Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
EGEMENLİK, KAYITSIZ VE ŞARTSIZ MİLLETİNDİR!
Ellerinde bulunan siyasi, askeri, idari, legal ve illegal örgütleri ile Yüce Türk Milleti'ni sindirebileceğini zannederek her taraftan saldıranlar bilsin ki; BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR!
Lütfen şu videoyu izleyin.
Murat canlı yayında, Sarıgül hakkındaki haber hazırlığından bahsediyor.
Şimdi sanki Murat ile Sarıgül arasında işbirliği varmış gibi gözaltında!
İŞTE GAZETECİLİĞİN KANITLARI
Murat Ağırel bu kez de yapmadığı haber nedeniyle gözaltında. Nasıl mı?
Almanya’da Sarıgül ailesi tarafından dolandırıldığını iddia eden Sinan Çampınar, gazeteci Murat Ağırel’i “Ona verdiğim belgeleri Sarıgül ailesine ulaştırdı ve Sarıgül ailesi beni tehdit etti” diyerek şikayet etti. Oysa Murat Ağırel sadece her gazeteci gibi hakkındaki iddiaları muhatabına sordu. Bu gazetecinin görevi. Sormadan, cevabını dinlemeden, sadece suçlayarak mı haber yapacaktı? Gazeteci kendisine gelen iddiayı karşı tarafa sormaz mı?
Her şeyi kanıtlarıyla şöyle anlatalım…
Murat, Sinan Çampınar’ın iddiaları hakkında her zamanki gibi çok temkinliydi. Elbette bu kişilerin de kendisini manipüle etmek isteyebilecekleri ihtimalini düşünüyordu. Sinan Çampınar ile görüşmelerinin tamamını belgeledi.
Peki ne var o görüşmelerde?
“ÖNEMLİ OLAN DOĞRU BİLGİ VERMEK”
Murat şöyle diyor:
“Önemli olan zaten sadece kamuoyuna doğru bilgi verebilmek. Siz de bir iddiada bulundunuz. O belgeleri de araştırıyorum şimdi Sinan Bey. Onları da tutmaya çalışıyorum ama bu avukatlar aradıktan sonra onlara da söyledim. Ben şu anda çalışıyorum. Bununla ilgili sorularım olursa da size sorarım. ‘Bizim de çünkü sunacağımız belgeler var’ dedi. ‘Biz dolandırıldık’ dediler. ‘Tamam ben onu da incelerim’ dedim. Neticede ben ne sizin dediklerinizi ne onların dediklerinizi...”
“BELGELEYEMEZSEM HABER YAPMAM”
Murat, Onlar TV yayınında Yeni Partili bir milletvekili hakkındaki iddiayı araştırdığını da zaten söylemiş, Sarıgül’ü işaret etmişti.
Görüşmelerde Sinan Çampınar, Sarıgül’ün aleyhindeki dosyadan nasıl haberdar olduğunu sorguluyor.
Ağırel şöyle diyor: “Bütün milletvekilleri de arıyor muhtemelen o da kendini tahmin ediyordur zaten problem değil, onu da dinleyeceğim. Oradaki sizin sunduğunuz belgelerle zaten karşılaştıracağım. Sonrasındaysa bununla ilgili de dosyamı yapacağım. Yani birinin araması, birinin bu şekilde konuşması falan beni ne yolumdan çevirir ne vazgeçirir ne de bununla ilgili geri adım atmama sebebiyet verir. Çünkü bu bir skandal. Bu skandalın gerçek boyutu nedir onu öğrenmek gerekiyor. Kamuoyunun bunu bilme hakkı var. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücünü kendi şahsi menfi çıkarları için kullanan ve siyasi angajmanını, siyasi pozisyonunu kendi amacıyla kullanan kişilerin Türkiye'de ne yazık ki çok fazla duyulur olması bir kamuoyunu ilgilendiren gerçek bir konudur bu. Dolayısıyla bu konu önemli. Ben önem vermiyor gibi görünüyor olabilirim ama benim mizacım da bu. Ben araştırırım, sorarım, soruştururum, en doğrusunu bulurum, en doğrusunu anlatırım. Belgeleyemediğim hiçbir şeyi de haber yapmam zaten. Onun için bu kadar sıkı eliyorum.’
