İletişimin adeta bir sanat olduğunu deneyimlediğin o yaş.. Herkesle her şey konuşulmuyormuş gerçekten. Her şeyin bir yeri ve zamanı olduğunu bilirdik ama her anlatının her bilginin de yeri, zamanı ve kişisi varmış. Bunu bu yaşımda öğrenmiş olmaya biraz gücenmiş durumdayım.
O kadar yoğun çalışıyorum ki yakın geçmiş bende yok. İşe git, eve gel, uyu, haftanın en az bir günü Hayrabolu sonra tekrar İst laboratuvar + ofis, ev, bu döngüde nasıl hala kaybolmadım bilmiyorum.. Sürekli yoldayım hep yol heep yol.. Ne öğrenmem lazımsa çabuk öğreneym artık yeter
Elime ulaştıktan sonra, tek solukta iki günde bitiveren, iki gündür beni başka bir dünyanın içine çeken o kitap.. Diyor ki; ruhu ile bağlantı kuramayanların vay haline..
Hayatımıza giren ve çıkan herkesin bir sebebi, hizmet ettiği bir değer olduğuna inanıyorum. Anlayıp anlamamak, görüp görememek yanılsama ve varsayımlarla yaşayıp yaşamamak bize kalmış. Bin teşekkür, yoluma iyi veya kötü ışık tutan tüm insanlara..