KIZLAR GÜVENDE DEĞİL | Cevizlibağ Atatürk KYK Kız Yurdu’nda yaz döneminde yapılan tadilat sırasında kız öğrenciler çok ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldı. Tadilat için görevli işçilerin odalara izinsiz şekilde girmesi, öğrencilerin mahremiyet hakkını ağır biçimde ihlal etti.
Öğrencilerin kilitli dolaplarına ya da bazalarının altına yerleştirdikleri kişisel eşyalarının çalındığı, hatta yeni kilitlenmiş dolaplardan bile hırsızlık yapıldığı tespit edildi.
Bazı odalarda öğrencilere ait olmayan cinsel içerikli materyaller, alkol şişeleri, tıraş bıçakları ve sigara izmaritlerinin bulunması yalnızca hijyen koşullarını değil, öğrencilerin güvenlik algısını da ortadan kaldırdı.
Dolap kapakları, kilit sistemleri, bazalar ve komodinlerin kırılması sonucunda hem öğrencilerin şahsi eşyaları hem de devlet malı niteliğindeki yurt demirbaşları zarar gördü.
Kartlı kilit sistemlerinin sökülmesiyle odalara isteyen herkesin girebilmesi, öğrencilerin can ve mal güvenliğini tamamen ortadan kaldırdı. İşçilerin öğrencilere yönelik sözlü tacizlerde bulunduğu iddiası da endişeyi artırdı.
Mahremiyet ihlali, kamu malına zarar verilmesi, kişisel eşyaların çalınması, güvenlik zafiyetleri ve psikolojik travma başlıklarında öğrenciler çok yönlü mağduriyet yaşadı. Öğrenciler, bu durumun acilen giderilmesini ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep ediyor.
@OA_BAK@tcmeb@TC_icisleri
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
2025 manifestim
•Sevip sevildiğim bir ilişki
•Çok para kazandığım bir iş
•İstediğim fiziğe ulaştım
•Sağlığım çok iyi
•Mental olarak güçlüyüm
•İstediğim arabayı aldım
Aldım kabul ettim öyle de oldu..