“İNSANLARIN CEVAP HAKKI VAR”
Murat, kayıtlarda Sinan Çampınar’ın Sarıgüller ile ilgili iddialarına şöyle yanıt veriyor:
“İnsanların cevap hakkı mutlaka var Sinan Bey. Ben gazeteciyim ve kimsenin tarafı da değilim. Neticede de buradaki asıl mesele maddi gerçeğin ortaya çıkarılması.’
Murat Ağırel’in avukatı anlattıklarımıza dair tüm belgeleri savcılığa teslim edecek. Bu belgeler Murat Ağırel’in haber peşinde olduğunu, iddiaları gazetecilik kuralları gereği taraflara sorduğunu ortaya açık şekilde koyuyor.
Murat Ağırel, Sinan Çampınar’ın gönderdiği belgelerden emin olmadığı için haberi bekletiyordu. Ayrıca haber yapmak istememesi, yapmaması ya da yapmayı tercih etmemesi de kanunen suç değil. Buna yargı karışamaz. Elbette birilerinin intikam hırsı için yargı aracı kılınmıyorsa…
İMAMOĞLU’NDAN SAZLIDERE BARAJI TEPKİSİ: “KİME SORDUN? HİÇ KİMSEYE!”
Savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, mahkeme salonunun ekranına yansıtılan belge üzerinden Sazlıdere Barajı’nın içme suyu statüsünün değiştirildiğini belirterek karara tepki gösterdi. İmamoğlu, değişikliğin tek bir imzayla yapıldığını ve kararın İBB’den dört ay boyunca gizlendiğini öne sürdü.
İmamoğlu’nun konuşması:
“Bu İstanbul'daki Sazlıdere Barajı'nın kanunsuz bir biçimde fonksiyon değişikliği yapılarak tek bir imzayla… Bakın, bir de bu imzayı dört ay İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden gizlediler.
Bu, imzalandığı tarihten aylar sonra, biz tutuklanıp tutuklandıktan sonra Sazlıdere'de Kanal İstanbul ile ilgili konut projelerine başlandığında öğrendik ki böyle bir izin var.
Neyin izni bu? Sazlıdere Barajı'nın içme suyu statüsünden çıkartıyorum imzası. Bir Cumhurbaşkanı imzası. Diyor ki artık burası içme suyu kaynağı değildir.
Kime sordun? Hiç kimseye. Raporun var mı? Yok.
Peki sahibi kim? İSKİ. Devlet Su İşleri. Şu anda buraya böyle bir statü değişikliği kararı almıyor.
Biliyor musunuz, biz 30 yıllığına İSKİ'ye verilen Sazlıdere Barajı'nın her yıl borcunu ödüyoruz. Yani devletin akışını, hani diyoruz ya ‘Aksa yukarı aksa…’ Tam öyle bir şey işte. Ordunun dereleri aksa yukarı aksa gitmiş yani.”
Ülkede demokrasi için, parti içinde de demokrasi...
Ülkede tek adamlığa hayır demek için, parti içinde de tek adamlığa hayır...
Yeni Parti milletvekillerinin çoğunluğunun karşı çıktığı ÇERÇEVE YASA'ya Özgür Özel evet dese de, çoğunluğun sesine kulak verilmeli,
AYM'ye başvuru yapılmalı...
@tivi6medya #ÇerçeveYasa #TerörsüzTürkiye
Murat’ın mesajı👇🏻
“Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak
ilk defa nasip oldu.
Hamdolsun!”
Türkiye ilk kez yeni kuşağın bir önceki kuşaktan daha yoksul olduğu bir dönemi yaşıyor.
Sebebi AKPli yeni kuşağın bir önceki kuşaklarına göre binlerce kat zenginleşmesi.
