Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'a, "Şeyh Sait'in hatırasına hakaret suçu" işlediği gerekçesiyle ceza verilmiş.
Silahlı isyan çıkarıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni daha doğarken boğmaya çalıştığı için idam edilen Şeyh Sait'in "hatırasına hakaret" suçu icat edip insanlara ceza vermek, sadece o insanları değil aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranları cezalandırmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Şeyh Sait İsyanı’nda isyancılar tarafından şehit edilen piyade üsteğmen,kaymakam ve öğretmenin ailelerine Cumhurbaşkanı M. Kemal (Atatürk) imzalı bakanlar kurulu kararlarıyla maaş bağlamıştı.
https://t.co/fakyExOPIQ
Bugün Şeyh Sait'i aklamaya çalışanlar, Şeyh Sait İsyanı sırasında isyancıların katlettiği "şehitlerimizin hatırasına hakaret suçu" işlemiş olmuyorlar mı?
Gerçek şu ki, bir taraftan Atatürk'e saldırılırken, diğer taraftan Şeyh Sait, İskilipli Atıf gibi tescilli Cumhuriyet düşmanları mağdur, mazlum ilan edilerek aklanmaya çalışılıyor.
Çünkü hedef üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. İşte bugün asıl beka meselesi de budur.
Barış, evden çıkarılıp gezdirilmiş, tıraş ettirilmişti. Kısa sürede yeniden eski hale geldi.
Doğum günü kutlanınca rahatsız olan genç, hiçbir şey hissetmediğini ve evden aylardır hiç çıkmadığını söyledi.
⚖️ Down Sendromu Davasında Emsal Karar:
İstinaf Mahkemesi: Hekimin kusuru yok
Gerekçe:
– Down sendromu genetik bir durum
– Gebelik takibi güncel tıbbi rehberlere uygun
– İkili tarama düşük riskliyse ileri tetkik zorunlu değil
Kritik nokta:
📌 Amniyosentez yaptırmayan hastadan ayrıca “reddettiğine dair yazılı onam” alınması zorunlu değil.
Çünkü bu testler tedavi değil, tanısal işlem kabul ediliyor.
Aydınlatma yükümlülüğü
📌 Sadece imzalı onamla değil;
hasta kayıtları ve tanık beyanlarıyla da ispatlanabilir.
Yargıtay 13 Ocak’ta kararı onadı
(Gerekçeli karar bekleniyor)
📌 Bilimsel rehbere uygun davranan hekim, sonuçtan sorumlu tutulamaz.
Ve yine hekimler bi tepki göstermiyo konuşmuyo bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla.
Bu kadar sessiz, pasif ve birleşmeyen karşı çıkmayan bir meslek grubunda olduğum için utanıyorum. Gelmeye çalıştığınız yere uğraştığınız kadar adeletsizliğe hukuksuzluğa uğraşmıyosunuz.
Bir doktora nasıl olur da Türkiye şartlarında 77 milyonluk tazminat verilebiliyor diye cidden aklım almıyordu.
Meğer mesele başkaymış.
Son dönemde doktorlara yönelik 28 milyonluk, 32 milyonluk ve 77 milyonluk astronomik tazminat davalarına bir de bu zaviyeden bakmak devletin bekası gereğidir.
Lütfen bu durumu mercek altına alın.
@adalet_bakanlik@ttborgtr
Yumurtalık kanseri tıp kitaplarında erken semptom vermeyen, sessiz tümörler olarak tanımlanır. Bu bilgi hekimler arasında nesilden nesile aktarılır. Oysa bu kansere yakalanan kadınlar geriye dönük pek çok semptomları olduğunu ama semptomlarının over kanseri tanısına yol açmadığını ifade ederler. Demek ki neymiş? Tümör sessiz değil, tıp sağırmış. Bunun en temel nedenlerinden biri tıbbi bilginin “erkek” hastaların sözünü ciddiye alarak birikegelmesidir.
Tam da bu nedenle kadınlarda daha az görülen kalp hastalıkları onlarda daha çok ölüme neden olmaktadır. Yargı erkek diyoruz ama Tıp da öyle!
Kadınların sesine, sözüne, sağ duyusuna güvenmenin zamanı geldi de geçiyor bile.
Korkunç bir karar,ülkenin bütün kadınlarının ayağa kalkması lazım,ilk defa karşılaştığı bir adamla cinsel ilişkiyi reddettiği için öldürülen gencecik bir kızın katiline gururu kırıldığı için ceza indirimi verilmiş.Bu karara imza atanların tümü yargılanmalı,artık dayanamıyoruz.
herkes çabukkk chatgptye “bu zamana kadarki konuşmalarımıza dayanarak beni dizi film karakterine benzetecek olsaydın bu kim olurdu” diye sorsun bana da atınn
Biz en ufak sarsıntıda umudu kaybederken, cebinde imzalı idam fermanı, karşısında idam sehpası olan bir yetim, Milli Mücadele’yi başlatmıştı. “Bu cesaret, akılla izah edilemez.”