Ben istiyorum ki hayvana şiddet videoları değil de hayvanlara, kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanlara karşılığının verildiği videolarla güne başlayayayım.
Gözümüzün önünde hayvana zulmeden birini görüyorsak ne yapıyoruz?
Öyle uzaktan videoya falan almakla uğraşmıyoruz.
Önce gereğini yapıyoruz. Merak etmeyin zaten korkak, ezik, büzük karakterde bir tiptir.
Gereğini yaptıktan sonra videoya alınıp ibret ve rahatlatma videosu olarak paylaşılabilir. Polise teslim edilebilir.
Hayvan nefretinin altında kadın düşmanlığının olması şaşırtmadı. Çünkü bu insanları hiçkimse sevmiyor. Hiçbir zaman sevilmemişler ve hayvanların koşulsuz sevilmesini hazmedemiyorlar.
Önceden izleyemezdim bu tarz videoları ama artık kendimi zorlayıp izliyorum ki ne biçim yaratıklar olduğunuzu asla unutmayayım. Bu lanet olası yasa geçse de geçmese de bu tip mahlukların içindeki iğrenç dürtüleri harekete geçirdiler. Görmediğimiz ne vahşetler oluyor kim bilir
Böyle insanlar elini kolunu sallayarak etrafta gezerken, sokaktaki tüm hayvanlar toplansa ne yazar? Şu öfkeye bak!! Keşke hiçbir can sokakta kalmak zorunda olmasa, buna neden olan herkesin aynı acıları çekerek geberip gitmesini istiyorum.
Ak parti hesap vereceksiniz.
Bu ülkede zarar gören her canlı sizim sorumluluğunuzda.
İfadesini alıp ait olduğu sokağa bırakacaksınız değil mi?
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Sabaha kadar da sürse bizler içerde STK ve Gönüllüler koridorda milyonlarca can dostu evinde canlarımızın yaşam hakkını savunacağız.
Bu hikaye burada bitmez.
Sayın Milletvekilim @nimetozdemiriyi Teşekkürler.
#YasaDeğilCinayet#YasayiGeriCek
“Ay ama çok güzel” diyerek sürekli akraba evliliğinden çocuk yapıldığını düşünün. #satınalmasahiplen acı içinde bir yaşam sürmek zorunda olan bu hayvanların üretimine destek olma. Çok zor bir şey değil.
Bu kedi neden böyle yürüyor? Biliyor musunuz? Scottish Fold (Kırık Kulak) kedilerin birçoğu eklem rahatsızlığı (osteokondrodisplazi) ile dünyaya geliyor. Bu nedenle ağrılı ve zor bir hayatları var. Bu tür kedileri almayın ve üretilmesine engel olun.
Bir gün Özgürlük Parkı’nda bisiklet parkurunda bisiklet sürerken önümde yavaş yürüyen yaşlı bir amca belirdi. Korkmasın diye zili çalmadan pardon diyerek yol istedim. Ben geçtikten sonra yarım saat laf söyledi arkamdan. Umarım ölmüştür.
Köpeğim sokaktan sahiplenilen bir canın 9 yavrusundan biri.Onunla yaşadığım anları hiçbir şeye değişmem.Onun gibi binlercesi sahipsiz ve şimdi devlet eliyle katledilecekler.Kalbim sıkışıyor düşündükçe.Bunu yapan,destekleyen her kim varsa aynı acıyı yaşasın isterim #YasayiGeriCek
Vaaay imkan he? Wow!!! Siz sokaktaki köpekleri katlederken millet kendi köpeğini doğurtuyor, yavruları sokağa atıyor, kendi köpeğini terkediyor, çoban köpekleri yaşı geçince terk ediliyor. Böylece sonsuza dek köpek öldürmeye devam ediyorsunuz. Dahiyane. Şeytanın aklına gelmez.
