Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
İzmir-Çanakkale yolu kapalı
İntepe'de yangın sürerken Güzelyalı küle dönmüş
Dumandan nefes almak oldukça zor ama halk evini kendi korumaya çalıştığı için bekliyor.
Ülkenin dört bir yanı yanarken saraylarında saltanat sürenlerin saraylarını başına yıkacağız!
#ÇanakkaleYanıyor
Yeni bir dönemin eşiğindeyiz.
Yükümüz ağır.
Geleceğimizi iyileştirmek zorundayız.
Birikmiş sorunlarımızı ancak akıl, bilim ve sağduyuyla hareket ederek çözebileceğimize inanıyorum.
Yarın lütfen oyumuzu kullanalım.
İş telefonundan bu saatte ilginç bir bildirim sesi geldi diye meraktan baktım yaklaşık 5 sn sonra deprem oldu. Teknolojinin doğru kullanımına örnek bir sistem olmuş. #deprem#izmir
Câhilce taraf tutmayın, yaşatmaktan yana olun. Bu politik bir mesele değil, hayvan dostlarımızın hayatları söz konusu olan. Bıktık tükendik artık sizin cehaletinizden, ‘o ne derse doğrudur’larınızdan.
Pandemi şartlarında cumartesi akşamında internet yok ve düzeltilmesi 48 saat içinde olacakmış. ‘Kesintisiz int’ için gönderilen ‘2GB’ sadece TT hatlarında geçerliymiş. Nereden baksanız rezillik. Haberiniz olsun dünya #Perseverance yi konuşuyo @TurkTelekom
İzmir’e geleli 8 ay oldu büyük deprem küçük depremler sel felaketinde trafikte mahsur kalmak ufak tefek fırtınalar dışında bu akşamki fırtınada şantiyedeki ofisimin 2 tam tur takla attığının haberini almış bulunmaktayım.. yine de canım #izmir
Babam(78) kronik kalp ve akciğer yetersizliği hastası. 10 aydır evde hapis. Hâlen aşı kaydı çıkmadı, bugün git - yarın gel deniyor. Babam salgında işyerindeki elemanların maaşlarını aksatmamak için kredi alan, vergi veren bir vatandaş.
Babamın aşısını Melih Gökçek'e mi verdiniz?!
Kredi ertelemeler okullar faturalar maaş destekleri önlemler konuşulmadı o kabinede sadece katarlılar kıskananlar adi fransa ve ‘onlar’ konuşuldu anlaşılan korona ne ki abartmayın..