Az önce (saat 18.51) Sözcü TV haber sunucusu olan bu tip "Türkiye kolay ölümler ülkesi" dedi.
Bu zihniyete göre ülkede her şey karanlık, her şey kötü, her şey berbat.
Tam da İsrail'in istediği gibi konuşuyorlar.
Bunun adı özgürlük değil, devlet ve millet düşmanlığı.
Bu nasıl bir rezalet!
Düzenlenen bir ödül töreninde, alkol masalarının olduğu bir ortamda, Ayasofya Camii'nin görselinin yansıtıldığı sahneye çıkarılan Neslihan Atagül'e ödül verildi!
Ayasofya camii, sizin yarıçıplak oturduğunuz içki masalarının mezesi mi ?
Haddinizi bilin!
Fonda Ayasofya Camii ve Allah lafzı şerifi… Elde alkoller… Altta mini etekler… Ne yapıyorsunuz siz? Başka dekor mu kalmadı? Provokasyondan başka nedir amacınız? Bu Millete hiç mi kalmadı saygınız? Yoksa zaten hiç olmadı mı? DEVLET GÖREVE! @EmniyetGM
Özlem Gürses, MHP Genel Başkanı Bahçeli'ye aşı yaptığı, canını acıttığı için "Gülnaz Şırınga" isimli hemşirenin dayak yediğini ve acilde tedavi gördüğünü iddia etti.
Gülnaz Şırınga diye bir hemşire yok.. Trollenmiş..
Kitlenin en "akıllısı" bu hanımefendi işte..
Boykotun etkisine inanmayan arkadaşlarınıza izletin!
İşgalci İsrailli Üreticiler Birliği’nin hazırladığı reklam filmiyle açık açık "bizden aldığınız ürünle işgalci İsrail ordusuna destek olun" dedi !
Hâlâ boykot yapmayacak mısın!
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp
Sözde oyuncu Cemal Toktaş !
Ailesi ile birlikte dalga geçen, mizah yapacak başka birşeye zekâsı yetmeyen asalak!
Haç işareti yaparak dalga geçtiğiniz "Süphaneke" ye muhtaç kalasınız inşallah.
FARE kadar haysiyeti olmayan algı operatörü tiplerin düştüğü hale bak….
CHP'li Konyaaltı Belediyesi’nde kadrosu bulunmasına rağmen işe gitmediğinin ortaya çıkması ve “Bankamatik faresi” diye anılan İyi Parti’den milletvekili aday adayı olan, en son Özgür Özel’in makamında CHP rozeti taktığı Arif Kocabıyık Bulgaristan’a kaçarken TIR dorsesinin altında yakalanmış.
Yıllarca elinde mikrofon Mülteciler üzerinden provokasyon yapıp milleti kışkırtan adamın, Avrupa'ya mülteci olmak için kaçarken yakalanması da başka bir ironi oldu.
Yüz binlerce mültecinin ahı çıkacak, Tanju Özcan'dan, Ümit Özdağ'dan, Arif Kocabıyık'tan ve nicelerinden..
Tarihi Bir Skandal: Bütün Dünyanın İzlemesi Gereken!
İsrailli Bakan, Gazze'ye girmeden önce İsrailli askerlere sesleniyor: "Gazze'deki bebekleri yakalayın ve kafalarını kayalara vurarak parçalayın!"
ABD Kongre Binası'nda, protestocular İtamir Ben-Gvir ile yüzleşiyor, onu Gazze nedeniyle "savaş suçlusu" ve "bebek katili" diye adlandırıyor.
İnsan içine çıkarmayacak aşağılık yaratık.
🔴 Unutulmaz diyaloglar..
Fazıl Say, İlk astronotumuz Alper Gezeravcı'nın Uzay yolculuğu için twit atmış, "Ne gerek vardı gitmeye, ABD yıllar önce zaten gitmişti oraya" demişti.
Nedim Şener'den yıllarca unutulmayacak o cevap gelmişti:
İyi de sen niye Mozart'ın 1800'lerde bestelediği eseri aynı nota ile çalıyorsun halen, ne gerek vardı?😂
15 Temmuz ihanetinin ardından askerî eğitim veren tüm okullarımızı tek çatı altında toplamak için Millî Savunma Üniversitemizi kurduk.
10 yıllık süre zarfında, o şerefli üniformaya ihanet eden haysiyetsizleri hem ordumuzdan hem de askerî okullarımızdan temizlemeyi başardık.
Kuruluşundan bugüne kadar toplam 67 bin 464 subay, astsubay ve kursiyer subay Üniversitemizin uhdesindeki askerî okullardan mezun oldu.
Birçok Avrupa ülkesi harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarının kontenjanlarını dahi dolduramazken Allah’a hamdolsun, Millî Savunma Üniversitemize bu sene tam 120 bin başvuru yapıldı.
Harp okullarımıza yönelik bu ilgi, Millî Savunma Üniversitemizin askerî eğitimde ulaştığı yüksek standardın da önemli bir göstergesidir.
Biz tüm bu başarıları elde ederken birileri de 15 Temmuz sonrasında ordumuzu yıpratmak için planlar yapıyor, Üniversitemize saldırıyordu.
“Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz” diyerek fitne peşinde koşanlara cevabımızı sahada vatan evlatlarının, meydanlarda ise devlet, millet ve memleket âşıklarının yazdığı destanlarla verdik.
Allah’a şükürler olsun ki ordumuz bugün en güçlü dönemini yaşıyor.