AK Partili Abdullah Güler: "Kuduz riski taşıyan ve sahiplendirilme imkanı olmayan köpeklere ötanazi yoluyla hayatlarına son verme noktasında bir imkan tanıyoruz"
AKP’nin hazırladığı kanun teklifi meclis gündemine geldi. İsmi "Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik" olsa da biz taslakta sadece hayvanların nasıl öldürüleceğini ve tecrit edileceğini öğreniyoruz. Teklifte hayvanların nasıl yok edileceğini anlatılırken popülasyon sorununun asıl kaynağı olan üretim ile ilgili tek bir düzenleme önerisi yer almıyor. Kabul edilemez teklif maddeleri ile ilgili değerlendirmelerimiz ise şu şekilde:
❗️6. madde değiştiriliyor, tecrit yasal hale geliyor
Sokakta yaşayan hayvanların bakımevlerine kapatılması ve tecrit edilmesini engelleyen 6. madde değiştirilmek isteniyor. Mevcut kanuna göre "al-kısırlaştır-aldığın yere bırak" uygulaması ortadan kaldırılarak tüm hayvanların bakımevlerine kapatılması planlanıyor. Bu durumda bakımevi tanımı da değişiyor, bu yerler hayvanların geçici olarak tutuldukları değil öldürüldükleri, hapsedildikleri yerler olacak.
Zamanında bu modeli benimseyen ve örnek gösterilen Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bakımevinin içerisinden, köpeklerin sıraya girmiş halde tutulduğu ve bir köpeğin başına kürekle vurularak öldürüldüğü bir görüntü sosyal medyaya sızmıştı. Olayın ardından bakımevine gidildiğinde, bu kadar fazla sayıda hayvanın tutulmasından doğan temel hijyen gerekliliklerine aykırılıklar, hayvanların duygu durumları gibi sürdürülebilirliği imkansız tüm hususlar avukatlar tarafından raporlanmış, ancak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bakımevine keşfe gidilmemiştir.
DKMP tarafından bakımevinin sorunsuz olduğuna dair rapor verilmiştir. Ne belediye başkanı, ne veteriner hekimler, ne olayın olduğu yerde bulunan personel yargılanmıştır. Bakımevlerinin kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği eylemler görüntü kaydı gibi somut delille ortaya konulduğunda dahi cezalandırılmıyor iken, bu sefer çok daha fazla hayvanın “yasal” olarak içeride tutulması ile meydana gelecek eylemler denetlenemeyecektir.
❗️Ötanazi adı altında tüm hayvanlar öldürülecek
Yapılmak istenen değişiklik ile bakımevine alınan hayvanlardan saldırgan olan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce ötanazi yapılması öngörülmektedir. Teklifte hayvanların kamu güvenliği bakımından tehlike oluşturması halinde de öldürülebileceği belirtiliyor.
Yürürlükte olan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 9. maddesine göre; bulaşıcı hastalığın, insan sağlığı için risk durumunun, davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden bir hayvanın veya olumsuz davranışları kontrol edilemeyen bir hayvanın söz konusu olduğu hallerde veteriner hekim tarafından ötanazi yapılmasına karar verilebilmektedir. Anlıyoruz ki maddenin getirilmek istenmesindeki amaç, kamu güvenliği gibi yuvarlak ifadelerle belirlenen koşullarla isteyen belediyenin istediği hayvanlar için ötanazi kararı alabilmesinin önünü açmaktır.
Sahada olan aktivistler olarak biliyoruz ki bugün belediyeler havlamayı, hayvanın boyutunu, çöpte yemek aramayı dahi saldırganlık olarak adlandırarak hayvanları toplamaya çalışmaktadır. Halihazırda öne sürülen kuduz ve saldırı vakalarına yönelik yürürlükte bir madde varken bu maddenin getirilmesinin, hayvanlar için toplu kıyım anlamına geleceğini biliyoruz.
