How can mathematics inspire hope?
Mathematics helps us understand the world, navigate uncertainty and build shared solutions for a more sustainable future. Through data, reasoning and collaboration, it strengthens trust in knowledge and supports innovation for the common good.
To mark the International Day of Mathematics 2026, @UNESCO, the International Mathematical Union and IMAGINARY brought together mathematicians and thinkers from around the world for a global webinar on “Mathematics and hope.”
In a message shared for the occasion, @Pontifex reminded participants that knowledge alone is not enough if we lose sight of our humanity, encouraging mathematicians to help shape a more hopeful future.
https://t.co/hXYSmuwQfq #MathematicsDay
Çok önemli !
Su, 21. Yüzyılın en değerli doğal kaynağı,
Kanal İstanbul; şehrimizin en önemli su kaynaklarından birini yok edecek.
İstanbul’u koruyacağız!
Daron Acemoğlu Boğaziçi Üniversitesi'nde akademisyen olsaydı şu bildiriye imza attı diye yakasına yapışır, soruşturma açar, çalışmasını engeller, yandaş medyada hedef gösterirdiniz. Şu an, zorunluluktan tebrik ediyorsunuz.
O yüzden, yemeyelim birbirimizi :)
Kahramanmaraş'ta Çınar'ı enkazdan çekip çıkaran köpek Alex'i hatırladınız mı? Bu videoya iyi bakın, Alex'i bir daha göremeyeceksiniz, çünkü zehirleyip öldürmüşler
Çınar ailesini kaybettikten sonra Babaannesiyle şehre taşınmıştı. Alex ise köyde kalmıştı. Birileri zehirlemiş öldürmüş
Katliam yasası çıktığından beri hayvan katliamı marifet oldu malum, buyrun sonucu!
Dünyada bu sebeple Instagram'ı kapatmış tek bir Arap veya İslam ülkesi yok. Haniye'nin cenazesinin kalktığı Katar'da bile Instagram açık. Haniye sansürü bahane, amaç sosyal medyayı kendi otoriter denetimlerine alacak şekilde yeniden dizayn edebilmek.
🟡 Haber
Kayyum yönetimin 14 Haziran 2024 tarihindeki kararına göre Nilgün Fırat, Gözde Han ve Nazım Çapkın gerekçesiz bir şekilde İleri İngilizce Biriminden uzaklaştırıldılar.
Birimde yıllardır görev yapan bu üç öğretim görevlisinin,
Kızılay eski başkanının kızı 16 yaşındaki gencecik insana çarptı ve ölümüne sebep oldu, tutuksuz yargılanacak.
İzmir’de iki gencecik insan yağmur suyunda kapatılmamış elektrik kablosuna değip hayatını kaybetti ne Gediz Elektrik’ten, ne büyükşehir belediysesi’nden ne de Enerji Bakanlı’ğından ses yok.
Soma’da, Çorlu’da ne oldu ki bunlara adalet arıyoruz? İnsan canının en ucuz olduğu ülke malesef Türkiye.. Kağıt üstünde değil gerçek anlamda bir hukuk devleti olmadığımız sürece bu garabetten hepimiz nasibimizi alacağız.
Dün Musée des Beaux-Arts de Strasbourg’da gezerken Boğaziçi’ndeki canım hocama rastladım gibime geldi, çok mutlu oldum 🥰 İyi ki varsınız hocam! @MineEder 🌸💐🩷
Bu bizim neslin erkeklerinin DEDELERİMİZDEN bile daha muhafazakar olduğu araştırması doğru galiba. Çocuğun annesi gayet ailelerimizin yaşadığı tatlı, kimseye zararı olmayan müslümanlığı yaşıyor. Bir tane yanlış lafı yok. Çocuksa tam siyasal islam editlerinden etkilenen kasa. Off!
Öncelikle Allah kabul etsin. Bu kampüs hepimizin. Eğer öğrenciler iftar düzenlemek istiyorsa elbette iftar düzenlenecek.
Gelelim sıkıntılara ve konuyla ilgili yanlış bilinen şeylere:
1)
Bazı arkadaşlar “İşte zaferin görüntüsü” gibi şeyler yazmış. Sanki iftar daha önceden düzenlenmiyormuş gibi. Güney Meydan’da iftar Naci İnci’den, Melih Bulu’dan önce de düzenleniyordu. Yani iftar İnci’yle başlamış bir şey değil. Fark, İnci buna şova çeviriyor.
