Basit ve sade bir yaşamdı dileğim
Kendimle bir iç hesaplaşma içindeyim
Şiirlerime bunu da aksettirdim
En azından böyle olmasını diledim
Ne mutlu "yaşıyorum" diye bilenlere...
Basit ve sade bir yaşamdı dileğim
Kendimle bir iç hesaplaşma içindeyim
Şiirlerime bunu da aksettirdim
En azından böyle olmasını diledim
Ne mutlu "yaşıyorum" diye bilenlere...
En ağır cümleler bazen hiç kurulmaz. En büyük feryatlar ise işitilen değil, içine gömülenlerdir. İşte gerçek çaresizlik, insanın sesini değil; seslenme arzusunu kaybettiği yerdedir.
Haddi zatında sessizleşmek de başlı başına bir eylemdir. Çünkü insan bazen konuşacak söz bulamadığından değil, sözün artık hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anladığından susar. O vakit sessizlik, korkunun değil; tükenmiş ümidin dilidir.
Haddi zatında sessizleşmek de başlı başına bir eylemdir. Çünkü insan bazen konuşacak söz bulamadığından değil, sözün artık hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini anladığından susar. O vakit sessizlik, korkunun değil; tükenmiş ümidin dilidir.
Şimdi susuyorum; çünkü son söz de yoruldu dudaklarımda.
Artık ne bekleyişin adı umut, ne de dönüşün ihtimal.
Her vedanın bir mezarı varmış; ben seninkine diri diri gömüldüm.
İçimde taşıdığım seni, bugün ellerimle toprağa emanet ediyorum.
Ne seni suçluyorum ne kendimi;
Mânâ gülşeninde açan sır çiçeğisin ey Meryem.
Ezelden levh-i dilime nakşolmuş bir hikmet nefesisin.
Rûhum, cemâlinin tecellîsiyle kendi hakikatini arar.
Yokluğun bile vuslata benzeyen bir imtihandır bana.
Ey dil, bu ismi zikrettikçe gam dahi letafete döner.
Mevlâ'nın lütfu gibi geçen adın, gönlümün en mahrem duasıdır.