenenden şiddetli sarsılabilir.
Depremin kırılma yönü, sarsıntının hangi bölgede daha şiddetli hissedileceğini doğrudan etkiliyor. Ölçümler, yer hareketinin ve ivmenin İzmit Körfezi ve Armutlu Yarımadası yönünde daha güçlü olduğunu gösterdi.
Bilim insanlarına göre, eğer gelecekte daha büyük bir deprem batıdan doğuya doğru kırılırsa, bu durum İstanbul’daki sarsıntıyı artırabilir.
🚩 Bulgu 3: Avcılar açıklarındaki "sismik boşluk"
Nisan 2025 depreminin bittiği yer ile İstanbul Adalar fayı arasında, Avcılar açıklarında yaklaşık 15-20 kilometrelik "sessiz" bir bölüm (sismik boşluk) kaldı. Bu küçük bölüm, bir sonraki 6.0 ve üzeri büyüklükteki depremin adayı olabilir.
Daha da önemlisi, bu bölümün kırılması veya buradaki stresin transferi, hemen doğusundaki Prens Adaları (Adalar) segmentini tetikleyebilir. Adalar segmenti tamamen kilitli durumda ve çok büyük bir enerji biriktirmiş halde bekliyor.
🚩 Bulgu 4: Avrupa’nın en yüksek deprem riski Marmara’da.
Nisan 2025 depremi, 1766'dan beri biriken enerjinin sadece çok küçük bir kısmını (yaklaşık 20 santimetrelik bir hareketi) serbest bıraktı. Oysa birikmiş olan açık yaklaşık 6 metre.
Araştırmacılar, deniz tabanına yerleştirilecek yeni sensörlerle fayın saniye saniye izlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
“Suça sürüklenen çocuklar” düzenlemesi baroların, STK’ların, kadın örgütlerinin çabalarıyla 11. Yargı Paketi’nden çıkarıldı.
Özgür Başpınar Aktükün ile Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesi üzerine başlayan tartışmalara ve çocuk politikalarına yakın plan…
https://t.co/UclaQMUPs5
🚨 SON DAKİKA 🚨
🔴 #EŞİK'in, baroların çocuk hakları merkezlerinin, çocuk örgütlerinin ve ceza hukukçularının uyarıcı çalışmaları sonuç verdi.
🔴 11. Yargı Paketi içerisinde yer alan çocuk yaşını tartışmaya açan; ancak çocuk hakları bakımından bütüncül bir bakış ve stratejiden uzak, ceza adalet sistemini alt üst eden, buna karşılık çocukları suçtan korumak için de etkisiz kalan düzenleme önerileri taslaktan çıkarıldı.
🔴 Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulması ve komisyonun çocukların eğitimden sağlığa tüm sorunlarını ele alacak bir çalışma yürütmesi planlanıyor.
▶️ #EŞİK olarak, konu hakkındaki mevcut bilgi notlarımızı iletmek ve yeni bilgi notları hazırlamak dahil, komisyonun çalışmalarına her türlü katkıyı sunacağız.
🔴 Öte yandan çocuklara değil çocukları kullanan çetelere verilen ceza artırılacak.
🔴 Çocukların başta yaşam hakları olmak üzere tüm temel haklarının hayata geçirilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bugün sabah Silivri'de Tayfun ile görüştük, karardan habersiz, umutla birbirimize sarıldık.
Şu an gerçekten çok üzgünüm.
Vera'yı okuldan alacağım ve ona ne diyeceğimi bilmiyorum...
Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığında ne yapılır bilmiyorum.
Biz kimseye zarar vermedik, biz hayatımız boyunca kimseye kötülük etmedik, şimdi bize bunları neden yaşatıyorlar anlamıyorum.
Hayatım boyunca hayal dahi edemeyeceğim bir zulmün hedefi olmanın ağırlığını kelimeye dökemiyorum.
Umutlu olmak istiyorum, zorlanıyorum.
Göz göre göre, masum olduğumuz halde ailemize çile çektirilirken ne denir, ne yapılır cidden bilmiyorum.
Kimsenin buna engel olamamasının çaresizliğini tarif edemiyorum.
Perişan haldeyiz.
24 Ekim 2025 tarihinde başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şube Sekreterimiz Nuri Cem Ceylan hakkında, çıkarıldığı mahkemece tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir.
#şehirplancılarınaözgürlük
2025 Ekim-2026 Haziran döneminde, İstanbul Fatih’teki derneğimizde çocuklar, gençler ve kadınlarla yürüteceğimiz atölyeler için bizleri destekleyecek gönüllüleri arıyoruz.
⚡ Son başvuru tarihi: 15 Eylül 2025 23:59
🚀 Detaylı bilgi ve başvuru için: https://t.co/ospjLH2bXU
🌈 15. yılımızda yeni logomuzla merhaba!
Farklılıkların yan yana gelişinden doğan bu logo, birlikte üretmenin ve eşit bir gelecek kurma hayalimizin sembolü.
🔗 Detayları okumak için: https://t.co/ReXJByad3P
#SulukuleGönüllüleri#YeniLogo#Dayanışma#Birliktelik
2017 yılından bir #MSGSÜ Bilimsel Araştırma Projemiz @Mimarist#Beykoz özel sayısı editörlerinin daveti ile makale olarak yayımlandı. Beykoz’a başka bir yöntemle bakmak Beykoz’u bir fail olarak okumak için buyurunuz:
https://t.co/1oN5hskHLz @mhakankocak
“Çocukların hayatı, daha doğmadan önce eşitsizliklerle şekillenmeye başlasa ne olur?” #ManşetYoksulluk
Tuğçe Togo’nun hazırladığı bu infografikte, çocukların farklı yaş dönemlerinde karşılaştıkları yoksulluk engellerini görebilirsiniz. @yoksulluk_ag
https://t.co/JOAYwDEWcw