‼️FATMA BETÜL KALK BÜYÜĞÜN GELDİ‼️
🟠Kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma operasyonunda gizli kasalardan 7 milyon dolar ve 400 bin euro servet çıktı.
🟠Yıllarca AKP İstanbul İl Teşkilatı'nda çalıştıktan sonra 2024 yılına kadar AKP döneminde Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Yusuf Ulutaş, Esenyurt Belediyesi'ne kayyum atanınca, Belediye Başkan Yardımcısı görevine getirilmişti.
📌7 Ekim'de yapılan Esenyurt Belediyesi’ndeki rüşvet ve ihaleye fesat soruşturmasına yönelik ilk operasyonda, Ulutaş’ın evinde yapılan aramada 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro ve 2 milyon 580 bin lira ele geçirildi. Aramada ayrıca çok sayıda ziynet eşyası, iki Rolex saat ve biri ruhsatsız üç silah bulundu.
📌Etkin pişmanlık ifadesiyle soruşturmada yeni bir adrese operasyon düzenlendi.
15 Ekim'de Küçükçekmece’deki boş bir dairede iki çelik kasa bulundu. Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu’nun ifadesinde, Ulutaş’ın talimatıyla başka biri adına ev kiraladığı ve daireye iki kasa yerleştirdiği yönünde beyanda bulunduğu aktarıldı.
Polis ekipleri kasaları açmak için çalışma yürütürken Ulutaş’ın annesi ve kuzeni olduğu belirtilen iki kişi, ellerinde boş valizler ve dairenin anahtarıyla adrese geldi. İki kişi gözaltına alındı.
Kasaların içinden çıkan paranın toplamının 7 milyon dolar ve 400 bin avro olduğu bildirildi. Paraların Ulutaş’a ait olduğu ve rüşvet gelirlerinden oluştuğu iddiaları soruşturma kapsamında araştırılıyor.
VATANDAŞ NASIL YANILMASIN?
- Tera Holding Başkanı TÜRGEV'de misafir ediliyor,
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesine onur konuğu olarak kabul ediliyor,
- Anadolu Ajansı'nda 10 tane haber var,
- A Haber'de yüzlerce saat yayın var Tera Holding,
- Hedef Holding, Pusula Holding hakkında Sermaye Piyasası Kurulu hiçbir şikâyeti dikkate almıyor,
- Ramazan Başak diye bir ferdivahit bir kahraman Tera Holding ismini ağzına aldığı için iki kere gözaltına alınıyor,
- Bankacılık Düzenleme Kurulu Bu dolandırıcılara banka kurma izni veriyor,
- "Tera Holding" ifadesi geçen "tweet"ler olumsuzsa bir saatte yasak yiyor,
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Üst Kurul üyeleri, Cumhurbaşkanı danışmanları, Eski Başbakanlık Danışmanı, AK PARTİ'li siyasetçiler, çocukları, Hazine Bakan Yardımcısının damadı, BDDK üyesinin oğlu buralarda görev yapıyor.
Bu liste size normal geliyor mu?
MEHMET EMİN EKMEN
#DUH #FNT #HAT #HDA #HDK #HEH #HFI #HIM #HKJ #HKM #HKP #HYV #HPH #KSA #PUSULA #TERA #PNU #TP2 #TLY #THF #FSU #PSE #PRY #DOH #TLV #BİST100
#AytaçDikmenPBLKögren
#ReisHerFonANAPARA
#HerFonaZorlaClawBack
#PPFtamvehızlıödensin
Bölücülük yasasını Anayasa Mahkemesine götürecek en az 120 Milletvekili aranıyor.
TBMM, ABD’nin - Emperyalizmin ve İsrail’in - Siyonizmin yalnız ve güzel ülkemiz Türkiye’miz üzerindeki alçakça emellerine geçit vermemelidir.
İstanbul’da yapılaşmaya açılan askeri arazileri onlarca kez haber yaptık. 15 Temmuz’dan sonra “şehrin içindeki askeri araziler taşınacak ama bu alanlar yeşil alan olacak” demiştiniz sözünüzde durun dedik. Kimse umursamadı. Koca şehri betona gömdüler. Her inşaat rant demekti…
1997 yılında Ayazağa’da Cendere Deresinde meydana gelen selde, EVYAP’ın Sabun fabrikasında mahsur kalan 90 kişiyi kurtarmıştık. AKUT’un ilk dönem operasyonlarından biri ve ilk Sel operasyonumuzdu.
