@tivibuspor@ermanozgur8 Hak ettiği bir maçtan bahsediyorsunuz ama ilk yarı tamamen şansa 2-0 önde kapatıldı, ikinci yarıda da 1.5 metreden gol kaçırılmasa maç 2-2 oluyor, 2-1 iken kaçan goller cabası, eskiden son derece saha içerisinde ve objektif konuşurdunuz, size ne oldu ?
@serkanvole Mükemmel yorum 👏🏼 çoğu eski fenerlinin yorumları kendilerine zarar veriyor farkında değiller, kulüp bu isimleri zamanında onure etti ve emeklerinin karşılığını ödedi ama bu isimler kulüpte oynadı diye o koltuğun onların hakkı olduğunu düşünmesi deli saçması
Sanayi Devrimi’nden önce binlerce yıldır insanlar her gün gördüğü insanlar dışında bir yüz gördüğünde heyecanlanıyordu. Kasabaya yeni birinin gelmesi çok istisna bir olaydı. İçgüdüleri yeni yüzlerce görmek istiyordu. Çok güzel olmasına gerek yoktu, ne görürse görsün gen havuzunda olmayan özelliklerden dolayı ona hayran oluyordu.
Televizyon çağı ile birlikte televizyon sürekli yeni yüzler görme ihtiyacını kullanarak ilgiyi üzerinde topladı. Hatta televizyonda görülen herkes beyinde ulaşılamaz çok istisna özelliklere sahip biri oluyordu. Sosyal medya öncesinde televizyonda görülen bir kişiyi sokakta görenler kalp krizi geçirecek gibi oluyordu. O günün sıradan ünlüsü olmak bugünün büyük celebritisi olmaktan büyüktü.
Televizyon, dergiler, internet, sosyal medya; on yıllarca normalde görmeyeceğimiz yeni genler olduğunu bize göstererek ilgiyi topluyordu. O kadar çok kişi gördün ama hala bir yerlerde hepsinden istisna, dolayısıyla sana hepsinden güzel gelecek bir özellikte insanlar vardı. Sosyal medya hızla bunu tüketti, görülmemiş tek bir yüz çeşidi kalmadı.
Beynimiz her çeşit gene defalarca maruz kaldı. Zaten bu yüzden herkes yeni ve istisna olmaktansa ortalama çoğunluğa hitap edecek özelliklerin peşine düştü. İstisna yönlerini törpülediler, herkes ortalama güzel oldu.
Yapay zeka bugün ne yapabilir? Görmek istediğimiz tek bir yeni yüz ihtimali yok. Görüp hayran olunacak hiçbir şey üretemez. Çan eğrisinin iki ucuna doğru gitmiyor, internet bunu çoktan doyurdu. Yapay zeka tamamen ortalama, sıradan milyonlarca yüzden birini üretiyor. Fantasia içgüdülerimizi değil gerçekçilik içgüdülerimize hitap etmeye çalışıyor. Ama çağımızda gerçekçilik bile anlamasız.
Tamamı aynı yüz ifadesine, hayat beklentisine, yaşam şekline sahip milyonlarca selfie’nin birini diğerinden özel yapan hiçbir şey zaten yoktu, hala yok. Yapay zekanın bile boşluk bulamayacağı kadar insan yüzü içeriğine boğulmuşuz. Talep edebileceğimiz tek şey gerçeğinden ayırt edilemez fotoğraflardı. O da bitti. Geriye bir şey kalmadı.
Social media made guys obsessed with women they’ve never met…
and made women feel entitled to lifestyles they’ve never lived and can’t afford.
Everyone chasing illusions instead of building reality
37-38 yıldır ekrana mıhlanmış şekilde Fenerbahçe’yi seyrediyorum. Son 10-15 yıla kadar Fenerbahçe’nin değişmeyen bir takım ezberleri vardı. Bekleri mütemadiyen hücumcu olurdu (şenol ustaömer, nielsen, novak, ismail kartal, gökhan gönül), orta sahada savunma yapmayan bir maestro mutlak değişmezimizdi (oğuz, okocha, alex, revivo, yusuf), kesinlikle çalımcı bir kanat sağ ya da sol önde mevzilenirdi (ümit, hakan tecimer, rıdvan, rapaic). Kalecisi yerli, tartışılmaz, game winnerdı (engin, rüştü, volkan).
