mühendislik unvanına daima layık olmaya,sağladığı yetki&yüklediği sorumluluğu bilerek,hangi şartlar altında olursa olsun onları ancak iyiye kullanmaya yurduma&insanlığa yararlı olmaya, kendimi&mesleğimi maddi& manevi alanlarda yükseltmeye çalışacağıma namusum üzerine yemin ederim
Venezuela’da meydana gelen öncü 7,1 ve 39 saniye sonra gelen 7.5 büyüklüğündeki deprem dalgaları Türkiye’ye ulaştı mı? Bizim faylarımızı tetikler mi?
Deprem odağından yola çıkan en hızlı dalgalar, mantonun derinliklerini kestirmeden geçerek yaklaşık 12 dakika 47 saniye sonra Türkiye’deki sismometrelerimize ulaştı ve ilk kırılmayı kaydettik.
S (İkincil) Dalgaları: P dalgasının hemen arkasından gelen enine dalgalar, 23. dakikada istasyonlarımıza giriş yaptı.
Yüzey Dalgaları: Yer kabuğunu (yer yüzeyini) takip eden en yavaş ama en yüksek genlikli dalgalar ise yaklaşık 45 dakika sonra Türkiye'ye ulaştı. Sismogramlarımızda saatler süren uzun periyotlu salınımlar devam edecek.
9.784 kilometre gibi telesismik bir mesafeden gelen bu dalgalar, Türkiye'deki istasyonlar tarafından hassas sismometrelerle net şekilde kaydedilse de, buradaki fay hatlarında yeni bir kırılmayı tetikleyecek tektonik stresi veya dinamik tetiklemeyi oluşturamazlar.
Ülkemizdeki sismik risklerin ana kaynağı uzak kıtalar değil; kendi bölgemizdeki plaka hareketleri ve yerel fay sistemlerimizdir.
#Deprem #Sismoloji #YerBilimleri #Venezuela #earthquake
Bu saatten sonra
” parti kendi içinde kenetlenmez/ kenetlenmemeli”
Kendi içinde böyle şeylerin olması, içinin bu kadar kötü olması hepimizin meselesidir
Kabul edilemez
Dümdüz bir Beşiktaş taraftarıyım.
Ne yorumcuyum, ne analizciyim, ne scout, ne de futbol profesörü… Bu işlerden para kazanmıyorum. Kazananlara da saygım sonsuzdur. Tek istediğim şey ise yıllardır özlediğimiz, sahada ne oynadığı belli olan güçlü bir Beşiktaş izlemek.
Bugün Beşiktaş;
- Avrupa’nın elit maaş veren kulüplerinden biri değil.
- Son yıllarda sportif istikrarını ciddi şekilde kaybetmiş durumda.
- Teknik direktör öğüten bir iklime sahip.
- Medya ve taraftar baskısı Türkiye’nin en yüksek seviyelerinde.
Bu yüzden mesele artık sadece “iyi teknik direktör” getirmek değil. Gerçekçi olmak, doğru futbol aklını seçmek ve o hocaya uygun kadroyu kurabilmek gerekiyor.
Beşiktaş’ın son yıllardaki en büyük problemi ise her gelen hocayla birlikte kadro yapısının ve oyun modelinin de değişmesi oldu. Bir sezon geçiş oyunu oynandı, sonraki sezon topa sahip olma oyunu denendi, ardından tamamen başka bir yapıya geçildi. Sonuç olarak takım kimyası ve ortak bir futbol kimliği oluşmadı.
Bence Beşiktaş artık reaksiyon veren değil, reaksiyonu oluşturan takım olmak zorunda. Rakibi bekleyen değil; rakibi baskı altına alan, önde basan, tempolu, atletik ve oyunu rakip sahaya yıkan bir yapı kurulmalı. Çünkü bu kulübün genetiği buna daha yakın.
Bana göre sözleşmesi bitmiş teknik direktörler içinde Beşiktaş genetiğine en uygun yabancı isimler ise şunlar:
- Rúben Amorim: Modern ön alan baskısını ve dominant oyunu birlikte oynatabilen en güçlü profillerden biri.
- Marcelo Gallardo: Enerjisi, agresifliği ve karakteriyle tribünle çok güçlü bağ kurabilecek bir teknik adam.
- Oliver Glasner: Atletik, tempolu ve fiziksel olarak rakibi boğan modern futbol anlayışına sahip.
- Jacob Neestrup: Genç, modern ve sürdürülebilir futbol organizasyonu kurabilecek dikkat çekici bir profil.
Özetlemek gerekirse mesele sadece “hangi hoca gelecek?” değil. Beşiktaş’ın artık nasıl bir futbol oynayacağına karar vermesi gerekiyor. Bu yüzden yapılacak transferlerin de sadece “isim” üzerinden değil, oyun modeli üzerinden yapılması gerekiyor. Çünkü bu taraftar artık sadece skor değil; mücadele eden, önde basan, tempolu ve rakibe kendi oyununu kabul ettiren bir Beşiktaş görmek istiyor.
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
Murat Ağırel ve ailesinin acilen devlet koruması altına alınması gerekiyor.
Bu Pedofili y@vşakların da bir an önce yakalanıp, emniyette ki düşme videosunun gelmesini diliyorum🙏🏼
#MuratAğırelYalnızDeğildir#gazeteciliksuçdeğildir
Fatih Altaylı’nın tahliye edilmesi gecikmiş olsa da sevindirici…
Tahliye kararı yaşanan hukuksuzluğu ne yazık ki ortadan kaldırmaz.
