bazı insanlar dışadönük değildir. dışadönük görünürler sadece. birçok insanla nasıl muhabbet edeceğini bilir, sevmedikleriyle sessiz durur, sevdikleriyle şakır ama evine varınca asıl kendine varır ve en iyi hissettiren de budur.
Bugün otobüs kartımı düşürmüşüm farketmeden. Sonra 153 arayıp kartımın Marmaraya bırakıldığını söyledi. Kontrol edince gerçekten kayıp olduğunu farkettim. Hâlâ iyi insanlar varmış ki götürüp teslim etmişler. Benim şansımla normalde tersi olurdu ama bu sefer kader bana da güldü :)
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Annemi ve babamı yok sayan birinin, benim gözümde ne değeri vardır ne de hükmü.
Çünkü insanın köküne saygısı yoksa, kendine dair hiçbir anlamı da yoktur.
Bir anne, ekransız büyüttüğü çocuğunu paylaştı:
“Markette ağlamaz. Doğayı fark eder. Kendi başına oyun oluşturur. Beklemeyi öğrenir. Kriz çıkarmaz.”
https://t.co/UYh2wN70wf
hiçbir önlem alınmamış, şerit çekilmemiş, trafik akıyor, çevrede insanlar geziyor. inanılmaz ya, şu görüntüleri 3. dünya ülkelerinde bile göremezsiniz. hepimiz allah’a emanet yaşıyoruz…
Biz yürümekten vazgeçmeyeceğiz. İsmini unutturmanıza izin vermeyeceğiz. Sinem için, öldürülen tüm kadınlar için, hayatta kalmaya çalışanlar için, adalet yerini bulana dek buradayız.
Sessiz kalmak suç ortaklığıdır. Sustukça çoğalıyor bu karanlık.
#sinemçeşim#sinemçeşimiçinadalet
Peki daha kaç kişi ölmeli? Daha kaç kadın katledilmeli ki sesimiz duyulsun? Kaç cenaze daha kaldırmalıyız ki bu ülkenin sokakları, mahkemeleri, kurumları gerçekten harekete geçsin? Artık yeter. Bu sadece bir kişi değil. Bir kişi üzerinden yok sayılan binlerce kadın.
#sinemçeşim
Bugün hepimiz Sinem için yürüdük.
Bir kadının daha yaşam hakkı elinden alındı. Hepimizin içi yandı, sesi kısıldı, öfkesi büyüdü. Sinem öldürüldü ama katil hâlâ dışarıda. Adalet yerini bulmadı, sistem sessizliğe gömülmüş
#sinemçeşim@adalet_bakanlik
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
bu şehrin kalabalığına, gürültüsüne darlanan yalnız ben olamam. beton duvarlar arasına sıkışan nefesler, caddelerde yankılanan bitmek bilmez uğultular… insan, bazen kendini bu keşmekeşin içinde kaybolmuş bir gölge gibi hissediyor.