Allah’ım! Kalbimizi iman ve Kur’ân nuru ile nurlandır. Kendimizi daima Sana muhtaç hissetmekle bizleri zengin eyle; Senin rahmetine ihtiyaç duymamaktan dolayı bizi fakir düşürme. Biz, kendi güç ve kuvvetimizden vazgeçtik, Senin güç ve kuvvetine sığındık. Bizi Sana tevekkül edenlerden eyle. Bizi nefsimize terk etme. Hıfzınla koru. Bizlere ve tüm mü’min erkek ve kadınlara rahmet et.
Kulun, peygamberin, yüce katından seçtiğin dostun, mülkünün güzelliği, sanatının sultanı, inayetinin pınarı, hidayetinin güneşi, hüccetinin dili, rahmetinin timsali, mahlûkatının nuru, mevcudatının şerefi, birliğinin kandili, kâinatının tılsımının keşfedicisi, rubûbiyet saltanatının ilâncısı, rızana ulaştıracak şeylerin tebliğcisi, isimlerinin definelerinin tanıtıcısı, kullarının öğreticisi, kâinatın delillerinin tercümanı, rubûbiyetine ait güzelliklerin aynası, Senin görünmene ve gösterilmene vesile olan Habîbin ve âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Resûlün olan Efendimiz Muhammed’e, onun âline, ashâbına, kardeşi olan nebî ve resullere, mukarreb meleklerine ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin.
Rabbim! “Ya Alîm” isminle bizlere katından hayırlı ilimler nasip eyle. Okuduğumuzu anlayıp kalbimize indirebilmeyi ve o ilimle amel edebilmeyi nasip eyle. Kitap yüklü merkep gibi olmaktan da, ilim öğrenmeyen inatçı cahillerden olmaktan da Sana sığınırız.
Hayırlı plan ve projelerimizi kolaylıkla hayata geçirebilmeyi nasip ve müyesser eyle.
Allah’ım! Bekâr kardeşlerimize hayırlı eşler nasip eyle. Kalplerine mukabil kalpler ver. Rızana uygun, nurlarla dolu, huzur kokan, anlayış, sevgi, sadakat ve uyum içinde yaşanılan; göz aydınlığı evlatlarla süslenmiş yuvalar nasip eyle.
Rabbim! Sana ancak hüsnüzan ile yaklaşabiliriz. El açtık; el açmayı bizlere nasip ettiğin için Sana şükürler olsun. Her bir uzvumuz için şükürler olsun. Bütün sevgiler, bütün güzellikler Sana aittir Ya Rabbim! Efendimize komşu eyle bizleri.
Allah’ım! Bizleri seviyorsun; bizi bu sevgiye lâyık eyle. Âhirete irtihal ettiğimizde “Hoş geldin kulum!” diye karşılayacağın kullarından eyle bizleri. O din gününde, o mübarek Kevser’den Efendimizin elleriyle içmeyi nasip eyle.
Rabbim! Hâlimiz Sana ayandır. Bunca kötülüğün içinde yaşamaya çalışıyoruz. Ne olur bizlere akıl, beden, ruh ve kalp sağlığı nasip eyle. Kendimize, çevremize, vatanımıza, milletimize ve insanlığa faydalı en hayırlı kullarından eyle bizleri.
Allah’ım! Daralan gönüllerimizi inşirahla sevindir. Çok yorulduk, çok bunaldık. Maddi ve manevi olarak bocalayıp durduğumuz bu buhranlı günleri dağıt ve gerçek baharı kalplerimizde yaşat.
Rabbim! Binbir türlü çile çeken kardeşlerimizi ferahlat, hastalıklarına şifa, dertlerine deva ihsan eyle. Sen muîn olan Rabb’sin. Tut ellerinden, sen ferahlat onları.
Allah’ım! Kötülüğü emreden nefs-i emmârenin şerrinden Sana sığınırız. Ona uyup yolda takılı kalmaktan da Sana sığınırız.
