“Çeşitlilik, yönetme uğruna yok edilmemesi gereken bir şey!” 💫
@HBRTurkiye ‘Sesi Açıyoruz!’ serisinde, çok sevgili arkadaşım @bahar_taskin'ın konuğuydum! ❤️ Eşitlik, çeşitlilik ve daha birçok şey üzerine konuştuğumuz, bol kahkahalı, son derece içten ve benim çok keyif aldığım bir sohbet oldu. 🌿
Bu güzel davet için hem kendisine, hem de tüm @HBRTurkiye ekibine çok teşekkür ederim. 🙏🏻 Umarım siz de izlerken keyif alırsınız! ☺️ @HarvardBiz
Tamamı: https://t.co/Ql2XbixSoL
Daha fazla bilgi için: https://t.co/sQZmHhNtfd
İş İnsanı sözcüğü için uğraşırken bazı beyler
İş adamı ,İş Kadını ne fark eder ?deyince
O zaman size kadın diyelim derdim ve kavga çıkardı:))
Çok uğraştım ve başardık şahitsiniz. Harward Business @HBRTurkiye ile çok eğlenceli bir söyleşi., https://t.co/sqK0923zJ3
Hem bu bölümü izleyip hem de daha fazlasını yapmak isterseniz inan-inequality awareness network topluluğunun bir parçası olabilirsiniz: https://t.co/mA4Kj6k1x0
https://t.co/Z4JxIkqFbk
Hem bu bölümü izleyip hem de daha fazlasını yapmak isterseniz inan-inequality awareness network topluluğunun bir parçası olabilirsiniz.
https://t.co/A3iR4qU1EI
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
Eğer “Abi, değmez bu insanlara. Ben hayatıma bakarım. Olmadı yurtdışına çıkarım” diyen varsa etrafınızda, onlara söyleyin. Öyle bir hayat olmayacak. Saklanacak bir “sahil kasabanız” bile kalmayacak. Yurtdışına çıkarım meselesi de öyle kolay bir şey değil. Her gün içiniz yanar. Neyiniz var neyimiz yok ortaya koymamız gereken bir seçim bu. Hırsla, hınçla, inatla iki hafta çalışacağız. Bu kadar.
Alın size ders alınacak deprem sonrası bir hikaye.!!
1- Düzce depreminde yerle bir olan binalardan biri de Işık Apartmanı idi. Bu apartman deprem esnasında yerle bir olurken, enkaz altında kalan 20 kişi feci şekilde can vermişti..😡 ++⤵️
Eşref Yalçınkaya hocaya göre;
1. deprem: KD yönlü Maraş'dan Adıyaman'a kadar fay kırıldı
2. deprem: Maraş'dan Hatay'a kadar fay kırıldı.
3. deprem: Batı-Doğu yönlü sürgü fayı kırıldı (13.24'deki)
Bu kadar büyük tahribatı anlatan bir model olabilir.
Son yaşam umudu,toplam nüfus 13,5 milyon,göçen yapı 7 bin, konut sayısı 56 bin,konut başına düşen kişi 3,375.Göçük altında kalan 189 bin kişi, yaralı kurtulan 80 bin, göçük altında kalan 109 bin, ölü olarak çıkan 25 bin, bugün için göçük altında kurtulmayı bekleyen 74 bin kişi.
Bugün 3. gün ilk defa çoraplarımi değiştirdim.İcimde külotlu çorap var onu değiştirmem mümkün olmadığı icin bileklerinden kesip termal kısa coraplarimi giydim.Gunde minik bir şişe su içiyorum ki tuvaletim gelmesin.Cunku tuvalet büyük problem. Su yok, koruyucu kiyafetle geldigim
Yıkıldığını bildiğiniz site/apartman adını, ilini ve ilçesini belirterek mümkünse fotoğrafıyla bu tweet altına yazar mısınız? Kaçacak yerleri olmayacak.
Hatay’da deprem oldu yardım edin binanın altında kaldım. Kimse yardıma gelmiyor iyi hissetmiyorum. Bütün binalar yıkıldı Antakya cumhuriyet mahallesi gündüz caddesi 1. Sokak Dilek apartmanı yardım çağırın lütfen telefonlar çekmiyor bu mesaj giderse yardım çağırın