@ereyare0 Sdg ile ilgili eski yazdıklarını sildi ama bu onun faşist olmadığı anlamına gelmiyor. Nurullah angutunu övmüş adam yav daha ne olsun fnfnnfnf
SON DAKİKA | Manifest’in kurucusu ve menajeri Tolga Akış, müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanımı ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla gözaltına alındı.
@AllahsZkurbaaa@eschergodelbac Bana dün hakaret etti. Elbet karşılacağız o ılık gtlüyle. Teori mi iyi pratik mi görelim. Bunun gibi bir zübük var oda işçi önderi diye geçiniyor aynı böyle bir mevzudan kadıköyde enseledim hiç de buradan konuştuğu gibi konuşmuyordu. Buraya yazıyorum ki görsün.
Görüşme notlarındaki s��zıntı kriz yarattı. Öcalan’ın soldan meşruiyet aradığı kesimlerin yeni siyasal hatta dahil edilmesi zorlaşıyor. Ortaya dökülenlere ideolojik kılıf aranıyor. Öfkenin ve telaşın nedeni bu. Sızıntının yarattığı gedik büyüdükçe içerideki gerilim de sertleşiyor.
Na mümkün olduğuna göre, birlikte mücadele etmeye, ezilenin ezildiği yerde çıkarını savunmaya gerek yok anlamı çıkar. Yani yarın LGBTİ+, emek ve kadınlarla ilgili olup Kürtlerle ilgili olmayan yasaya KÖHün tarafsız kalması normal. Öyle hazır paket bir özgürleşme mi bekliyorsunuz?
+ Geniş toplumsal kesimlerin taleplerini Kürt halkının talepleriyle birleştiren, bu kesimleri bir araya getiren, tartışma zemini açan bir mekanizma yok. Olmayınca entelektüele gerek de yok. Katkı sunmak isteyen entelektüel ne yapacak? Böyle bir alan tasavvur edilmemiş bu süreçte+
@sinanbirdal1 Biz bugün savaş sürecinde Van nüfusuna kayıtlı yeni kimliği açıklanan 38 insanımızın yasını tutuyoruz bir daha olmaması için uğraşıyoruz. Şöyle “bizim köyün su borusu meselesi var onu da yasaya koyun yoksa bize bi faydası yok” derecesine gelecek sınırsız isteklerimizi sunmuyoruz
Martin Heidegger:
20. yüzyıl felsefesinin en etkili isimlerinden. Freiburg ve Marburg üni., felsefede deprem etkisi yaratan Varlık ve Zamanın yazarı. Varoluşçuluk ve fenomenolojinin etkili düşünürü. 1933’te Nazi Partisi üyeliği. (Title ın bir sik olmadığı hatırlatması)
berk esen: robert kolej, vanderbilt uni, cornell. h indeksi 19 (çok iyi demek akademide). ankara üniversitesi basın yayın mezun biri için iddialı tanımlar bunlar. bir gazeteci için ise mesnetsiz sözler.
Kahkaha attım. A1 seviye bile değil.
Ulan İran da kapitalizm mi var da 10 milyon Kürt sömürge rejimi altında yaşıyor. Dersim, zilan, koçgiri katliamları olduğunda kapitalizm mi vardı. Keza o dönem kurtuluş savaşı icra ederken bunu birinci devrim olarak nitelendiriyordunuz.
Şu kaçırılıyor herhalde: Biz Türkiye'de ulusal sorun var, Kürt sorunu var derken bu sorunları kapitalizmden ayırmıyoruz. Bir ülkede ulusal sorun olmasının sebebi o ülkenin kapitalist gelişimlerine bağlıdır zaten. Sömürgecilik, yeterince gelişmiş ülkelerde vardır.
Türk aydının sürece destek vermeme gerekçesi akademinin olmayışıysa buna konformizm denir.
Mealen “koltuğumuz varsa ve barışın inşasında iktidar yoksa destek veririz” diyorlar.
Sen var da destek verme.
Barışı kürde lütfeylemişsiniz.
Bugün "akademide", eğer rektörlükten dekanlıklara, dekanlıklardan bölümlere yazı göndermedikçe, emirle, "sürece destek verilecek" denmedikçe 100 kişi bulamazsınız inisiyatif alacak. Üniversite mi bıraktınız ortada? Neden bahsediyorsunuz? Barış akademisyenleri ilkeli insanlardı.
Yani Ünlü o dönem kavramsallaştırmayı ilişkisel olarak kuramamışsa bu kavramın boş olduğu anlamına gelmez. O dönem entellektüel becerisinin bu kadar olduğunu gösterir. Kendi bilmezliği ile yüzleşse daha iyi olur.
İmtiyazı sınıfın karşısına koymamak
"Kadınların patriyarka altında özgül bir tahakküme uğradığı söylendiğinde uzun süre “zengin kadın ile yoksul kadın aynı mı?” sorusu çıkarıldı. Elbette değillerdi; fakat sosyalist feminist müdahale buradan patriyarkanın önemsiz olduğu sonucunu değil, sınıf ile patriyarkanın birbirini nasıl yeniden ürettiği sorusunu çıkardı. Irkçılık ve kolonyalizm tartışmasında da bu kazanımdan geri düşmemek gerekiyor."
@sebnemoguz yazdı
https://t.co/XCINK8xWNB
Evet kapitalizm demeleri zor. Çünkü kapitalizm derlerse o Kürt köylüsünü, Kürt işçisini topraksız bırakan, traktörünü elinden alan, binlerce dönüm arazilere el koyup halkına maraba muamelesi yapan feodaliteyi, aşiret düzenini ve Kürt burjuvazisini de eleştirmek zorunda kalırlar.
Aptal değiller. Amedsporun da Kürtçe konuşmanın da kimliksel ruhun dışa vurumu olduğunu biliyorlar. İçlerindeyim ve hemen hergün bizzat tanığıyım bu zihniyetin. İstedikleri asimile edilmiş, Türkleşmiş Kürt olmadığın için kabullenemiyorlar hepsi bu. Nefretlerinin arka planı da bu.