@kilicdarogluk Biz derken kastettiği Eroğan, Bahçeli filan herhalde... Malum yanında 20-30 tufeyni dışında alkışlayanı da yok.
Torunların soyadını değiştirecek soyadını
kk ekibi tarafından sözde ankara il başkanı olarak atanan fahri yıldırım adlı şahıs ayhan bora kaplan'ın oğlunun sünnet düğününe katılmıştı. genel merkezi basmaya gelen ve geçen hafta grup toplantısı günü tbmm önüne çakalları getiren şahıs budur. arınma diyenler bunlar.
Sokak ve meydanlarda aktif, tabanını genişleten CHP'yi en iyi temsil eden il yöneticisinin Özgür Çelik olduğunu düşünüyorum. Geçen yıl Gürsel Tekin'in kayyım olarak atanmasından beri, son derece aktif; meşruiyeti olmayan kadrolara alan bırakmayan bir strateji yürütüyor. 2 hafta önce Genel Merkez polis tarafından basılırken de oradaydı; bugün de İstanbul İl Başkanlığı’nda görevinin başında.
Zaman zaman sosyal medyada "partiye gerek yok, hareket olarak devam ederiz" türünden yorumlar görüyorum. Macron benzetmeleri de havada uçuşuyor. Aynı pratik siyasetten uzaklık, Türkiye'deki rejimi tanımama hali ve siyaseti romantize etme isteği 2023 seçimini de muhalefete kaybettirmişti. Rejimin bu kadar otoriterleştiği bir ortamda yeni bir siyasi hareket inşa etmek sosyal medyada anlatıldığı kadar kolay değil. Üstelik böyle koşullarda kaybedilen kurumsal mevzileri sonradan geri almak da çok zor.
Bu nedenle CHP'lilerin mevcut öfke ve motivasyonlarını önümüzdeki haftalarda parti içindeki meşru mücadeleyi sürdürmek ve meşruiyeti olmayan kadrolara alan bırakmamak için değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hiçbir alan mücadele etmeden bırakılmamalı. Bu esnada açığa çıkacak enerji ve mücadele tecrübesi o noktada gerekirse 1-2 ay içinde yeni partiye de zemin yaratacak.
İBB davasında Ramazan Gülten’in savunması başladı:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde İmar ve Şehircilik Daire Başkanı olarak
görev yapmakta iken 26 Nisan 2025 Cumartesi günü saat 6:00’da, şafak baskını
ile evimden gözaltına alındım. Bu sırada eşim 6 aylık hamileydi, şimdi kızımız
11 aylık oldu.
4 gün boyunca gözaltında tutuldum, emniyet ve savcılık aşamalarında ismimin
dahi geçmediği, daha önce İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından karara
bağlanmış iddiaları içeren bir tevdi raporu ile gizli tanık beyanları soruldu.
30 Nisan 2025 tarihinde tutuklandım.
Hayatının tamamını kamu hizmetine adamış bir şehir plancısı ve bürokrat
olarak 7 ay ne ile suçlandığımı bilmeden geçti. Düzenlenen iddianamede
hakkımda irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütüne üyelik gibi son
derece ağır suçlamalar ileri sürüldüğünü öğrendim.
Öncelikle ifade etmek isterim ki; tutuklanmama gerekçe gösterilen, beyana
dayalı iddialar ne denli gerçeklikten uzaksa, bugün huzurunuzda sanık olarak
bulunmama dayanak teşkil eden iddianamedeki iddialar da aynı ölçüde
gerçeklikten uzaktır. İdare hukukunun en temel ilkeleriyle bağdaşmayan; idari
süreçler ve ceza hukuku bakımından da uyumsuz; maddi gerçek ve delillerle
örtüşmeyen, tek bir somut delile dayanmayan; yalnızca sözde itirafçı ve diğer
beyanlarla ayakta tutulmaya çalışılan iddialardan ibarettir. Bu itirafçı
beyanlarının uydurma ve hayal ürünü olduğu, peşin cezalandırmadan
kaçınmak amacıyla verildiği zamanla ortaya çıkmakta ve bizzat itirafçılar
tarafından geri çekilmektedir.
Bu noktada, savunmamın devamında, hakkımda iddia edilen her bir eyleme
ilişkin teknik savunmalarımı tek tek yapacağım. İddiaları, dosyaya sunduğum
delillerle birer birer çürütecek, tüm çelişkileri ortaya koyacak ve söz konusu
eylemlerin gerçekte hiç bir hukuki anlam taşımadığını ve tarafıma isnat
edilebilecek tek bir suç dahi bulunmadığını açıkça göstereceğim.
Zira herhangi bir suç işlemdiğim gibi; cevaplayamayacağım tek bir soru, hesap
veremeyeceğim tek bir işlem, açıklayamayacağım tek bir karar ya da imza da
yoktur.Burada asıl acı olan, hayatım boyunca titizlikle koruduğum kamu görevlisi
kimliğimi ve mesleki itibarımın, bu gerçek dışı iddialarla yan yana getirilerek
kirletilmeye çalışılmasıdır.
80 MİLYAR DOLARLIK RANT ANLATTI AMA BİZ TUTUKLUYUZ
Ramazan Gülten'in İstanbul'un ranta teslim edildiği projeleri anlattığı savunmada hakim araya girdi:
"Bunları neden bana anlatıyorsun. Tüm İstanbul'un imar durumunu anlatmayacaksın herhalde."
