Ayasofya, insanlığın ortak vicdanıdır!
Böylesine bir yapının kalbine iş makineleri sokmak, restorasyon değildir. Olsa olsa hafızaya karşı işlenen bir körlük, insanlığa yapılan bir kötülüktür...
Yıllarca Anadolu’yu gezdim…
Ören yerlerinde, Ani Harabeleri’nde, antik kentlerin kıyısındaki köylerde hep aynı manzaraya rastladım:
Tarihin taşları yalnızca zamana değil, bizim hoyratlığımıza da yenilmiş.
Roma sütun başlıklarının hayvan yalağına,
Bizans taşlarının tuvalet basamağına dönüştürüldüğünü defalarca gördüm.
Bu topraklarda tarih, çoğu zaman kendi evinde bile misafirdir.
Bugün Ayasofya’da tanık olduklarımız da aynı hikâyenin büyük ölçekli bir tekrarıdır.
Venedik’te 600 yıllık bir yapıyı restore ederken taşın nefesi bile gözetilirken,
biz bin beş yüz yıllık bir mabedin içine büyük inşaat araçları sokuyoruz.
Bu bir restorasyon değil, hafızanın bedeninde açılan yaradır.
Berlin’de Bergama Sunağı’nın önünde Yaşar Kemal’le durduğum günü hiç unutmam.
Ona, kültürümüzün parçalarının yabancı bir müzede misafir edildiğini üzülerek söylemiştim.
Bilgece gülümseyip şöyle demişti:
“İyi ki buradalar Ahmet…
Bizde olsaydı taşlarını ev temellerine gömerdik. En azından insanlık burada onlara tanıklık ediyor.”
Bugün Ayasofya’ya bakınca, bu sözün ağırlığı yeniden çöktü içime.
Kültür mirası bir milletin değil, insanlığın vicdanıdır.
Ve biz o vicdanı korumakla yükümlüyüz.
🔴 İsraf ve müsriflik tarlada başlıyor
📌 Dünya 8 milyarı aştı; üretilen gıda herkese yeter ama açlık büyüyor, obezite artıyor. Sorunun kaynağı üretim değil, adaletsiz paylaşım ve yanlış tarım politikaları.
✍️ Abdullah Aysu yazdı
https://t.co/pSr7tSFSoC
Tel Aviv’de İsrail Milli Savunma Bakanlığı önündeki protesto, barış ve insanlık adına güçlü bir mesaj taşıyor.
Filistinli çocukların acısını unutmayan ve adalet için ses çıkaran herkese selam olsun.
Fransız sosyolog ve Marksist filozof Michael Löwy, Türkiye’de devam eden barış sürecine ilişkin İlke TV’ye çarpıcı değerlendirmelerde bulundu
"Türkiye’de barışın egemen olacağı, Türk ve Kürt halklarının eşitlik temelinde bir arada yaşayabileceği, gerçek bir demokrasinin inşa edileceği ve Kürt halkının ulusal kimlik haklarının tanınacağı günlere yaklaşıyoruz"
haber: @srnbyk
Tutuklu öğrencilerle dayanışma eyleminde tutuklanan kalp ve böbrek hastası öğrenci Esila Ayık'ın sağlık durumu kötüleşiyor
"Yürüyemediği için tekerlekli sandalyeyle götürmüşler, acile kaldırmışlar"
@ddileksen
Suriye’de kadınlar kaçırılıyor, tecavüze uğruyor, katlediliyor. Katliamın hedefinde Alevi kadınlar başta olmak üzere Hristiyan, Ezidi, Kürt, Süryani kadınlar var.
Barbarlığa karşı sınırları aşan kadın mücadelesini kurmak için Hatay Samandağ'da buluşan kadınlarla birlikte "Suriye’deki kadınlar yalnız değildir. Onların çığlığı bizim öfkemizdir" diyeceğiz!
Uzun zamandır bir siyasetçiden duyduğum en aklı başında söz buydu:
“Bu kadar kültürlü olmaya ihtiyacımız bile yoktur belki, insanla buluşmaya ihtiyacımız vardır. Halkın daha fazla üstünde çatısı olan mekanları kullanmaya hakkı vardır. Medeniyet kaybımız insanlarımızın bir arada bulunmayışlarından kaynaklanır.”
Halka hizmet dediğin, belediyecilik dediğin, patronlara peşkeş çekmek değil, tam da budur.
