Çok yanlış bir karar...
Kredi kartı olmayan bir satın alma gücü vermez. Bir takvim içinde beklenen gelir akımının bugüne çekilebilmesini sağlayan ödeme aracıdır. Aynı zamanda beklenmeyen zorunlu ödemeler için bir 'acil araçtır'. 'Kullanılmıyor' diye budamak, bu kararı alanların realiteden uzak olduklarını da gösteriyor.
Bunun limitlerini budamak alternatif ödeme kanallarını açar. TL nakit kullanımı kupür yetmezliği nedeniyle zorlaşırken ve kredi kartı kullanımını da kısıtladığınızda cüzdanlarda dolar-euro taşınmaya başlanır.
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'ın "uyuşturucu" suçlamasıyla adliyeye sevk edildiği saatlerde, uyuşturucu suçlularının da dahil olduğu 50 bin kişinin tahliye edilmesine ilişkin af Resmi Gazete'de yayınlandı.
CHP İstanbul İl binamız halkın evidir.
CHP üyelerinin CHP il binasına gelmesi gösteri, yürüyüş ya da eylem değildir. Suç, hiç değildir. En doğal hakları ve görevleridir.
Üyelerimizin kendi evlerine gelmesinin engellenmesi suçtur.
arabayı süren adamın adı fatih kendisinde 2019’un parasıyla 5k alacağım var. o zamanlar çalıştığım inşaatın müteahhitiydi. ne zaman para istesek yok der akşamları feribotla yalova’ya trans sikmeye giderdi. osmangazi köprüsü açılınca lokum dağıtmıştı. hakkım haram zıkkım olsun.
Vatandaş Yunanistan'a ucuz tatile mi gidiyor? Hemen yurtdışına çıkış harcına fahiş zam yapılsın. Tatil daha pahalı olsun.
Vatandaş banka uygulamasından düşük komisyonla döviz mi alıyor, hemen uygulama yasaklansın. Vatandaş daha yüksek komisyonla bankadan döviz alsın.
Vatandaş Temu'dan ucuz bir şey mi alıyor hemen limit 27 Euro'ya insin hatta o bile çok görülsün. Vatandaş ucuz bir şeyler alamasın. Yasaklansın.
Vatandaş kendini enflasyona karşı korumak için altın mı alıyor, hemen altın kotası getirilsin. Kota dolunca altın ithalatı yasaklansın. Yurt içinde altın fiyatı artsın, vatandaş makas yüksek alamıyoruz desin.
Vatandaş TL'ye ve açıklanan enflasyona güvenmediği için döviz mi alıyor o zaman döviz baskılansın, vatandaş bezdirilsin.
Vatandaş nasıl olsa döviz fazla artmaz diye TL'de mi duruyor, o zaman sağlam bir devalüasyon olsun vatandaş TL'ye güvendiğine bin pişman edilsin.
Açık seçik bir şekilde isimlerini görmek; kimlere hoca demişiz bilmek hepimizin hakkı. Yayın çıkartmak için uğraş, didin, geceni gündüzüne kat; red aldığın yayının hakemi sahte diplomayla hoca olmuş birisi olsun. Hakkım var mı bilmem ama helal etmiyorum.
Erdoğan dostu Putin’i arayarak henüz 24-25 Haziran'da Lahey'de yapılan NATO Zirvesi’nde hangi belgenin altına imza attığını bilmediğini veya unuttuğunu yahut daha basķın olasılıkla hangi belgenin altına imza attığını zerre umursamadığını yine ortaya koymuş
Kendince haklı, çünkü Lahey'e kadar yalnızca geceyarısına dek sabredip yarım saat gayrıresmi görüştükten sonra Trump’la bir resim verebilmek için zahmet edip gitmişti
Ancak, devlet yönetmek ve Erdoğan'ın kurucu temelleriyle ezelden kavgalı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil bu tür gayrıciddi yalpamaları kaldırmaz
Bunun adı pragmatizm veya realizm de olamaz. Zira, İran'la birlikte Rusya da Suriye'den Erdoğan’ın desteklediği Ahmet El Şara tarafından kovulmuştu
Tüm saygınlık yitirilip, tüm iletişim kanalları tıkandığında bu tür umutsuzca diplomatik girişimler ortaya çıkar
Ve bu tür çaresiz son dakika girişimleri ancak acziyeti belgeler
Dünyanın en samimi, en fedakar insanları olan Memleket Partililere benimle birlikte yürüdükleri için yürekten teşekkür ediyorum.
Memleket Partisi Kurultayından sonra bütün yol arkadaşlarımı CHP’ye üye olmaya davet ediyorum. Çünkü; yolcu değişir, yol değişir ama hedef değişmez!
Bugün 19 Mart darbe girişimine karşı partimize, baba ocağımıza sahip çıkan her bir delegemizin cesaretine ve inancına teşekkür ediyorum.
Bizi bir kez daha Genel Başkanlık görevine seçen bu büyük aileye, Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’in yılmaz neferlerine sonsuz minnetlerimi sunuyorum.
Hiç kimseyi geride bırakmadan, kimseyi unutmadan, bu yolda hep birlikte azimle yürüyeceğiz.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu özgürlüğüne kavuşana kadar, seçim sandığı milletin önüne gelene kadar durmayacağız!