Allah’ım! Kalbimize bir hüzün çöktüğünde bizi yeise düşmekten alıkoy. Havf ve reca içinde, Sana kulluk vazifemizi en güzel şekilde yerine getirmeyi nasip eyle.
Allah’ım! Elimizden, belimizden, gözümüzden, dilimizden hiçbir mü’mine zarar gelmesin. Bizi emin kullarından eyle.
Allah’ım! Sadece Seni Rab bilerek yaşayıp, bilerek ya da bilmeyerek Sana şirk koşmaktan bizleri muhafaza eyle. Dünyalıkları, parayı ya da sevdiklerimizi farkında olmadan putlaştırmaktan bizleri koru.
Allah’ım! Vefat etmiş yakınlarımıza merhamet eyle. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin.
Allah’ım! Hastalıklarımıza acil şifalar lütfeyle. “Ya Şâfî” ismin üzerimizde tecelli etsin.
Rabbim! Gençlerimize, çocuklarımıza hidayet ver. Onlara güzel fırsatlar, hayırlı kapılar aç. Bizlere de onların ellerinden tutmayı, vesile olmayı nasip eyle.
Ramazan 4. Gün duâsı;
Ya Rabbi! bugüne kadar kınadığım her ne ve kim olduysa tevbe ediyorum, beni bağışla. Şayet kınadığım şeyleri yaşamamı kaderime yazdıysan sil onları ya Rabbi, Senin her şeye gücün yeter! Yerine güzellikler ve hayırlar yaz. Ya Rabbi! altından kalkamayacağım imtihanları celbedecek iddialardan, sözlerden ve davranışlardan beni muhafaza et, sana sığınıyorum. Muhakkak ki Sen, sığınakların en hayırlısısın..
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Başına bir sıkıntı gelen kimsenin yapacağı duâ şudur:
Allahım! Ben senin rahmetini istiyorum. Beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimin eline bırakma. Benim bütün işlerimi yoluna koy. Senden başka hiçbir ilâh yoktur.” (Ebû Dâvûd, Edeb 100)
Allah’ım, kalbimi daraltan endişelerden beni arındır. Bana ait olmayan yükleri sırtımdan al. Adımlarımı kolay, yolumu açık kıl. Nefes aldığım her an içim ferahlasın, ihtiyacım olan bana zahmetsizce gelsin. Zor sandıklarım çözülsün, kapalı sandıklarım açılsın. Bana ait olan her hayır, yolunu bulup bana gelsin. Amin.
Meryem Suresi’ndeki en derin ders şudur: ‘Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah’a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.’
- Rabbim beni toparla ne olur, bütün kaygılarımı endişelerimi dindir, beni rahmetinle öyle bir kuşat ki kalbim senin sevginle dolup taşsın, üzerimdeki masivadan beni kurtar Allahim.. senden afiyet ve salih iman diliyorum..
Gerçekten insanın Allah’tan başka kimsesi yok ne kadar çevren olursa olsun ne kadar güce sahip olursan ol kafanı yastığa koyduğunda seninle sadece Allah kalıyor..her şey o kadar yetersiz ki O dışında..o yüzden diyorum ki Rabbim beni sensiz bırakma ki ben kimsesiz kalmayayım
1. Felak Sûresi'ni her zaman (ama özellikle de sıkıntılı durumlarda) okumamızın pek çok hikmetinden birine temas edeceğim.
Felak sûresinin ilk âyetinde geçen bir kelimenin anlamı bu hikmeti ele veriyor. +++
ACİL DURUM NUMARALARI
ÜZÜLDÜYSEN;
(Bakara 25)
GÜNAH İŞLEDİYSEN;
(Zümer 53)
DEPRESYONDAYSAN;
(Rad 28)
SEN BİR KAYBEDENSEN;
(Yusuf 87)
BİRAZ HUZUR ARIYORSAN;
(Maide 16)
AFFEDİLDİĞİNİ DUYMAK İÇİN;
(Âl-i İmrân 135)
İNSANLAR FAZLA ÜSTÜNE GELİYORSA;
(Furkan 63)
KORKULARINDAN KURTULMAK İÇİN;
(Bakara 62)
BİR DOSTA İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA;
(Bakara 257)
HAYATIN ZORLUKLARI SENİ YORDUYSA;
(İnşirah 5)
SENİ SAKİNLEŞTİRECEK BİR SEVGİ ARIYORSAN;
(Rûm 21)
İnsan, hayat yolculuğunda çoğu zaman hangi kapıyı çalacağını bilemez. Üzüntü çöktüğünde, vicdan ağırlaştığında, kalp daraldığında ya da yol kaybolduğunda…
Modern çağ, acil durumlar için sayısız numara üretmiştir; fakat insanın ruhu için hâlâ tek bir merkez vardır. Kur’an-ı Kerim.