Bu doğaçlama ekol lokal ligi sürklase ediyordu, ancak Avrupa’da ayakta kalamıyordu. Zico sezonu haric.
Aykut, Vitor ve şimdi de Mourinho ile bu ekol yerini başka birşeye bıraktı. Modernliğe ve taktiksel oyuna ayak uydurma arzusuyla önce yaratıcılar, sonra çalımcılar yavaş yavaş yok oldu. Sadece Kartal sezonu ilginç bir şekilde eski doğaçlama ekole dönüldü, Tadic, Ferdi, Dzeko ve İrfan sezonu lokal lig domine edildi, Avrupa’da yine pek bir varlık gösterilemedi.
Şimdi bu saf yaratıcılıktan saf atletizme dönüşümün tamamlandığı bir sezon izleyeceğiz. Oyun aklının belirgin bir kişinin üzerine salınmadığı, dinginlikten uzak, kaosla flörtleşen bir organizasyon kuruluyor.
İlginç olanı insan bu taktiksel ve atletik dönüşümü izlerken kulübün amacının Avrupa’da başarı olduğunu hissediyor. Oysa kulüpten gelen mesaj lokal ligde başarıya sinyal çakıyor. Öte yandan Mourinho gayet iyi biliyor ki Avrupa kamuoyu onu Türkiye’de başardıklarıyla değil, çeperde yer alan bir kulübe Avrupa’da yaşattıklarıyla teraziye koyacak. Nitekim takımda gerçekleştirdiği dönüşüm lokal ligde dominasyona değil, Avrupa’da başabaş muharebeye yönelik.
Bu bir tercihtir, tercihlere de yıkıcı eleştiriler getirilemez. Mesela ben de şahsen lokaldeki başarıyı zerre önemsemiyorum. Derdim sadece a) şark kurnazlarının tüm usulsüzlüklerinin burunlarından getirilmesi ve b) şampiyon olup direkt Şampiyonlar Ligi’ne kalmak. Yoksa bu lağım çukurunda ppda, xG konuşabilecek kadar naif değilim.
Tercihlere eleştiri getirilemez, ancak bu tercihin doğru aktarılmamasına eleştiri pekala getirilebilir. Modern bir Avrupa takımı kurmuş ve yol yakınken hedefin açıkça Avrupa olduğunun belirtilmesi gerek. Sadece bu ayan beyan ortada olduğu için değil, aynı zamanda oyuncuların lokal müsabakalarda kati başarı talebinden doğan gereksiz stresini azaltmak için de sağlıklı bir tercih olduğunu düşündüğümden.
Underrated life skill: Knowing when you're the problem. Self-awareness is a massive advantage. Not everything is someone else’s fault. Not every mess is external. Sometimes the pattern is you. And if you're self-aware enough to own it, you'll be strong enough to change it.
@tivibuspor@ermanozgur8@ankerturkiye Hocam yine harika analiz yapmışsınız 👏🏼 Szymanski 8 numara içinde 10 numara içinde son derece yetersiz bir oyuncu Fenerbahçe için, orta saha ve kaleci problemine katılsamda şu maçta szymanski yerine iyi bir talisca olsa farklı şeyler konuşurduk..
@ridvanaksu@desouza2202 Fenerbahçe’nin yeri Şampiyonlar ligi falan değildir, AL gerçekçi bir hedef değil hayaldir, popülizmden uzak durun beklenti yaratmayın. Avrupa’da gedikli değiliz, öyle veya böyle eleniyoruz adına şansızlık desek de… ek olarak Gs her mevkide bizden üstün,
“To be successful at anything, you don’t have to be special.
You just have to be what most people aren’t: consistent, determined and willing to work for it. No shortcuts.”
— Tom Brady
Türklerin minarelerinin kilisenin istavrozlarından küçük olması, Türklerin bir şey satın alamaması nasıl da gücüne gitmiş Atatürk’ün. Öfkesini içine içine akıtmış ve intikamını almış. Atatürk, sen bizsin ama biz keşke senin idrakinde olabilsek.
If you want to get ahead in life, do the old fashioned things well. Look people in the eye. Do what you say you'll do. Be on time. Practice good posture. Have a confident handshake. Be kind. All simple and free, but few live up to this standard. It never goes out of style.