Darısı diğer tutuklulara…
Gazetecilik suç değildir!
#FatihAltaylı
Her anlamda geriye gidiyoruz! Ankara Emekte 1962 yılında yapılmış bir site. Girişte bir ferahlık ve huzur. Hem yazlık hem kışlık balkonlar var adeta. Katlardaki tüm iç balkonlar çiçeklerle dolu.
Yıl 2025! Kendi giriş kapısı dışında hiç kimseyle hem hâl olamadığımız apartmanlar!
Bugün Kuzey Marmara’da Marmara ereğlisi’nin 15 km güneyinde deniz içinde M5,3 büyüklüğünde olan deprem yedi ile 12 km odak derinliğinde, granit katmanı içinde gerçekleşmiştir. Sağ yanal atımlı bir depremdir. Böyle bir depremin hasar yapması söz konusu değildir. Ne var ki özellikle İstanbul’un Avrupa yakasında gevşek topraklı kesimlerde çok sarsmıştır.
Daha önce 23 Nisan 2025 yılında yine Silivri Körfezi’nde 6:10’da ikilik bir deprem olmuş , bu depremle 18 kilometrelik bir kırık gerçekleşmiş, kırık sürüklenme ile Büyükçekmece mimar Sinan’a kadar ilerlemiştir. Ne var ki bugünkü deprem yine Silivri Körfezi’nde olmuş ancak körfezin ortasında ya da doğusunda değil körfezin batı ağzında gerçekleşmiştir.
Bu yıl olan her iki deprem Kuzey Marmara’da beklenen büyük depremlerin ayak sesleri değildir . Bu bölgede beklenen 6,9 ile M7,1lik deprem olmadan önce altıya varan hatta 6,2 ye varan uyarıcı depremler olacaktır. Bu küçük depremler Tekirdağ kolunun gerginlik biriktirmekte olduğunu göstermektedir. Ne var ki önce İstanbul
Kolunun mu? Yoksa tekirdağ korunum mu kırılacağını bilmiyoruz.
Benim kestirme algoritmama göre henüz kuzey Marmara depremi için onlarca yıl vardır .
Kaçışma gerek yok . Her ne kadar bu konuda Sayın ISTANBUL VALISI karar verme yetkisine sahip olsa da, okulların, spor müsabakalarının, etkinlikleri durdurulmasına gerek yoktur.
Bu depremden sonra oluşan artçı depremler bir hafta on gün sürebilir . Kaçışma gerek yok. Böyle bir depremden sonra daha büyük bir deprem geleceğini öngörmek bilime aykırıdır.
İstanbul’daki niteliği 6,4’e kadar büyüklüğe dayanıklıdır.
Şu bir gerçek ki günümüzde Türkiye’nin en büyük sorunu deprem değildir . Deprem sorunun çözümü için sağlam yerde sağlam yapıda oturmak gerekir. İstanbul gibi bir yerde sağlam yerde sağlam yapıda oturmanın aylık bedeli 40 ile 60.000 TL’den başlamaktadır. Asgari ücretin 22.000 TL olduğu ülkemizde yurttaşlarımızın %50’den çoğunun sağlam yerde sağlam evde oturma seçeneği yoktur.
Kısacası ekonomik çöküş , geçim sıkıntısı çözülmeden Türkiye’de deprem sorunu çözülemez.
Söylenecek söz çok, ancak bu kadarı ile yetinmek zorundayım .
Tüm yurttaşlarıma esenlikler diliyorum .
🛑Sevmeyen, sevemeyen, sevgiyle güzelleşmeyen, sevgiye cevap veremeyen insanlardan korkun.
Uzak durun onlardan.
Hiç bir şey mutlu edemez onları.
Mutlu olmazlar.
Mutlu etmezler.
Merhabalar,
Bu bağış kampanyasını paylaşmanız mümkün mü? Destekleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Her paylaşımla daha fazla kişiye ulaşmamıza ve kampanyamızı büyütmemize yardımcı oluyorsunuz.
Doğa ile uyumlu yapılar, çevreye zarar vermediği gibi, aynı zamanda insan ruhunu besler. Doğal ışık, yeşil alanlar ve doğal malzemeler, yaşam kalitesini artıran unsurlardır. Mimarlık, insanı doğanın bütünleyici bir parçası yapmalıdır.
Düzlük alüvyal/kıyı delta çökelleri depremin şiddetli; dağlık/tepelik kayalık alanlar daha az hissedilmesinde önemli rol oynar. 03.06.2025, 02:17 Marmaris (#muğla), Söğütköy açıklarında Mw=5.8 #deprem Dalaman, Fethiye, Köyceğiz ve Marmaris kıyısında şiddetli hissedilmiştir.
@sismoguide1999 4- ancak gömülen anılar , o nefis anlar ve insanlar artık yoktu. Herşey değişiyordu, eskiyi sevenler azalıyordu. Yaşam devri daim oluyordu, ruhun ölmediği umudu tartışmaya açıktı
The M6.2 earthquake that struck the Marmara Fault near Istanbul was felt by a city of nearly 16 million people. The fault itself lies 15 km south of the city--unlike the fault that ruptured in last month's Myanmar earthquake.
https://t.co/ONo7d5stBn