2)
Kimse öğrencilerin Güney Meydan’da iftar düzenlemesine karşı değil. Karşı çıkılan şey iki yüzlülük. Bir tarafın istekleri özgürlük kapsamında değerlendirilirken diğer tarafın istekleri yasaklanıyor. Mesela öğrencilerin izlemek istediği film “LGBT içerikli” diye sansürleniyor, film izlenmesin diye fıskiyeler açılıyor, Onur Yürüyüşü yapmak isteyenler polis şiddetiyle karşılaşıyor, konser etkinliğine yoğun kısıtlamalar getiriliyor, kulüp kapatılıyor, öğrenci etkinlikleri sebepsiz yere yasaklanıyor, öğrenciler baskı görüyor, gece kampüste takılan öğrenciler güvenlik taciziyle karşılaşıyor, okul dışından biri etkinliğe gelmek istediği zaman kısıtlamalarla karşılaşıyor, protesto düzenleyen öğrenciler okula alınmıyor.
Ama iftarda veya İslam Araştırmaları Kulübü’nün düzenlediği herhangi bir etkinlikte kim var yok kim yok içeri alınıyor denetimsiz bir şekilde, her türlü destek veriliyor.
Gazze eylemi yapıldı mesela. İslam Araştırmaları Kulübü’nün düzenlediği eyleme okul yönetimi destek verdi, “makbul görmediği” öğrencilerin düzenlediği eyleme polis çağırdı. Bir tarafa özgürlük diğer tarafa zorbalık.
3)
Okul her gün daha “İslami” hale getiriliyor. Mesela bir kampüsün yurduna sadece erkekler, diğer kampüsün yurduna sadece kadınlar koyuluyor. Bakın binalar ayrılıyor demiyorum, kampüs ayrılıyor. İçkiye açılmış bir savaş var hatta vakti zamanında Mezunlar Derneği’nin lokali zabıtalarca mühürlenmişti içki satılıyor diye. Güvenlikler “İslami görmediği” öğrencilere müdahale etmeyi kendine hak görüyor. Hoca alıyorlar mesela, neredeyse istisnasız İslami çevrelerle bağlantılı. Alınan personel de öyle. Hoca alıyorlar “Ben evrime inanmıyorum bu nedenle anlatmayacağım” diyor. “İslami olmayan” veya “geleneklere uymayan” tüm etkinlikler ya yasaklanıyor ya da baskılara/kısıtlamalara maruz kalıyor.
4)
Eskiden, aşağıda fotoğrafını gördüğünüz alanda iftar da yapılır, içki de içilir, film de izlenir, maç da izlenir, konser de yapılırdı. Kimse kimseye de karışmazdı. Elbette öğrenciler arasında siyasi rekabet/mücadele hep vardı. Ama bu etkinliklerin hepsi yapılırdı. Bir şekilde öğrenciler birlikte yaşamaya başarırdı. Yönetim de birini yasaklıyorum diğeri serbest demezdi.
Boğaziçi 28 Şubat’ı en az hasarla atlatmış bir okul ama yine de mağdur olanlar oldu. Bu sefer de şu an “makbul görülmeyen” öğrenciler onlara sahip çıktı, erkekler başörtüsü takarak tepki gösterdi. Yönetim sahip çıkmazsa farklı görüşte de olsa öğrenciler birbirine sahip çıkardı. Şimdiyse makbul görülmeyen taraf ölsün diye bakılıyor, diğerinin hakkı yenmiş umrunda değil.
5)
Şimdi de “Zafer” diyip fetihçi bir anlayış sergiliyorlar. Tüm değerleri, özgürlükleri yok edip sadece bir tarafın istediği olsun. Onlara göre Güney Meydan’da iftar düzenlensin ama varsın Boğaziçi çöksün.
Brian Cox reads If I Must Die, by beloved Palestinian poet, teacher and martyr Refaat Alareer.
Refaat was killed on December 7th by an Israeli airstrike.
This was the last poem he published.
Hakkında suç duyurusunda bulunulması gereken, Anayasa Mahkemesi üyeleri değil bu kararı veren Yargıtay üyeleridir. Anayasanın 153. maddesinin son fıkrası açık. Bu rezalete derhal son verin!
US vetoes Security Council resolution that would have called for “humanitarian pauses” to deliver lifesaving aid to millions in Gaza
Favor: 12 (Albania, Brazil, China, Ecuador, France, Gabon, Ghana, Japan, Malta, Mozambique, Switzerland,UAE)
Against: 1 (US)
Abstain: 2 Russia, UK
Zeynep ile birlikte çalışmadan onun gibi bir akademisyenin istifaya zorlanmasının bir bölüm için ne kadar büyük bir kayıp olduğunu anlamak kolay değil. Çok üzgünüm.
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü akademisyenlerinin açıklaması 👇https://t.co/OCDNK1Oe1u
UN human rights expert warns of new instance of mass ethnic cleansing of Palestinians, calls for immediate ceasefire:
"There is a grave danger that what we are witnessing may be a repeat of the 1948 Nakba, and the 1967 Naksa, yet on a larger scale."
https://t.co/u0WNV8UXvg