tolstoy kendisinden 17 yaş küçük olan Sofya Andreyevna Bers ile evlendi. Tam 13 çocukları oldu. 9 tanesi yaşadı 4 tanesi öldü. Yani evlilikleri boyunca nerdeyse sürekli Sofia ya hamileydi ya da çocuk emziriyordu. Her gün tolstoy içerde romanlarını yazarken Sofia diğer odada çocuk büyütüyor, çocuk emziriyor, çocuk doğuruyordu. Bunları da sessizce yapıyordu, kocasının dikkati dağılmasın diye. Çocuklardan, ev işlerinden artan (!) zamanda da tolstoyun gönüllü sekreterliğini, asistanlığını yaptı. Savaş ve Barış'ı tam yedi kez temize çekti. Yani Sofia kendisini aslında her kadın gibi kocasına ve evliliğine adamıştı. Peki bunun karşılığında ne aldı sizce? Tolstoy dünyadan elini eteğini çekip her şeyini bırakıp yoksul köylüler gibi yaşamaya karar verdiğinde; Sofia'nın önceden evlendiği, onca sene emek verdiği adam gidip de yerine paspal, bitli, üstü başı dökülen bir köylü geldiğinde geriye kitap telif anlaşmaları kalmisti. Yani Sofiaya bir ömür yetecek para vardı. Emek vermişti ama karşiliginda da bir servet vardı diyorsunuz değil mi? Ama tolstoy 1910 yazinda Sofia'ya çaktırmadan karısını vasiyetinden cikardi ve kitaplarının yayın haklarini gizlice editörüne devretti. Bu dünya kadınlar için cehennem değilse nedir?
İstifamızı verdik. İzmir’e de taşınıyorum. İstanbullllll siktir ordannnnn yavşak şehirrrr yenemedim seni götoşşşşşş. Al metrobüsünü götüne sok ben izban’a binicem
Abla diyenler çoğaldı
Şekersiz Türk kahvesini severek içiyorsun
Artık biber dolmasının kabuğunu da yiyosun
Sade soda içebiliyorsun
Dışarda para vermeyelim evde yaparız diyosun
Kalabalık ortamlara gelemiyorsun
Bugün size korkunç bir olaydan bahsetmek istiyorum. Ülke gerçekten kadınlar için cehennem oldu.
Evli ev hanımı olarak yaşayan genç bir kadın sabah saatlerinde zilin çalmasıyla kapıya gider.Kadın kapıya gelen kişiye kim olduğunu sorar.Karşısındaki erkek şahıs bir zarf getirdiğini
Samuray kılıcıyla bir ruh hastası tarafından Başak Cengiz gibi otobüs beklerken öldürülmeden,
hayatımda hiç görmediğim bir orvladı cezaevinden çıkıp av ararken beni gözüne kestirdiği için evimin önünde Ceren Özdemir gibi katledilmeden,
Şımarık bir erkek öğrenci tarafından mesleğimin gereğini yaparken Ceren Damar gibi silahla vurulup bıçaklanarak hayattan koparılmadan,
Boşandığım erkek tarafından evladımın gözü önünde Emine Bulut gibi boğazımdan bıçaklanarak öldürülmeden,
Ne idüğü belirsiz bir canavar tarafından parçalara ayrılan vücudum surlardan annemin önüne atılmadan, İkbal Uzuner gibi,
Bütün kadınlar gibi
Bütün kadınlar gibi
Öldürülmeden, öldürülmeden #yaşamakistiyoruz.