Today the mayor @imamoglu_int showed courage and dignity in the courtroom of Silivri prison, where he has been unjustly held for over six months.
Accused of a fake diploma, he faces up to 8 years and 9 months in prison and a ban from running for president.
His fight is the fight of all democracies.
Europe can no longer remain hypocritical.
#freeimamoglu
YALANLAR VE GERÇEKLER
24 saat içinde iki büyük hukuksuzluğa maruz kalan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı ön seçim adayı Ekrem İmamoğlu ve İBB çalışanlarına yönelik yalanlara yanıtlarımız aşağıdadır:
“LÜKS KONUT” YALANI
❌YALAN: "Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı."
✅GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
MEDYA A.Ş. VE KÜLTÜR A.Ş. ÜZERİNDEN USULSÜZ İHALELER YAPILDI YALANI
❌YALAN: "Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı."
✅GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM EDİLDİ YALANI
❌YALAN: "Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı".
✅GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
BAZI İŞ İNSANLARINA ŞANTAJ YAPILDI YALANI
❌YALAN: "Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı."
✅GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
MEDYA A.Ş. YÖNETİCİSİ YURTDIŞINA KAÇTI YALANI
❌YALAN: "Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı."
✅GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
@NachoSAmor It's one of the step's of Erdogan's power play. While politicians like Demirtas, whom most Kurdish people would consider as the leader, are jailed, hard to believe how this move makes path for true democracy.
@SireneOznur@eczozgurozel Özlem Hanım’ı pek sevmem, gazeteciliğini beğenmem. Fakat fikri ne olursa olsun herhangi bir gazetecinin baskı görmesi doğru değildir. Ayrıca ezberden bahsettiğiniz hiçbir “örnek alınan Batı ülkesinde” bir gazeteci “yaka paça” evinden alınmaz.
@gazetepencere@Lezzetci Mehmet Yaşin de “avakado” yazarsa…
Ayrıca öyle bir yazı gibi sanki “akşam kadına bunları yedirin seks garanti” der gibi saçma sapan
2024 is testing global stability. With Trump back, trade tensions rising, energy in question & wars ongoing, EU associations need to step up to keep Europe competitive and resilient. In my latest blogpost I talk about how associations can adapt:
https://t.co/mAlVxN73sQ
Erdoğan Riyad krizinin ardından yaptığı ilk açıklamada:
"Hangi sebeple olursa olsun sporun günlük siyasi rekabetin mezesi haline getirilmesi yanlıştır, hatalıdır, sporumuza hiçbir faydası yoktur" dedi.
Ancak AKP iktidarı döneminde futbol günlük siyasetle iş içe hale zaten gelmişti, Osmanlıspor gibi kulüpler sadece günlük siyasi çıkarlar doğrultusunda kuruldu, kimi başka takım yönetimleri günlük siyasi çıkarlar doğrultusunda yeri geldi şekillendi.
Riyad'da üzerine anlaşma varılamayan nokta, takımların formasında Atatürk resmi olup olmaması ve Atatürk'ün sözlerinin yazıldığı pankartların sahaya çıkarılıp çıkarılmaması. Atatürk Türkiye için günlük siyasi konu değil, ülkenin kurucusu ve temel taşı aynı zamanda ülkenin de milli sembolüdür. Burada basiretsiz davranan taraf Suudi Arabistan olmuştur.
Kaldı ki, Suud tarafı takımların forma ile ilgili değişikliği son anda masaya getirdiğini o nedenle anlaşmazlık çıktığı söylüyor. Hadi diyelim ki öyle, peki o zaman taraftarın üzerine Atatürk resmi basılı forma ile stada girmesini engellemek nedir. Taraftarın ülkenin kurucusunun resmini taşımasında ne gibi bir sakınca olabilir.