The Telegraph (İngiltere)
Çin’e giden Batılı yöneticiler korkuyla dönüyor: Robot devrimi tüm sektörleri dönüştürüyor 🤖
🔹 Ford CEO’su Jim Farley, Çin’e yaptığı fabrika ziyaretleri sonrası “gördüklerim hayatımın en sarsıcı deneyimiydi” diyerek Çin’in otomotivde ulaştığı teknolojik seviyeyi övdü. 🚗
🔹 Farley, “Araçlarının maliyeti ve kalitesi Batı’dakilerden çok daha iyi. Eğer bu yarışı kaybedersek, Ford’un geleceği olmaz” dedi.
🔹 Çin’in endüstriyel dönüşümünde en büyük pay robotik sistemlere ait. Ülkede 2014’te 189 bin olan endüstriyel robot sayısı, 2024’te 2 milyonun üzerine çıktı. 🏭
🔹 “Karanlık fabrikalar” olarak adlandırılan tesislerde üretim tamamen otomatik hale geldi. Bazı tesislerde insan bulunmadığı için ışık bile yakılmıyor. 💡
🔹 İngiliz enerji şirketi Octopus’un CEO’su Greg Jackson, “Artık Çin’in rekabeti düşük ücretlerden değil, çılgınca yenilik yapan milyonlarca mühendisinden geliyor,” dedi. 🧠
🔹 Çin artık sadece ucuz üretimin değil; elektrikli araç, batarya, rüzgar türbini, drone ve ileri robotik gibi yüksek katma değerli sektörlerin de lideri haline geldi. ⚙️
🔹 Uluslararası Robotik Federasyonu’na göre, Çin’de her 10.000 imalat işçisine 567 robot düşüyor. Almanya’da bu sayı 449, ABD’de 307, İngiltere’de ise yalnızca 104. 🇨🇳
🔹 Uzmanlar, bu yoğun otomasyonun hem Çin’in yaşlanan nüfusuna çözüm olduğunu hem de küresel tedarik zincirlerinde Pekin’e büyük avantaj sağladığını belirtiyor.
🔹 Avustralyalı milyarder Andrew Forrest, “Çin’deki fabrikalarda makineler yerden yükselip kendi kendine üretime başlıyor. 900 metre sonra bir kamyon çıkıyor, ortada insan yok,” diyerek gördüklerini anlattı. 🚚
🔹 Ancak bu devrim, Batı için alarm niteliğinde. Çinli otomobil markaları Avrupa pazarında hızla pay kapıyor; BYD, İngiltere’de eylül satışlarını 10 kat artırarak Mini ve Renault gibi markaları geçti. 🇬🇧
🔹 Uzmanlar, Avrupa’nın Çin’le rekabet edebilmesi için robotik yatırımlarını artırması gerektiğini vurguluyor. “Aksi halde iş kayıpları, otomasyona geçen değil, geçemeyen ülkelerde yaşanacak,” uyarısı yapıldı. ⚠️
Kaynak: The Telegraph (İngiltere)
Pazardaki en ucuz sebzeyi mi alırsınız? Şehirdeki en ucuz restoranı mı ararsınız? Dişlerinizi en ucuz diş doktoruna mı yaptırırsınız? Cevap hayırsa, yatırımlarınızda da "en ucuzu" aramayın. Kalite, hemen hiçbir zaman "en ucuza" satılmaz. Fiyat değil #değer'e bakın. B. Baranowski
Cüneyt Zapsu’nun WEF-2018’deki konuşmasının tamamı:
“İnsanlar bambaşka bir cins haline gelecek. Şu an son normal insan jenerasyonu. Çok değil belki 15 sene sonra. Bundan sonra insanların bağımsız olarak yaşayamayacakları kanaati çıktı. Küçük bir elit gurup, insanlığı ve memleketleri idare edecek. Bağımsız düşüncelerini kaybetmiş bir insanlıktan bahsediyoruz. Tarihe baktığımızda, imparatorluklar hep toprakla ölçülmüş. İşte Osmanlı İmparatorluğu şöyle bilmem ne. İlk sanayi devriminde makinelerin sahibi insanları yönetmiş. Önceden toprak sahipleri, aristokratlar ve avamlar vardı. Sonradan kapitalistler ve proleterler (işçiler) var. Yeni devrim ise şimdi, bu çok çabuk ilerliyor datanın, verilerin sahibi çok küçük bir elit grup var. Diğerleri de idare edilenler.” (Verilerin, tek ana yapay zeka ve ana kuantum bilgisayarın yani benim tabirimle tek gözün sahibinin dünyayı yönetebileceği şimdi aşikar. Hack savaşlarının, veri hırsızlığının önüne geçmenin tek yolu, tek ana yapay zeka olması diyecekler).