AK Parti ve MHP’ye oy veren vicdanlı kardeşlerime sesleniyorum. Her fırsatta dinden ve vicdandan bahsedenler, mübarek Ramazan’ın bir İftar vaktinde 31 yıllık diplomamı iptal edip, aynı günün gecesinde bir sahur vaktinde gözaltına aldılar.
Göreve geldikten sonra İBB’ye 1200 müfettiş geldi, her işlemimiz didik didik edildi. Attığımız her adım, aldığımız her nefes yakından takip edildi. Yıllardır gelmeyen bütün müfettişler İBB’de kamp kurdu, İBB Meclisi bizi devamlı denetledi, bir grup medya her gün açık aradı. İhaleler dahil bütün iş ve işlemler anında basına yansıtıldı ve tüm detaylarıyla paylaşıldı.
Allah’a hamd olsun ki hepsinden tertemiz çıktık, hiçbir usulsüzlük bulunmadı.
Millet her şeyi gördü, bildi ve 3. kez 1 milyon oy farkıyla bizi seçti.
Her şey ondan sonra başladı.
Belediyeden iş alamamış bir grup ve onlarca suç kaydı olan bazı insanların şikayeti ile harekete geçildi. Bunlara gizli tanık iftiraları eklendi ve buradan aklın almayacağı bir suçlama oluşturuldu. Bir torba uydurdular içine akıllarına gelen her şeyi attılar.
Şimdi “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımızda yalan haber bombardımanıyla üste çıkmaya çalışıyorlar. Ciddi herhangi bir suç bulunamayınca insanları arayarak “gizli tanık”, “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar. Yazık çok yazık.
Bizim Allah’a şükür veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Kumpas aklıyla hareket edenler eninde sonunda kaybeder ama bu arada olan güzel ülkemize oluyor.
Diplomam bir günde iptal ediliyor, kaç kuşaktır alın teriyle emekle biriktirdiğimiz tüm mal varlığımıza apar topar el konuluyor, haysiyet çiğneniyor.
Bir gün herkesin kapısını çalabilecek bu hukuksuzluğa evlatlarımız ve geleceğimiz için dur demeliyiz. Kendine ait olmayan koltuğu korumak adına her yolu mübah gören anlayışa dur demeliyiz. Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz.
Ben bu ülkenin her görüşten insanının sağduyusuna güveniyorum. Herkesin milli iradeden yana olduğuna hiç şüphem yok. Haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insanın bu ülkeye yaşattığı zulmü artık durdurmamız gerekiyor. Seçimler gelir geçer, o parti gelir, bu parti gider ama kalıcı olan hakka ve hukuka olan güvenimizdir.
Herkes için, her zaman adalet.
Kötü yönetim nedeniyle geçimde maddi kayba uğrayanlar, TL tasarruf ettiği için varlıkları eriyenler, enflasyonda eksik ölçüm sebebiyle gelir kaybına uğrayanlar da tazminat davası açabiliyor mu?
Evrim Ağacı olarak, halkımızın dile getirdiği demokratik talepler ana akım televizyon kanallarınca adil ve tatmin edici bir şekilde yayınlanana dek (yani basın işini yapana dek) hiçbir televizyon kanalının davetine ve demeç talebine olumlu dönmeyeceğimizi önemle duyururuz.
Allah Allah. Birileri Starbucks şubesine pompalı tüfekle saldırdığı zaman bile siz "boykot çok tehlikeli bir yaklaşım" dememiştiniz. Şimdi mi "tehlikeli" oldu?
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, günlerdir Saraçhane'de yükselen baskı rejimi ve muhalefete uygulanan düşman ceza hukukuna karşı direnen Türk Milleti'nin şerefli evlatlarına yazdığım mektubu okudu.
"Büyük Türk milletinin değerli evlatları, Sevgili İstanbullular, Mustafa Kemal’in Askerleri,
Sizleri Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda 62 günden bu yana tutulduğum hücremden sevgiyle selamlıyorum. Her akşam hücremde televizyonlarda, sizlerin Saraçhane ve bütün Türkiye’deki asil demokrasi ve hukuk mücadelenizi izliyorum. Soğukkanlı ama heyecanlı, vakur duruşunuz ve kararlı tavrınız ile bütün dünyayı etkiliyorsunuz. Hem tavizsiz şekilde hukuk ve demokrasi, hem milli üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti mücadelesi vermeniz ülkemizin geleceğinin güvencesidir.
Bu mücadeleyi verirken bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuka saygılı, provokasyonlara kapalı şekilde davranacağınıza eminim. Siz bu mücadele ile sadece Ümit Özdağ’a, haksız şekilde tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmıyorsunuz. Siz Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyorsunuz. Sizlerin demokratik bir hukuk devletinde yaşamasına sahip çıkıyorsunuz.
Muhalefete 2. sınıf yurttaş muamelesi yapılmasına, düşman ceza hukuku uygulanmasına karşı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmaya, hukuk devleti mücadelesine devam edin değerli kardeşlerim.
Ve sevgili polis kardeşlerim,
Eski bir polis akademisi hocası olarak sizlere de sesleniyorum. Bu insanlar sizin halkınız, bu insanlar sizin çocuklarınız. Onlara, Türk halkının temsilcilerine sadece Türk polisi olarak davranın lütfen. Tanrı hem gençliğimizi, hem de bizleri koruyan güvenlik güçlerimizi korusun. Hepinizi kucaklıyorum."
@zaferpartisi@herkesicinCHP@AliSehirlioglu@eczozgurozel@ekrem_imamoglu@istanbulbld