Gazze için eylemler yapılıyor. Gazze'deki kardeşlerinin derdini yüreğinde hissedip yöneticilerin somut adım atmasını isteyen Müslümanlar yürüyüşler yapıyor.
Ancak tamamen hükümetin güdümünde ve CB İletişim Başkanlığı'na bağlı olan medyamız bu yürüyüşleri Gazze'ye duyarlılık olarak görmüyor.
Görse Hakan Fidan'ın yaptığı "STK'lar Ayağa Kalkmalı" talebini dikkate alıp kimin, nerede eylem yaptığına bakmaksızın yapılan her eylemin haber değeri taşıdığını düşünüp gündem yapar.
Türkiye'de her yerde Gazze eylemleri var deyip bu toplumsal tepkiyi varsa Gazze mücadelesinde kullanır.
Ancak son günlerde konusu Gazze olduğu halde üç eyleme üç farklı tutum takındılar.
27 Temmuz'da Ankara'da ilk defa CB Külliyesi adres gösterilerek yapılan "Sözü Muhatabına Söylemeye Var Mısın?" başlıklı yürüyüşü bırakın haber yapmayı trollere linç ettirmeye çalıştılar. Değerli katılımcıları ve alimleri üç kuruşluk adamlara hedef yaptılar.
Daha sonra 9 Ağustos akşamı İstanbul'da tamamen muhatabı aklamak ve oluşan toplumsal baskıyı dağıtmak adına devlet adına yapılan yürüyüşü tüm güçleri ile desteklediler. Bilal Erdoğan'ın öncülük yaptığı bu amel tüm medya kanalları tarafından canlı yayın ile verildi.
10 Ağustos'ta ise Ankara'da on binlerce Müslüman Meclis'e yürüdü ve somut adım atılmasını istedi. Ancak ana akım medya burada da eleştiri var diye bu büyük yürüyüşü de görmezden geldi ve haber yapmadı.
Neden ucu size dokunan her ameli böyle ötekileştirmeye, görmezden gelmeye ve size sorumluluklarınızı hatırlatan hitapları trollerinize hedef göstermeye çalışıyorsunuz.
Söyler misiniz? Ucu kime dokunacak?
Siz kime dokunmasını istiyorsunuz?
Trolleriniz gibi CHP'nin önünde neden amel yapmıyorsunuz düşüncesiyle CHP'ye mi dokunsun?
Yönetici, hükmeden, iktidar ve muktedir olan siz değil misiniz?
Siyasi ve şeri sorumluluk size ait değil mi?
Artık bir zaruret olmuştur ki söz konusu Gazze ise gerisi teferruattır diyebilen tüm İslâmî camia, sivil toplum olmanın gereği olarak birleşmeli ve daha büyük, daha kitlesel eylemler yapmalıdır.
Geldiğimiz noktada muhatap mesajı iyi almış ama sorumluluğu üzerinden atmaya çalışmaktadır. İşte bu baskıyı artırmalı ve somut adımlar atılması için daha güçlü eylemler yapmalıyız.
Kimsenin görmezden gelemeyeceği, medyanın duyarsız kalamayacağı ameller yapmalıyız.
27 Temmuz'dan sonra oluşan bu güzel ve güçlü atmosferi devam ettirmeliyiz.
Yöneticiler kadar sivil toplumun öncüleri, alimler de bu konuda harekete geçmeli hesap günü Gazzeli'lerin hasmı olmamak adına Gazze için bir an evvel birleşmeliyiz!
Gazze Ölüyor!
Sözü muhatabına söylemek için Ankara'ya geliyoruz.
Gazze için derlenen ve bu yürüyüşe destek veren tüm Müslümanlardan Allah razı olsun. Hepimizin derdi Gazze'de ablukanın kırılması ve işgalin bitmesi, başka bir şey değil...
Türkiye'nin dört bir yanından yürüyüşe gelecek olan Müslümanlara çağrımız şudur: Hiçbir provokasyona fırsat vermeyin, yürüyüşün amacına gölge düşürmek isteyenler olabilir, bu konuda duyarlı olalım. Sadece Gazze için bütün gücünüz ve iradenizle yürüyüşe katılmak için azmedin.
Allah salih niyetinizi kabul etsin ve hayra vesile kılsın.
#GazzeİçinBenVarım
#cigerlerimizyanıyor
O, bir şey yaratmak istediğinde, ona: "Ol." der. O da hemen oluverir.
اِنَّـمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـٔاً اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
[Yasin 82]
Öyleyse
#GazzeİçinBenVarım
Sözü muhatabına söylemek için yola çıktık.
Muhatap! polisleri gönderdi.
Ankara’daki Gazze yürüyüşüne katılmak için ayarladığımız servis araçlarını polip sudan sebeplerle engelliyor.
#GazzeİçinBenVarım
📣“Sözü Muhatabına Söylemeye Var mısın? Gazze Ölüyor!”Yürüyüşü Hakkında Kamuoyu Duyurusu
📌Ankara Valiliğinin iptal kararını kamuoyuna ve bu yürüyüşe katılacak tüm Gazze dostlarına bildirmekle birlikte, bizler ilan edildiği şekilde 27 Temmuz Pazar akşamı saat: 19.00’da AK Parti Genel Merkezinin önünde olacağız.
📌Türkiye’nin her yerinden “Gazze için ben varım!” diyen duyarlı Müslümanlara davetimizi yineliyor ve “Sözü muhatabına söylemeye var mısın?” diyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#GazzeİçinBenVarım
Köklü Değişim Kadın Kolları BAĞCILAR Temsilciliği olarak
düzenlediğimiz münazara programımız da önemli bir konuyu tartışıyoruz
Gençler, bir toplumun değişmesinde hangisinin
daha etkili olduğu konusunda fikirlerini ortaya
koyuyor!Sen de bu önemli tartışmada yer almak
istermisin?