“Bizler hala korkuyoruz işte telefonumuz hacklendi, bilgisayarımız hacklendi. Artık o geride kalmış bir olay. Verilerimiz hacklenmekle kalmıyor yavaş yavaş beynimiz hacklenmeye başlandı bile. Şöyle ki, beyin dalgaları birtakım biyometrik sensörlerle ölçülmeye başlandı ve bunlar bir elektrik akımlarına çevrilerek, analiz edilmeye başlandı. Sizin neyi düşündüğünüzü, neyi düşüneceğinizi, birini gördüğünüz anki görüntü, nasıl reaksiyon verebileceğinizi de anlamaya başladılar. Yani biyokimyasal işlemciler var artık bunu yapıyorlar ve bundan kurtuluş da yok kurtulamazsınız. Ben bu telefonu kullanmayacağım. Sen kullanmıyorsun yanındaki kullanıyor.”(Biyokimyasal işlemcilerin iki taraflı çalışacağını görmemek için kör olmak lazım. Yani beyninden/bedeninden veri alabiliyorsa beynine/bedenine veri iletme işlemi de olacaktır. Bunlar için DNA çipleri, Nanobotlar vs. kullanılabiliyor. Ayrıca kuantum bilgisayarın yani yapay zekanın önündeki en büyük engel olan veri depolama sınırı, insan DNA’sında veri depolanmasıyla çözülüyor. Ters transkripsiyon RNA ile depo DNA sentezlenebiliyor. Covid aşılarında test ettikleri yöntem. Geçen hafta Dr. Chris Shoemaker: ‘Şu anda, RNA'nın neredeyse DNA gibi işlev görebileceği ve kendini çoğaltabileceği bir mRNA teknolojisi formunu onaylama sürecindeler. Bunu kullanmak istiyorlar. Ve bir kez kullandıklarında, yıllarca içinizde üreteceğiniz anlamına geliyor’ dedi.)
“4 milyar senedir belirli bir doğal kanunlarla Allah'ın Kanunları ile gelişmişiz. Şimdi Allah’ın şeyi ama tabii olmayacak.” (Açıkça Allah’ın yarattığını; insanın, hayvanın, gıdanın, tabiatın vs. doğasını, genini değiştirecekler diyor. Bunu da iklim değişikliğine uyumlama diye sunacaklar).
“Bundan sonra artık bu bio teknolojinin sahipleri bizi yönlendirecekler. Yani ne yiyeceksin, ne içeceksin. Bu arada Profesör Harari kendisi Kudüs Üniversitesi'nden, dedi ki ‘Şu anda, İsrail Batı Şeria'da her canlıyı, yani sadece insan değil hepsini dünya tarihinde görülmedik bir şekilde, 24 saat 365 gün kontrol altına alıyor.” (israil, Google ile Nimbus projesi imzaladı. Google İsrail’e veri ve ileri düzey yapay zeka desteği sağlıyor artık. Julian Assange son saldırılar için ‘İsrail, yapay zeka kullanılarak insanların toptan y*ok edildiği bir distopyayı gerçeğe dönüştürdü.’ açıklaması yaptı).
“Bu işin önemini anlayıp bunu bir kontrol sistemi haline getiren bir tek Çin var. Daha ileri teknolojisi olan devletler ise hala, işte İnsan Hakları falan deyip karışmıyor. Düzenlenmesi lazım. En güzel düzenleme de açık yani ne yapılacak kim nasıl düzenleyecek. Kızım bana, 'Şu anda yaşadığımız jenerasyon son bağımsız düşünen jenerasyon olacak. Bizim çocuklarımız bağımsız olmayacak. Onları yeni gelen bu insan çağına yetiştirmemiz lazım. Dini telkinler vermemiz lazım.’ dedi.'' (Hangi dinin telkininden bahsediyor? Bu düzenin yöneticileri siyonist, pagan, ateist veya s*tanist olduklarını açıkça beyan ediyorlar ayrıca kabul edilemez s*apkınlıkları yeni düzenlerine koymak istiyorlar.)