Ramazan Gülten bu sözlerinin ardından "burada keselim isteseniz" dedi.
Hakim duruşmayı bitirdi.
Aykut Erdoğdu çıkarken "80 milyar dolarlık rant anlattı burada biz tutukluyuz" diyerek hakimin savunmayı kesmesine tepki gösterdi.
Ekrem İmamoğlu, "Ramazan'ın anlattıklarını tüm Türkiye'ye anlatın" dedi. #İBBDavası
@cumhuriyetgzt1 Dürüstlüğünün bedelini nirçok ibb bürokratı gibi çok apır ödüyor ama and olsun bu mafya iktidarı son bulduğunda bu insanlara tüm hakları trslim edilsin taşebimiz 1. Sırada olacak. Ayrıca bu kanunsuzluğu yaşatan ve göz yuman tüm yetkililer için de hesap vaktini beklesinler.
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 52. duruşma günü…
İBB davasında savunma yapan Ramazan Gülten: “Sayın heyetinize kısaca özetlediğim meslek hayatımdan da anlaşılacağı üzere, tüm meslek hayatım boyunca kendime tek bir ilke edindim: Kamu gücünü kullanırken ne kişisel korkularla hareket etmek ne de kişisel menfaat gözetmek; yalnızca hukuka ve kamu yararına bağlı kalmak”
https://t.co/vjJ9xuZRc7
Gözaltına alınan öğretmenler serbest bırakılırken, “Bizleri gözaltılarla, şiddetle, ablukayla yıldıramazsınız! Taleplerimizi ifade etme hakkımızı boğma çabalarınız nafile! Korkumuz yok, hakkımızı almadan eve dönüş yok!” diye seslendi
https://t.co/G1zS3DOBmk
Ekrem İmamoğlu’nun CB adaylığı için imza veren, “Neden tutuklu?” diye soran, yazılar yazan, açıklamalar yapan kişi bugün kayyımın gölgesine sığınmış durumda. İnsan ister istemez soruyor: Bu keskin U dönüşünün sebebi ne? Hangi vaatler, hangi hesaplar bu değişimi getirdi?
Ama şaşırmıyoruz. Çünkü mesele fikir değil, duruş meselesi. Rüzgâr nereden eserse oraya savrulanlar, günü geldiğinde yine yön değiştirir. Karakter müsait…
@NazYavuzarslan Rahmetli Uğur Mumcu'nun benzer bir sözü vardı;
"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar. Sürekli güçlünün yanında yer almak adamı yalaka, dalkavuk yapar. Çünkü güç dengeleri sürekli değişir."
@NazYavuzarslan Rahmetli Uğur Mumcu'nun benzer bir sözü vardı;
"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar. Sürekli güçlünün yanında yer almak adamı yalaka, dalkavuk yapar. Çünkü güç dengeleri sürekli değişir."
CANLI BLOG | Savunmasına başlayan Metin Bal, hakkındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmedi, dosyada kendisine yöneltilen suçların hiçbirini işlemediğini söyledi. "Hakediş hesabı yapmadım, onayını vermedim, sözleşme imzalamadım, bana verilen görevleri yerine getirdim" diyen Bal, itirafçılardan Gökhan Köseoğlu'nun verdiği ifadedeki sözlerinin kendisinin lehine olduğunu, usulsüz işlem yapmadığını söylediğini ancak iddianamede aleyhineymiş gibi yorumlandığını belirtti.
@mehmetucum 2015'de anayasa tartışmaları yaşanırken Mehmet bey yeni anayasada Attaürk ilke ve inkilaplarına atıf yapılmayacak diyordunuz ama basına fotoğraf verirken (profil fotonuz da dahil) maşallah Atatürk'ü hiç arkanızdan eksik etmiyorsunuz. Gizlemeyin kendinizi komik oluyorsunuz.
@bizimtvcomtr çok iyi yapmışlar helal olsun. böyle karnından konuşanları güzel patlatıyor partililer. bir iki Atatürk der çaktırmadan rengimi belli edeirm demiş ama millet anlamış rezil etmiş.
ŞEREFLE SÖYLÜYORUM, ŞEREFLE:
MADDİ MANEVİ ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİK. BU SUÇLAMALARI YAPANLARIN AKLININ ERECEĞİNİ ZANNETMİYORUM
Bütün hayatını kamucu mücadeleye adamış bir akademisyen ve meslek insanı olarak ne bir örgüt üyesi olabilirim ne ihaleye fesat karıştırıp menfaat sağlamaya tenezzül ederim, ne de dolandırıcılık yapmış olabilirim. Mal varlığımıza bakılarak dahi bu iddialar test edilebilir -ki yapıldığını da biliyorum.
Cezaevine girince kesilen maaşım ve azalan gelirimiz nedeniyle, artan giderler karşısında geçim sıkıntısı yaşadığımızı da şerefle ifade ederim, şerefle.
Maaşıyla yaşayan insanlar olarak, bu 15 ayı aşan süreçte maddi ve manevi çok ağır bedeller ödedik. Çok ağır. Bu suçlamaları yapanların aklının ereceğini zannetmiyorum.