İtfaiye ve Sivil Savunma bölgeye botlarıyla gelmişlerdi. Fotoğrafta kullandığımız bot onların botuydu. Hemen botlarını sel suyuna indirdiler ancak sel suyunda su soğutmalı motorlar kullanılmaz çünkü sel suyu deniz gibi göl gibi temiz ve homojen bir yapıda değildir, içinde her yerden önüne katıp getirdiği her tür obje, dal, eşya, çamur, pislik vb vardır ve bunlar da su soğutmalı motorları tıkar.
Neticede iki ekip de motorları dakikalar içinde bozulunca hareket edemez hale gelmişlerdi.
Biz de dağcılıktan getirdiğimiz ip kullanma becerimiz ve problem çözme yeteneğimize güvenerek onlardan bir botu bir deneme için ödünç istedik. Yanımızdaki uzun statik ipin bir ucunu bulunduğumuz yere sabitleyip diğer ucunu botla ilerledikçe açarak yavaş yavaş fabrikanın içine doğru ilerlemeye başladık.
Benim gibi AKUT’un kurucularından olan Memet Tanrısever’le küreksiz bir şekilde metre metre botu ilerletmek için kullanabileceğimiz ağaç, duvar kenarı, parmaklık, direk gibi her sabit nesneyi kullanarak bir sonrakine ulaştık ve kısa sürede işçilerin mahsur kaldığı bölüme vardık.
İpimizi bu uçtan da sabitledikten sonrası çok hızlı ilerledi. Orada bulunan herkesin şaşkın bakışları altında 90 işçiyi grup grup kurduğumuz sabit hat yardımıyla botla taşıyarak ekip arkadaşlarımıza ulaştırdık.
1997’de bölgenin nasıl ciddi şekilde sel riskine açık olduğunu Allah’tan can kaybı olmadan bütün İstanbul öğrenmişti.
Buna rağmen 30 yıl sonra rant hırsı yüzünden aynı yerde bugün çok daha ağır maddi ve manevi kayıplar yaşamamıza, can kaybı vermemize ne demem gerekir bilemiyorum.
Skandala bakar mısınız!
Fuat Uğur’un, “savcılık bilgi notu” diyerek yayınladığı metnin altında “tutuklama sevk işlemi düşünülmektedir” yazıyor!
Adam daha gözaltında, gözaltında! İfadesi bile alınmadan karar verilmiş, rezalete bakın lütfen 👇🏼
İBB Kumpas davasında Ekrem Başkan’ın savunmasının son günü..
19 aydır yandaş medyanın atmadığı iftira kalmadı..
Parkelerin altındaki milyon dolarlardan başlayın, iş makineleriyle babasının yazlık evinin bahçesinin kazılmasına kadar yapılmadık iş bırakmadılar.
Vergilerimizle çalışan TRT stok görüntüleri kullanmaktan utanmadı, korumasının yayla evinde silahının mermilerini sakladığı kasada milyon dolar çıktı iftirasını paylaşmaktan arlanmadı..
Ancak böyle bir görüntü bulup servis edemediler, çünkü yoktu!
160 milyar TL yolsuzluk iftirasının 110 milyar lirasını dayandırmaya yeltendiğiniz hafriyat işinin sizinle olan bağlantısını Ekrem Başkan bugün tüm ayrıntısıyla açıkladı.
Kısacası, 19 ay sonra bir tarafta onuruyla direnenler, diğer tarafta da olmayan utancınızla sizler kaldınız..
Bu operasyonlar 30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt’a baskın ve kayyım atanmasıyla başlamıştı.
Şimdi kayyımın başkan yardımcısının rüşvet paralarını saklamak için özel ev kiraladığı, bu eve kasalar koyduğu, içini para ile doldurduğu ortaya çıktı.