Perakende cirosuna karşılık satış hacmi
O kırmızı çubuk var ya;
Hah, işte onlar bize yansıyan fiyatlar
Mavi çubuk ne?
Satın aldığımız miktar
2010dan beri satış endeksi 3.5 kat artarken
Ciro endeksi 55 kat arttı
Meksika, ortalama gelirine oranla düşük asgari ücreti olan bir ülkeydi. Politikacılar bunu sözde değil özde (alım gücü bazında) değiştirmek istedi ve 7 yılda 3,1 katına çıkardılar. Yıllık TÜFE tek basamağı hiç aşmadı. Birikimli TÜFE %40'ta kaldı. Asgari ücret enflasyon yaratmadı.
Sirkeci’den Eminönü’ne Lezzet Duraklarım:
Haftasonunda keyifli bir yürüyüş ve lezzet molaları için sevdiğim bazı mekanları paylaşıyorum.
İlk durak, kuruluşu 1777 yılına dayanan Ali Muhiddin Hacı Bekir. Çifte kavrulmuş, kaymaklı ve güllü lokum ile akide şekeri favorim.++
NVIDIA üst düzey çalışanlarının servetlerini içeren bir grafik. Çalışanlardan 1154 kişinin serveti $20 milyonun üzerinde. Türkiye'de hiçbir patron buna izin vermez. "Hepsi benim olmalı. Sonra bunların ayranı kabarır. Bana saygı duymazlar" mantığından hareket eder.
Jensen Huang, NVIDIA'yı $200 ile kurmuş. Avukatına şirketin %20'sini $200'a satmış. Bu hissenin şu anki değeri $380 milyar ve Türkiye'nin en zengin insanından daha zengin.
Jensen, Yatay Organizasyon kullanıyor: 40 kişi direkt raporluyor. Uzun vadeli (3-5 yıl) İş Planı yapılmıyor. Her çalışan Jensen'e direkt yazıp kendince önemli 5 konuyu dile getirebiliyor. Jensen'in her sabah 100'lerce mail okuduğunun göstergesi bu.
2024'ün ilk çeyreği baz alındığında NVIDIA günde $163.2 milyon net kâr elde ediyor. Yani Türkiye'nin en kârlı şirketi Koç Holding'in 2023 yılı kârını 1 ayda elde ediyor.
Adaletli, hakkaniyetli, kapsayıcı, zeki ve odaklı bir girişimci/patron/yöneticinin başarısız olma şansı yoktur.
Bizdeki durum ise, (örneğin) uydu için özel yazılım geliştiren bir start-up yatırımcı karşısına çıktığında ilk aldığı geri bildirim "Yatırım yaparım ama şirketin %51'ini isterim" oluyor. Abi istersen %99'unu al. Adam yazılımı alıp gittiğinde g.t gibi ortada kalırsın. Neyin ayağı bu? Bizde niye %51 istenir biliyormusunuz? Çünkü amaçları iş yapıp beraberce para kazanmak değil, ileride punduna getirip ortağını kazıklamaktır. 23 Nisan'da bana 1 günlüğüne yönetme imkanı verseler, bakın görün girişimcilik bu ülkede nasıl ışık hızıyla artıyor görürler. Bütün Pay Sahipleri Sözleşmeleri Blokzinciri üzerinde devletin denetiminde ve yetkilendiği M&A avukatları tarafından yapılır. Bak bakalım %51 ile ortağını kazıklamak nasıl oluyormuş gösterirler adama. Bastırdıkları hisse senetlerini tuvalet kağıdı olarak kullandırırım ki, hem canları hem de popoları acır.
🚨⚪️⚫️ Ciro Immobile to Besiktas, here we go! Deal in place until June 2026 as documents have been signed now.
Travel to Istanbul and medical tests will follow.
Ciro says goodbye to Lazio after fantastic years together, he’s ready for Besiktas 🦅