🚨 Kaya Çilingiroğlu:
“Galatasaray’ın şu anki yöneticisi Maruf Güneş, kendi takımının maçlarına bahis oynadığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Neden her bahis soruşturmasında Galatasaraylı yöneticiler çıkıyor? Peki Galatasaray’a neden hiçbir şey olmuyor? Nerede bu ülkenin adaleti? Galatasaray’ın dokunulmazlığı mı var?”
SADAT için çalıştığını söyleyen Osman Görer, kuruma girişini ve 15 Temmuz gecesini anlattı: ''O gece tahminimce 200 kadar SADAT elemanı sahadaydı. Ben 10 kişilik timdeydim. Tüm şehitlerin sorumlusu SADAT'tır.''
Bu herif Cumhurbaşkanı başdanışmanı Mehmet Metiner
“Darbeyi kendi kendimize yaptık” diyor
“Diktatörlük inşa etmemiz gerekiyordu” diyor
“Demokrasiyi askıya almamız gerekiyordu” diyor
“Biz yaptık, yaptırdık” diyor
Daha ne desin?
Dönemin İçişleri Bakanı "81 ilin emniyet Müdürü'nden 74'ü fetöcü çıktı" diyecek.
Generallerin yarısı aynı şekilde örgüt üyesi çıkacak.
Bu hainleri göreve getirenler "Allah da Millet de bizi affetsin" diyecek.
Aynı İçişleri Bakanı Araştırma Komisyonu'nda "Adil Öksüz neden salıverildi" sorusuna, "Adalet Bakanı'na sorun" diyecek.
Suçu günahı olmayan erlerin öldürülmesi konuşulmayacak.
"Siyasi ayak araştırılsın" önergeleri defalarca reddedilecek.
Araştırma Komisyonu'na davet edilenlere gitmesi için izin verilmeyecek.
Araştırma Komisyonu raporu TBMM'de buhar olacak.
Komisyon Başkanı'nın siyaset sahnesinde tozu bile kalmayacak.
Dün sümüklüyü övenler, bugün sövecek. Bize "fetöcü" diyecek.
Ne diyelim?
"Hayırlı bayramlar" diyelim...
Bakan Gürlek: (Haluk Levent) "Halkın emanetine sahip çıkıyoruz. Hiç kimse dokunulmaz değildir."
Doğru diyorsunuz Melih Gökçek’e ne zaman dokunacaksınız?
Ahbap ‘da incelensin,
500 kg altını çalınan
(nereden buldularsa)
ismail ağa cemaati
incelensin,
beş kuruşluk katma değer
üretmeden zırhlı lüks
araçlarlarla gezen
Menzir ve tüm
cemaatlerde vakıflarda
incelensin…!
#Cuma
Madem “yardım” vakıflarını konuşuyoruz hatırlayalım…
Başkent gaz Kızılay’a 7 Milyon 925 bin dolar vermiş, Kızılay da bu parayı Ensar vakfına aktarmıştı. Yani Kızılay üzerinden milletin doğalgaz faturaları tcvzcü Ensar vakfının cebine girmişti
Buna ne zaman soruşturma açılacak?
📍Ahbap Derneği’ni konuşmaktan CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ifşa ettiği bu mevzu fazla gündem olmadı. Açıklaması çok kritik:
“— Türkiye'nin İran'a ödemek zorunda kalacağı 1,5 milyar dolarlık usulsüz petrol taşıma cezasının 673 milyon dolarlık kısmı Türkiye tarafından İsrail, GKRY ve Yunanistan'a satılan ucuz petrolden kaynaklanıyor.
— Yani AKP, Akdeniz’de ittifak kuran Rum Yönetimi, İsrail ve Yunanistan’a ucuz petrol sattığı için bu parayı hepimiz ödeyeceğiz!”
Deniz Yavuzyılmaz’ın söylemlerine verecek cevabınız var mı?
SON DAKİKA | Türkiye'nin ham petrol davasında 1,5 milyar dolar tazminata mahkum edilmesi olayının araştırılması amacıyla verilen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi:
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
ABD'Lİ savcı BHARARA Osman Gökçek'in Reza Zarrab'dan aldığı 350 milyon $ rüşvetin SWIFT dekonutlarını yayınladı.
Osman Gökçek şikayetçi, İZMİR'in eski Büyükşehir Belediye Başkanı ise tutuklu.
Adalet bu mu?
Damar tıkanıklığı şüphesiyle anjiyo olmak üzere devlet hastanesine başvuran bir dostumun hastane izlenimleri:
“Hastane personelinin, tavır ve davranışları soğuk, itici ve kaba idi. Hasta bakıcılar, hastalara; kaba ve sert, adeta gardiyan gibi davranıyorlardı. Sanki onlara bir borcumuz varmışçasına bize karşı minnetsiz bir tutum sergiliyorlardı ve sürekli azar işitiyorduk.”
“Tespit edilen damar tıkanıklığı için balon yapılması ve stent takılması gerektiği söylendi. Fakat, karşılaştığım bu tutum nedeniyle, bu işlemler için özel hastaneye gitmeye karar verdim.”
“Özel hastanede sağlık personeli son derece güler yüzlü ve nazik insanlardı. Hele hemşireler gülücükler dağıtıyordu. Sonra öğrendim ki, uzun çalışma sürelerine rağmen; çok düşük, asgari ücret civarında maaş alıyorlarmış.”
“Kamuda ve özeldeki sağlık personelinin hastalara karşı bu birbirine zıt davranışlarını karşılaştırdığında; insan, devlet hastanesinde çalışanların sanki işlerini bedava ve angarya olarak yerine getirdikleri düşüncesine kapılıyor.”