Taslakta öldürmenin koşullarını yukarıdaki gibi açıklanırken ek olarak da Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ne atıf yapılarak köpek sayısının sorun teşkil ettiğine kanaat getirilmesi halinde hayvanlara uygulanacak tedbir olarak hiçbir farklı gerekçe aranmaksızın ötanazi uygulanır denmektedir. Bu şekilde de tüm hayvanların öldürülebilmesinin önü açılmaktadır.
❗️Toplama yapmayan belediyeler cezalandırılacak
Yasadan doğan görevlerini yerine getirmeyen belediye başkanı ve belediye yetkililerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası getirilmesi öneriliyor.
Küpeli hayvanları toplayan, yönetmeliğe aykırı olarak uyuşturucu tüfek kullanan, hayvanları kanuna aykırı bir şekilde istiflenmiş bir biçimde bakımevlerinde tutan, viral hastalıkların kol gezdiği ve hiçbir hijyen kuruluna uyulmayan bakımevlerinde hayvanların ölümüne sebebiyet veren bakımevleri çalışanları ve veteriner hekimler ile ilgili görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunda; “kamu zararı veya üçüncü kişi zararı oluşmadığı” belirtilerek beraat verilirken, “toplama görevini yerine getirmeyen” ilgililerin görevi kötüye kullanma suçu ile yargılanacaklarının belirtilmesi kabul edilemez. Bunun yanında bir suç, ancak şartları oluştuğunda işlenmiş sayılır ve yargılama mümkün olur.
Bu yönde bir düzenleme hukuken kabul edilemez olacağı gibi, belediye çoğunluğunu elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendi belediye çalışanlarını bu zamana kadar yargılamamak için diretirken, son seçimde pek çok belediyeyi kaybettikten sonra böyle bir düzenlemeye gitmek istemesi hayvanları kullanarak başka hesaplar peşinde olduğunu göstermektedir.
❗️Bakımevi kurma zorunluluğu
2021 yılında yapılan değişiklik ile nüfusu 25 bini aşan belediyelerin 2023 sonuna kadar bakımevi kurma zorunluluğu getirilmişti, teklif kapsamında bu süre 2028 sonuna kadar uzatılacak, ayrıca mevcut bakımevlerinin durumlarının iyileştirilmesi için de 2028 sonuna kadar süre verilecek. Türkiye’de 1389 belediye bulunmasına rağmen toplam 105 bin hayvan kapasiteli 322 bakımevi bulunmaktadır. Bunların çok büyük bir kısmı da uygulama yönetmeliğine uygun olmamakla birlikte hayvanların kapalı kapılar ardında şiddete maruz bırakıldığı, ölüme terk edildiği ya da öldürüldüğü yerlerdir.
Tüm ülkede toplam 105 bin kapasiteli bakımevi varken AKP’nin 4 milyon köpeği toplayıp bu tesislerde tutarak yuvalandırma çalışması yapılmasını istemesinin akla yatan bir yanı yoktur. Ayrıca teklif, kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini ve belediyelere hayvanları toplayıp bakımevlerinde tutmalarını söylerken bakımevi olmayan belediyelerin bakımevleri kurulana kadar ne yapacağı da belirtmiyor.
Koruma ve haklar anlamında hiçbir maddenin yer almadığı bu teklifi asla kabul etmiyoruz. #YasayıGeriÇek
Rusya da doğmuş, Ukrayna da büyümüş dişi Keloğlan ELANUR PİLİCİ! Türkiye ye yerleşip burada diplomasına nasıl denklik aldığını bilmediğimiz canlı düşmanı! İstanbul Aydın Üniversitesinde görev yapıyor. 'Ukrayna efsun dualari' baslikli yuksek lisans tezi var:)
Mahkemeden süre istediği için davası 09.07.2024 14.05 e ertelendi. Kanser hastası EVCİL bir kediyi dövüp, 4 kattan aşağı attığı için 3 yıla kadar hapsi isteniyor.
Takipçisi olalım.
#ZamGeldi #Faşist #Halamın #Turks #Bozkurt