Aşı yaptırmayan velilerin sağlık hizmetlerinden ücretli yararlanması uygulaması getirilseydi, aşılanma oranları ciddi biçimde artardı.
Toplum sağlığı bireysel keyfe bırakılamayacak kadar önemli bir konudur.
Bir insanın kendisine yapacağı en büyük kötülük, kapasitesine denk olmayan insan ve ortamlarda vakit geçirmektir. Buradaki kapasite, CV, statü veya gelir değil; zihinsel uyum, karşılıklı hoşgörü ve ahlaki derinliktir. Bu konularda seçici olmazsanız, kendinizi heba edersiniz.
Yeterince sayıya ulaşılmadığı takdirde denetimden de geçemiyoruz.mesela Kadın izlemi için arıyoruz, “neden özel bilgilerimi veriyim” diyorlar.Haklılar. Ama sistem bize “aranmadıysa maaş kes” diyor. Sağlık çalışanı artık hem kayıt memuru, hem call center elemanı.
Üslubu konusunda haklısnız ancak bakanlığın hasta yılda en az 1 kez gelmemesi durumunda maaşlardan kesinti olmaya başladı evet hasta değilsiniz mecbur değilsiniz ama 15-49yaş arası kadınların izlemi yılda 2 kez güncellememiz isteniyor denetim sırasında bunlara bakılıyor yeterince
Aile hekimliğinden aradılar. Uzun zamandır aile hekimine gelmiyorsunuz diyor. Hasta değilim diyorum gelmeniz lazım diyor. Gelmek istemiyorum diyorum, zorundasınız şekerim, bakanlığın yeni uygulaması diyor. Gelmeyeceğim deyince de yaptırım uygulanır o zaman dedi????
@a__simay 15–49 yaş arası kadın izlemi, üreme sağlığı ve genel kadın sağlığını korumak amacıyla yapılır. Bu yaş grubu, kadınların doğurganlık dönemi olarak kabul edildiği için düzenli takiplerle hem kadın hem de bebek ölümlerinin önlenmesi hedeflenir.
Gökhan Kınay'ın evlatları için verdiği adalet mücadelesine destek olun! Deprem davalarında adalet TÜM SORUMLULAR İÇİN OLASI KAST ile gelmeli.
Kimse tekrar aynı acıları yaşamamalı. Halkımız RANT uğruna katledilmemeli.
Duruşma 10.10.2025 Saat 10.00 Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde.
Bugün bir arkadaşımı ziyaret için Sağlık Bakanlığı’na gittim. Girişte güvenlik kontrollerini geçtikten sonra kimliğimi verdim ve ilgili birime yönelmek üzere gişe danışmanına yaklaştım. Tam bu esnada gişedeki danışman hanımefendi, ziyarete gelen bir sağlık çalışanlarınını adeta azarlıyordu.
-Hanımefendi kime geldiniz?
-Adı ne, soyadı ne?
-Madem bilmiyorsunuz, niye geldiniz?
Bu cümleleri defalarca tekrar etti. Ziyarete gelen sağlık çalışanı, sadece bir işinin durumu için Atama Dairesi’ne çıkmak istediğini ama içeride kimseyi tanımadığını nazikçe ifade etti.
Ancak danışman memur, bu kez megafonla neredeyse bağırarak, “Sana adını soyadını söylemeni istiyorum!” diyerek hemşireyi herkesin içinde rencide etti.
Kenar çekilip gözlemledim. Gişedeki dört kadın çalışanın da üslubu, davranış şekli aynıydı:
Sert, buyurgan ve küçümseyici.
“Kime geldin? Ne işin var?” tonlamasıyla hitap ediliyor; gelen kişiler vatandaştan çok, sorguya alınan sanık muamelesi görüyor.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Ağrı’dan, Van’dan, Hakkâri’den, Antalya’dan, Mersin’den, Muğla’dan kalkıp gelen bir sağlık çalışanı;
atama, sicil, kadro ya da terfi dairesinde hangi memur çalışıyor, ismi ne, soyadı ne bilmek zorunda değildir!
Girişteki danışma personelinin bu kibirli ve kaba tavırları ne insani ne de kurumsal olarak kabul edilebilir.
O danışma memurları sabah dokuzda servisle gelip, gün boyu klimayla serinletilen masalarında rahatça oturabiliyorlarsa,bunun sebebi taşrada acillerde, yoğun bakımlarda, zorlu nöbetlerde gece gündüz demeden çalışan o sağlık emekçileridir.
Ankara’ya binbir zorlukla gelip sadece tayin durumunu öğrenmek isteyen bir sağlıkçının gördüğü muamele bu olmamalıdır
Empati yoksunu bu danışma personellerinin, Ankara’daki herhangi bir hastanenin acil servisine görevlendirilmesini talep ediyorum
Belki o zaman anlayış, saygı ve insanlık neymiş hatırlarlar.
Sağlık Bakanlığı gibi bir kurumda bu tarz bir davranış, tüm sistemi küçük düşürmektedir. Gereği acilen yapılmalıdır.
@drmemisoglu@sagliklicozum@saglikbakanligi@gencsagliksend@SBS_GM@sbshgm@sbsggm@TBMMresmi@TBMMGenelKurulu@tcbestepe@RTErdogan
Her davete icabet etmeyeceksin, herkesle muhatap olmayacaksın, vasat arzuların peşinden ya da geçici heveslerin peşinden gidip vizyonunu düşürmeyeceksin, kalite düzeyini kendin belirleyip şahısları bilhassa buna göre seçeceksin; belki yalnız kalacaksın lakin kendin olacaksın.
insanın potansiyelini gerçekleştirememesi, hayattaki geçmek bilmeyen ıstırap sebeplerinden biri bence. İmkan varken mücadele etmeli , direnmeli , pes etmemeli. Diğer türlüsü ömürlük bir acıdan başka bir şey değil