Sözler tutulmadı, tekrar geliyoruz!
3 Bakanlık garantörlüğünde verilen sözler doğrultusunda Doruk Madencilik direnişimizin fiili eylemliliğini sonlandırmıştık. 15 Mayıs'a kadar ödeneceği sözü verilen özlük haklarımız hala ödenmedi.
1 Haziran'da İçişleri Bakanlık'ı önündeyiz.
Taksim, Gezi Parkı halka açıkmış!
Yurtdışı yasağımız olduğu için İngiltere’ye gidemiyoruz.
1 Mayıs’ta Taksim’e gidelim deyince gözaltına alınıyoruz.
İngiliz yurttaşlarına serbest olan Taksim, sadece işçi sınıfına mı yasak @TC_istanbul ?
Bir öğretmen evladı olarak, bir öğretmen kardeşi olarak, bir kız öğrenci babası olarak çok üzgünüm, çok öfkeliyim, çok endişeliyim.
Eğitim sendikalarının aldığı yarınki grev kararını destekliyorum. Kızımı da okula göndermeyeceğim.
Eğitimin olağanüstü sorunları yerine muhaliflerle laf yarışı yapan Bakan Yusuf Tekin'i de derhal istifaya davet ediyorum.
Direnişimiz kırılsın diye Migros Sanal Market İK’sı üzerinden bir SMS ile işten çıkarıldığımız bilgisini aldık. Böyle bir usül yok!
Direnişimiz kırılsın diye gece yarısı lojmanlarımızdan çıkarılmaya çalışıldık böyle bir usül de yok!
Migros, tüm usulsüzlüklerinden ve manipülasyonlarından derhal vazgeçip depo işçileri ve onları sendikasıyla müzakereye oturmalı; işçilerin sorunları artık çözüme kavuşmalı! #KibirliMigros
Ömrüm boyunca "Şimdi sırası değil. Sakın söyleme. Kimsenin bilmesine izin verme. Sence kimsenin umrunda mı? Başka özelliklerinle kendini sevdir. Açığını kapat. Evlensen en güzeli. Helak olan kavmi hatırla. Gündemimiz sen değilsin. İlgiyi üzerine çekme. Efendi ol. Öne çıkma. Şov yapma" sözlerini işittim zaten...
Sizce burdan bana yazılan o akıllar şu saatten sonra beni ırgalar mı? Çocukluktan beri okulda, sokakta duyduğum 4 harfli küfrünüz beni üzer mi?
Haziran ayı boyunca yazıp çizeceğim bu konuda kusura bakmayın. Takip etmeseniz de timeline'ınıza düşüyorsam yapabileceğim bir şey yok.
Ha neden Haziran?
Dünyanın bir yerinde bir Haziran ayında işsiz, evsiz, güvencesiz bırakılmış, hor görülmüş lgbti'lere baskılar öyle bir geri teper ki bir daha o ülkede kimse onlarca yıl kimseye değil baskı yapmak akıl vermeye dahi kalkamaz. Bir Haziran ayında...Sonra Haziranlar, o başkaldırının saygıyla anıldığı, utanç değil onur duyulan aylar olur.
Nerede otoriter bir baba figürü, ülkeyi şahsınının malı sansa karşısına önce gökkuşaklarıyla lgbti'ler dikilir...
Haydi iyi geceler.
Rüyanızda 🌈 görün.
Altından geçmekten de korkmayın.
Değil mi ki 19 Mart'tan beri her eylemde her meydanda kampüste Lgbti'ler de direniyor ve gencecik lgbti gençler bedel ödüyor siz de bu gececik kabus gibi bir rüya görüveriniz
..
Hâlâ "ne lüzum vardı şimdi bu saçmalığa?" diyorsanız da bilin ki o otoriter ana baba sizsiniz. Fırsatınız olsa ve ülkeyi yönetseniz aynı haltları yersiniz.
Aylardır ödenmeyen ücretleri ve gasp edilen hakları için iş bırakma eylemi yaparak bayramı kanal binasında geçiren KRT TV emekçileriyle bayramlaştık.
🔴 Genel Başkanımız İlhan Ağırbaş, Genel Sekreterimiz Deniz Gülşen, Denetleme Kurulu Başkanımız Yılmaz Bozkurt, İstanbul Şube Sekreterimiz Anıl Denizci ve üyelerimizin katıldığı ziyarette, DİSK Basın-İş üyesi işçilere dayanışma dileklerimizi ilettik.
Boykot bütün ayarlarını bozdu. Savcılık ifadeye çağırmakla tehdit ediyor, ticaret bakanlığı, para kaybedenler tazminat davası açabilir diyor, bunların küçük ama mide bulandırıcı olanı oyuncuları tehdit ediyor, öğrencilere politize olmayın, başınız yanar diye aba altından sopa gösteriyor. Bir yandan boykot kararıyla aklınız sıra dalga geçiyorsunuz, bir yandan yalan olduğunu bile bile suç diye bağırıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın! Bizden para kazanamayacaksınız! Kibrinizden odalara sığamıyordunuz. Gidin şimdi malınızı kime satıyorsanız satın!
NOW TV Spikeri Ozan Gündoğdu:
"Erdoğancı gazeteciler fazla panik yapıyor.
Diyelim ki facianın sorumlusu bakanlık olsun, ne fark eder?
Halkımızın ekseriyeti 6 Şubat’a bile bir şey dememiş, on binlerini betona gömmüş, Kartalkaya’nın hesabını mı soracak, rahat olun."
Para mı yaşam mı? Kazdağları, Akbelen, İliç... Farklı mı! Ölüyoruz, öldürülüyoruz. Ne için? Para. Herkes cebine, banka hesaplarına baksın. Uğruna yaşamın yok edildiği, insanların öldüğü bu para kimin cebinde?
Ne çok ihmal deniyor. İhmal falan değil. Bu bilinçli bir tercih. Bu düzen, "para mı yaşam mı" sorusuna para diye cevap veriyor. Para. Yaşamın bir değeri yok. Soma, 6 Şubat, Van, Amasra, Ermenek, Çorlu...