#MahirPolatSerbestBırakılsın
türkiye adım adım bir "kırmızı pazartesi"ye gidiyor, herkesin gelmekte olanı gördüğü ama kimsenin onu engellemek için yapması gerekeni yapmadığı bir yerdeyiz tam olarak.
📌https://t.co/EaeAbgMx2x Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar gözaltına alındı
Aralarında https://t.co/EaeAbgMx2x Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın da olduğu çok sayıda kişi sabaha karşı düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alındı.
https://t.co/QZHgiaQUv3
Hepinizi sevgiyle selamlıyorum
Tam 1000 gün oldu.
Anayasal haklarımızı kullanarak demokratik itirazımızı zulümle ezmeye çalışanlara boyun eğmediğimiz için Silivri’deyiz, Bakırköy’deyiz. Ancak bu süre boyunca dayanışmanız hep yanı başımızdaydı. Bizlere güç verdiniz. Hiç yalnızlık duygusu yaşamadık çünkü bizlerin içeride, sizlerin dışarıda derdi, tasası aynı: Özgür, demokratik bir ülke istiyoruz. Keyfiliğin değil hukukun, kuralların egemen olduğu, bütün yurttaşların kanun önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz.
Üzgünüz, ancak 1000 gündür içeride olduğumuz için değil; adalet ve hukuktan günbegün uzaklaşan memleketimiz için, demokrasi adına kaybettiğimiz değerler için üzgünüz. Ülkemizde bugün bir ikili hukuk ve ikili işleyiş egemen durumda. İktidara sımsıkı yapışmış bir çevre, kendi devamı uğruna ayağına dolanan her yurttaşı, her kurumu tasfiye etmek için, başta adalet olmak üzere, tüm kurumları bir sopa olarak kullanıyor.
Bu 1000 günde neler oldu, bir bakalım:
Gezi Mahkumiyetlerine duyulan tepkinin de etkisiyle yaklaşık 80 bin oyla Hatay’dan milletvekili seçildim. Anayasaya ve ilgili yasalara göre yapılması gereken çok netti. Ancak ikili hukuk hemen devreye girdi. Yasalar ve Anayasa çiğnendi. Görülmemiş biçimde Anayasa Mahkemesi üyeleri için suç duyuruları yapıldı. Meclis, yasadışılığa boyun eğerek saygınlığını tartışmalı hale getirdi. Meclis’in merdivenleri kana bulandı.
Son olarak, bizleri mahkûm ettirme inadıyla beraat ettiğimiz davanın Yargıtay’ca bozma gerekçesi olan “eylemi bulacağınız yer” olarak gösterilen Çarşı Davası beraatle sonuçlandı. Böylece Geziciler üçüncü kez beraat etmiş oldu. Ancak bu beraatler, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce ard arda verilen hak ihlali kararlarının sonuç vermediği bir durumdayız. Çünkü bizlerin 1000 gündür yaşadıkları, kayyumlarla yaşananlar, algı yaratmak için yürütülen operasyonlar, medya üzerindeki baskılar… Bunların hepsi iktidara yapışma durumunun sonuçlarıdır.
Sevgili arkadaşlar, her hal ve şartta muhatabı olduğumuz zulmün karşısında karamsarlığa teslim olmuyoruz. Umudumuzu asla kaybetmiyoruz. Hiç birimiz! Demokrasi ve hukuktan yana mücadelemizi ısrarla sürdürecek, adaleti, kardeşliği, vicdanı, özgürlüğü ve elbette Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz.
Bu kilidi sizlerin bugün, bu buluşmalarda ve alanlarda yan yana duruşunuz çözecek. Çözüm için, siyaseten teferruata takılmadan, ana sorunumuzun bugün yaşadığımız ikili hukuku ve ikili işleyişi aşmak olduğunu bilerek, kararlılıkla yan yana duruşumuzu güçlendirmeliyiz. Baskı karşısında enseyi karartmayacağız.
Birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız.
Hukuka, özgürlüğe gönül vermiş, bu yolda yürüyen tüm yurttaşlarımızı sevgiyle kucaklıyorum.
Şerafettin Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, A47
Yarım milyon Ezidi IŞİD tarafından soykırıma uğradı ve BM bunu görmezden geldi! İslam'a geçmeyi reddettikleri için 10.000 kişi öldürüldü, 7000 kişi kaçırıldı ve tecavüze uğradı.
2703 kişi hala kayıp.
Tüm Dünya Ezidi Kürtler'e Sessiz Kaldı