#Adana'da Amerikan Konsolosluğu önündeki ameldem sonra Adanalı kardeşlerimiz ile Amerika'nın İncirlik Üssüne araç konvoyu düzenledik.
#NoFlourinGaza#OrdularAksaya
Bu geceyi bin aydan daha hayırlı kılan Kur'an'ı Kerim'in bu gecede nazil olmasıdır.
Öyleyse hayatımızı Kur'an'ın hükümleri ile donatmalı ve O'nu sadece tilavet edilen, ölülere okunan bir kitap olmaktan çıkarıp dünyamıza hakim kılmalıyız.
"Muhakkak ki Kûr'an, hem senin için, hem kavmin için bir şereftir. İleride de (kıyamet günü, onun hükümlerini yerine getirib getirmemekten) sorumlu olacaksınız." [Zuhruf 44]
Kadir Geceniz Mübarek Olsun...
Rabbim başta Gazze olmak üzere tüm dualarımızı kabul eylesin inşallah...
İslâm ümmeti olarak;
✓ Yeniden sağlıklı bir şekilde kalkınabilmemiz
✓ Yeniden Allah’ın hükümlerinin egemen olduğu bir dünyada yaşayabilmemiz
✓ İyiliği emreden, kötülükten nehyeden bir topluluk olabilmemiz
✓ İnsanlık için çıkartılmış en hayırlı ümmet şerefine erişebilmemiz
✓ Şahit ümmet olarak gerekliliklerini yerine getirebilmemiz
✓ Dünya siyasetinde dün olduğu gibi yeniden güçlü ve lider bir devlet olabilmemiz
✓ Bir vücudun azaları gibi kenetlenebilmemiz
✓ Kâfirlere karşı vahdeti sağlayabilmemiz
✓ Kostantiniyye’nin surlarında olduğu gibi Roma’ın surlarında ve sömürgeci kâfirlerin şaşalı saraylarında da Kelime-i Tevhid sancağını dalgalandırabilmemiz
✓ Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyamıza umut, sömürgeci kâfirlerin yüreklerine ise korku salabilmemiz
Ancak Kur’an’ı yeniden hayatımızda belirleyen lider, problemlerimizi çözen kaynak, hayatımızda tatbik edilen yegâne hayat nizamı olmasıyla mümkündür.
Haydin o vakit Kur’an’la yüzleşme, Kur’an’la değişme - değiştirme ve Kur’an’la izzetlenme vaktidir.
Kadir geceniz Kur’an’la bereketlensin.
Kur’an’ın indiği Kadir Gecesi kutlu değişimin miladı olsun.
İbretlik bir hadis…
Ebu Zer Radıyallahu Anh’tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle dedi: "Ey Ebu Zer, ben seni zayıf görüyorum. Ben kendim için istediğimi senin için de isterim. Sakın iki kişi üzerine âmir olma ve yetim malının idaresini üzerine alma!��� [Muslim, Ebu Davud]
Kendi nefsi için istediğini kardeşi Ebu Zer için de isteyen Rasulullah; Ebu Zer’e zayıf olduğunu söylüyor ve halkın yöneticiliğini üstlenmemesi gerektiğini telkin ediyor…
Bu arada Rasulullah’ın "sen zayıf bir kimsesin" dediği Ebu Zer;
- Kâbe’de dayak yemek pahasına imanını haykıran cesaret abidesi kişidir.
- Rasulullah’ın "Gökkubbenin altında ve yeryüzünün üstünde Ebu Zer’den daha doğru sözlü kimse yoktur" sözüne mazhar olmuş kişidir.
Buna rağmen yöneticiliği kendisine layık görmemiştir. Zira halkın üzerine yönetici olmak yine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ifadesiyle; emanettir, sorumluluktur, kıyamet günü hakkıyla sorumluluğu yerine getirenlerin dışındakiler için pişmanlıktır.
Zaafiyet göstermeden hakkıyla yöneticilik yaparak; hiçbir gölgenin, himayenin olmadığı kıyamet gününde Allah’ın himayesinde de olmak var…
Zaafiyet gösterip adaletle hükmetmeyerek, büyük bir pişmanlığa ve hüsrana duçar kalmak da var…
Ömer Radiyallahu Anh'a oğlunu yöneticilik için aday göstermesi teklif edildiğinde; yöneticilik makamının büyük bir sorumluluk makamı olduğunu ima ettiği "Bir evden bir kurban yeter" sözü şimdi çok daha iyi anlam kazanıyor...
İşgalci Yahudi Varlığına destek olmak adına #İzmir limanına demirleyen #Amerikan gemisine lojistik destek soykırıma destektir.
Yarın akşam Alsancak limanı önünde toplanıyor ve "Terrorist Yanke Go Home" diyoruz.
#GazzeyiUnutma
📌Siyasi Bakışlar'ın yayın akışını sen belirlemek ister misin?
🗳 Cuma akşamı canlı yayınımızda gündemin en önemli konularını derinlemesine ele alacağız. Ancak sizin seçiminizle bir başlık daha masaya yatıracağız!
📽️Hangi konuyu konuşmamızı istersiniz? Anketimize katılın, sizin tercihiniz programın akışını belirlesin!
📣Canlı yayınlardan haberdar olmak için zili🔔 açmayı unutmayın...
Soykırımın 308. Günü
İslam ümmetinin sahipsizliğinin resmi!
Dünyada İslam'ı ve Müslümanları koruyacak tek bir devlet yok!
Dünya Hilafete muhtaç
#GazzedeSoykırımVar