Utanan var mı?
Görüyoruz ki yok!
Bu düzey aşıldığına göre, geriye tüm hırsızların, sahipleriyle birlikte mahkeme önüne çıkartılacağı zamanı organize etmek kalıyor.
Mücadelemizin bir kısmı da bu günü memlekete göstermek içindir..
YUNANISTAN’IN ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI UYGULAMALARI !
Yunanistan, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de FIR (Uçuş Malumat Bölgesi), deniz ve hava arama-kurtarma (SAR) ile NAVTEX (seyir duyurusu) sorumluluk sahalarını egemenlik ve deniz yetki alanı sınırları gibi göstermeye çalışmaktadır.
Oysa uluslararası hukuk uyarınca bu sahalar egemenlik alanları değil, uçuş ve seyir emniyetinin sağlanması, arama-kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonu ve insan hayatının korunması amacıyla belirlenen teknik hizmet ve sorumluluk alanlarıdır.
1944 Şikago ve 1979 Hamburg Sözleşmeleri ile ICAO ve IMO düzenlemeleri çerçevesinde, teknik hizmet sorumlulukları egemenlik hakkı doğurmaz.
Özellikle çakışan arama-kurtarma sahalarında ilgili devletlerin iş birliği ve koordinasyonu esastır.
Yunanistan’ın bu teknik sahaları egemenlik iddialarına dönüştürme girişimlerine onlarca yıldır hukuki, diplomatik ve karşı NAVTEX/NOTAM bildirimleriyle cevap verilmesinden doğal bir durum yoktur.
Ne becerikli soyguncularımız varmış!!!
ABD'yi dolandıranları Türkiye ve KKTC'de bulup yakalayan ve ABD'ye teslim eden polisimiz, okunmuş, üflenmiş, efzunlanmış bu arslan parçasını da kaçtığı ülkede bulup getirir herhalde!
Soygunu nasıl yapmış, kimler önünü açmış, kimler destek olmuş, kimler görmezden gelmiş, kimler kol kanat germiş, çaldığı milyarlarca doları yurt dışına nasıl çıkarmış, para neredeymiş, kendisi çantacı mıymış,....o zaman hepsi ortaya çıkar..
Ama önce kırmızı bülten çıkarılmalı.
Çıkarıldı mı acaba?
Sürpriz değildir !!!
Peki Türkiye'den ne isteniyor ?
Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması...
Bu durumda, Türkiye'de Ruhban Okulu asla açılmamalıdır diyen bir iktidar var mı?
Yok.
Türkiye'de muhalefetin etkili bir tutumu var mı?
Yok...
Başka sorum yok ...
SANSÜRSÜZ YAYINLIYORUM | KENDİ PARAMIZLA DOLANDIRILDIK!
Eğer katlanabilirseniz videonun tamamını izleyin. Plan ve Bütçe Komisyonunda bürokratlardan cevap almanın ne kadar zor olduğunu, işi nasıl yokuşa sürdüklerini, cevap vermekten nasıl imtina ettiklerini siz de görün.
Sorumuz çok basitti:
Takasbank ve Borsa İstanbul, Emre Tezmen’e son güne kadar likidite sağladı mı? Sağladıysa ne kadar? Tam tarihleri nedir? Biz kendi paramızla mı dolandırıldık?
Bu kadar basit ve net bir soruya cevap alabilmek için kan ter içinde kaldık!
Mahalle bakkalı bile hesabını, kaydını daha net tutuyordur!
Verilen cevaplardan ortaya çıkan tablo şu: Emre Tezmen’in şirketine, neredeyse tutuklanmasından bir gün öncesine kadar Borsa İstanbul ve Takasbank eliyle likidite sağlanmış!
Milletin parasını koruması gereken kurumlar, bu düzeni son güne kadar finanse etmiş
Özetle, biz kendi paramızla dolandırılmışız!
Videonun tamamına katlanamayanlar için vurucu yerlerin dakikaları:
📌 01.25
📌 02.30
📌 03.00
📌09.35