Kur’an, yalnızca okunmak için indirilmiş bir metin değil; insanın en savunmasız anlarında başvuracağı ilahi bir rehber, bir manevi acil durum hattıdır.
Her hâlimize temas eden ayetler, insanın iç dünyasında kopan fırtınalara karşı bir sükûnet limanı sunar.
İnsan üzüldüğünde, dünya daralır, kalp sıkışır. İşte tam o anda Bakara Suresi 25. ayet, umudu fısıldar. Çünkü Allah, iman edenler için kalıcı sevinçlerin varlığını hatırlatır. Bu ayet, hüznün son söz olmadığını bildirir.
İnsan hata yapar. Günah işler. Bazen bu yük, kişiyi Allah’tan uzaklaştırdığını sandığı bir karanlığa iter. Zümer Suresi 53. ayet, bu karanlığı yırtar. İlahi mesaj nettir: “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.” Bu ayet, tövbenin kapısını değil, rahmet okyanusunu gösterir.
Depresyon, modern çağın görünmez yaralarından biridir. Rad Suresi 28. ayet, insan psikolojisine doğrudan temas eder: “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” Bu ifade, bir telkin değil; fıtrata dair ilahi bir tespittir.
Yusuf Suresi 87. ayet, kaybedenlere hitap eder. Hayatta her şeyini yitirdiğini düşünenlere, Allah’ın rahmetinden asla ümitsiz olunmaması gerektiğini öğretir. Bu ayet, umudun bir duygu değil, bir iman meselesi olduğunu hatırlatır.
Maide Suresi 16. ayet, huzurun dış koşullarda değil; ilahi rehberlikte bulunduğunu söyler. Allah, kendisine yöneleni karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Bu, insanın iç dünyasında gerçekleşen sessiz bir devrimdir.
Âl-i İmrân Suresi 135. ayet, pişmanlıkla Allah’a yönelen kulun yalnız olmadığını bildirir. Günahın ardından gelen tövbe, kul ile Rabbi arasındaki bağın kopmadığını, bilakis güçlendiğini gösterir.
Furkan Suresi 63. ayet, insan ilişkilerinde ezilmeden ama yozlaşmadan yürümeyi öğretir. Haksızlığa karşı vakar, cehalete karşı sükûnet… Bu ayet, müminin duruşunu inşa eder.
Bakara Suresi 62. ayet, korkuların teslim alınamayacağını bildirir. İman, insanı geleceğin belirsizliğine karşı sağlam bir zemine oturtur.
Bakara Suresi 257. ayet, Allah’ın müminlerin velisi olduğunu söyler. İnsan yalnız kaldığını sandığında, aslında hiç olmadığı kadar yakın bir dosta sahiptir.
İnşirah Suresi 5. ayet, hayatın yükünü taşıyamadığını düşünen herkese seslenir: “Her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.” Bu, sabrın değil; ilahi dengenin beyanıdır.
Rum Suresi 21. ayet, insanın sevgiyle sükûna eriştiğini anlatır. Sevgi, Allah’ın ayetlerinden biridir; insanı tamamlayan ilahi bir armağandır.
Bu ayetler birer tesadüf değil, insanın ruh atlasına işlenmiş ilahi koordinatlardır.
Kur’an, insanın her hâlini bilen bir hitaptır. Üzüntüde, korkuda, pişmanlıkta, yalnızlıkta…