📍SKANDAL GÖRÜNTÜLER!
İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 4 Temmuz ABD Kurtuluş Günü sebebiyle ABD bayrağının renkleriyle yani kırmızı, mavi, beyaz ile donatıldı! (Haber Report)
Bu soruları sormak zorundayız:
— Ey ABD’yi protesto etmek için yerlere kola döken troller neredesiniz?
— Ey ABD’yi protesto etmek için kahveci basanlar neredesiniz?
— Ey muhalefeti “ABD ajanı” olmakla itham edenler neredesiniz?
Küçük dilinizi mi yuttunuz?
Sizde hiç utanma, hiç arlanma yok mu?
Açık açık yazmışlar bi de “ortalama” 3 aylık maaşlarını ödemedik diye.
Maaşıyla kıt kanaat geçinen madencinin “ortalama” 3 aylık ücretini ödemediğini açık açık yazmış!
Bir de utanmadan devlete elektrik satamıyoruz ondan yazmış.
Asıl utanması gereken bu kan emiciler değil ama. Bunları başımıza bela edenler!
Asıl utanması gerekenler elektrik üretimi ve dağıtımı gibi zorunlu bir kamusal hizmeti bile özel sektöre parsel parsel peşkeş çekenler!
Asıl utanması gerekenler “şirket gibi” yönettikleri devlette açız diye başkentin ortasında haykıran madencilerin üstüne polis salanlar!
#HakkımıVerDorukMadencilik
HATIRLATMA❗️
"Sandıkta görüşürüz Mesut Bey" pankartı , 2002 yılında Fenerbahçe taraftarları tarafından dönemin başbakanı Mesut Yılmaz’ın "Allah'ın izniyle bu sene de Galatasaray'ı şampiyon yapacağız" sözüne tepki olarak açılmıştır.
Seçimden sonra ise tribünlerde “aramıza hoşgeldin vatandaş Mesut” pankartı açılmıştır.
Eti geçti, duydun mu?
Bıçak kemikte.
Duymadınsa duy artık
behey Allah’ın kulu,
bıçak kemikte.
Duy da silkin n’olursun
bu ne biçim uyku bu.
Bıçak kemikte!
Fidel Castro dan Ferhan Şensoy'a
Ferhan Şensoy anlatıyor;
“Şans Kapıyı Kırınca” filminin çekimleri için Küba’ya gitmiştik.
Bir gün Fidel Castro tarafından gönderildiklerini söyleyen birkaç kişi ellerinde birkaç zarfla sete geldiler.
Zarflarda farklı meblağlarda paralar vardı.
Yönetmen için 20 dolar, oyuncular için 10, diğer personel için 5’er dolar.
Kabul etmedim tabii, adamlara teşekkür edip geri yolladım.
Ertesi gün ellerinde zarflarıyla tekrar geldi adamlar.
Ama bu defa bir zarf fazlaydı. O zarfta bizzat Fidel’in yazdığı bir mektup vardı.
Şöyle diyordu Fidel;
“Biz çok zengin bir ülke değiliz, ama benim ülkemde emeğe değer verilir. Ve hiç bir emek karşılıksız bırakılmaz. Ülkemizde bulunmanızdan dolayı teşekkürler.”
Parayı kabul ettik.
İlerleyen günlerde zarflar gelmeye devam etti. Taa ki çekimler bitene kadar.
Sonra da paranın hepsini toplayıp Küba’daki bir tiyatroya bağışlamıştık…
Zenginlikle fakirliği yanlış tanımlıyoruz.
Mesela Küba fakir ama orada doktor, sağlık hizmetleri bedava. Bizde paralı.
Küba fakir ama orada hiç kimse aç kalmıyor. Burada kalıyor…
İnsanlık onuruna ve konforuna düşman olan bu orospu evladı kapitalistlerin ayaklarına pranga vurulmuş şekilde taş ocaklarında çalıştırmalı bir devrim istiyorum
Bu fotoğrafı unutmayın… Buna sebep olanlarla hesaplaşacağız. Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, hastanenin mahkumlar koğuşu penceresinde, annesi ise hastane önünde…
Fotoğraf: Ersin Eroğlu (@ersineroglu_)