98’de Trabzon’un Premier Lig’den transfer ettiği İngiliz Kevin Campbell şehre ve takıma çok zor uyum sağlayınca başkan Mehmet Ali Yılmaz “elin yamyamını gol makinesi diye aldık, adam çamaşır makinesi çıktı” demişti, Campbell da bunun üzerine takımı terk edip İngiltere’ye dönmüştü. Sosyal medyanın olmadığı o yılların en büyük futbol otoritesi olan Erman Toroğlu da Maraton programında şöyle bir şey demişti;
“Sen Avrupa’nın büyük şehirlerini görmüş, şöhretin zirvesini tatmış yabancıları transfer edecek bir kulüp değilsin. Senin şehrin ne bunların karılarının kaprislerini tatmin edecek büyüklükte, ne de çocuklarının ihtiyacını karşılayacak sosyallikte. Eğer borç harç bu adamları getirirsen verebileceğin en son şey şehrin anahtarı ama Paris’i, Londra’yı gören adamı onunla da motive edemezsin. Senin yabancı reçeten belli, sen iki kamyon mazot karşılığında Arçil’le Şota’yı Gürcistan’dan getirip yıldız yapan takımsın. O formatta bir yabancı bulacaksın ki geldiğinde her şeyi sende görecek, onu sen var edecek, içindeki cevheri sen ortaya çıkaracaksın. Öylesini bulursan seni de, şehrini de bir nimet gibi görür, formayı kaybetmemek için dört elle sarılır. Zamanı gelince satar, paranı da kazanırsın ama Avrupa’nın en tepesinden alıp getirdiğin adam ne senin hocanın taktiğini dinler, ne yönetiminin kestiği cezayı öder. Bak Campbell bindi uçağa gitti ama Vugrinec gitmiyor, görürsün uzun yıllar da oynar Trabzon’da. Çünkü o da garibanlıktan geldi, çoğu şeyi burada gördü, şehri de takımı da kendisine nimet olarak görüyor. Biliyor ki düşerse Trabzon’un altında sefalet var.”
Kurada Midtjylland çıktığında hepimiz bu takım Konferans Ligi’nde yoluna devam eder dedik. O gün ortada doğru dürüst bir takım bile yoktu. Ve o Beşiktaş bugün UEFA Avrupa Ligi’ne kendini atabildi. Daha düne kadar bu takım UEFA Avrupa Ligi’nde finallere kalır diyenler bugün yayınlarda Beşiktaş’ı yerden yere vuruyor. Beşiktaş Yönetimi’nin önündeki en büyük sorun elbette hakem sorunu bir o kadar daha büyük sorunu var. O da Beşiktaş taraftarını sürekli karamsarlığa itekleyen sosyal medya hesapları ve YouTube kanalları. İtalyan hocaya, üstü kapalı hoca moca değil diyenler var. Ben kadrodan çok umutluyum ama yayıncılık ehliyeti olmayan insanların bu kulübe verdiği zararı telafi etmek mümkün değil. Gerçekten Beşiktaş camiasının işi çok zor.