📌 Fon skandalı piyasa aktörleri tarafından biliniyordu. Kamu görevlileri de biliyordu; ama işin içinde üst düzey bağlantılar olduğu için sustular (ballı işleri bırakıp istifa da etmediler), sorumlular.
📌 Tahtanın başına oturup manipülasyon yapanlar, o manipülatörle ortak çalışan şirket sahipleri ve sahtekar foncular sorumlu.
📌 Bu şirketleri pazarlayan ünvanlılar ve o ünvanları sağlayan medya şarlatanları sorumlu.
📌”3 kuruşumu kısa vadede 12 kuruş yapar mıyım abi” diyen küçük yatırımcı(!), sorumlu.
📌Vergisini ödeyen ahlaklı vatandaş ise hiç birinden sorumlu değil. O sebeple bu yükü kamuya yükleyemezsiniz.
📌Sorumlular kendi payları ölçüsünde yükü üstlenecekler. Neleri var neleri yok el konacak. Yurt dışına kaçırdıkları geri getirilecek. Küçük yatırımcının sadece ana parası ödenecek.
Hapis yatması gerekenler, uzun süre hapiste kalacak.
📍 https://t.co/ZBCWmHBQRL özel haberi
Tera Yatırım'ın patronu Emre Tezmen, fon krizinin patlamasından 2 hafta önce, Kuzu İnşaat'ın sahibi Özen Kuzu’ya 1 milyar 160 milyon lira gönderdi.
Tezmen, parasını ödediği sigorta şirketinin Tera bünyesine geçip geçmediğini ise bilmediğini kaydetti.
https://t.co/Y5gDXSorgl
Muhammed Yarız ve Emre Tezmen’e ait olduğu belirlenen 2 özel jete, Serdar Turhan’a ait LORETA isimli lüks yata el konuldu. Jet ve yatın toplam değerinin 1,7–1,8 milyar TL seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Vay arkadaş…
Bir gecede 500 bin insan mağdur oldu, istifa etmedi.
Şimdi istifa ettiği ama ikna edilmeye çalışıldığı iddia ediliyor.
Şu son bir kaç günde yaşanan skandallar eğer Japonya’da olsaydı, bırakın Bakan’ın istifa etmesini, çoktan harakiri yapmıştı.
Gür sesle diyorum: ŞİMŞEK İSTİFA!
Ekrem İmamoğlu: "SPK yöneticileri, üyeleri ve denetleme yetkisi olan herkes soruşturmaya tabi tutulmalı, derhal görevden alınmalıdırlar. Soruşturmanın selameti açısından bu şarttır"
https://t.co/spDPVlwt5T
Çok önemli bir karar
Çok sayıda Akbank kullanıcısı dolandırılmış, adlarına krediler çekilmiş ve hesapları boşaltılmıştı.
Akbank’ın sistemlerinde güvenlik açığı olduğu, yani yurttaşın banka yüzünden dolandırıldığı mahkeme kararıyla KESİN olarak tescillendi👇
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM'de oylanmamış Mekke Antlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'a Yemen karşısında askeri destek sağlanacağını söyledi.
Türk milleti ekonomik krizin pençesinde kıvranırken, Türk askerinin kanı ile halkın sırtına bir de savaşın maliyetini yüklemeye kalkmayın!
Suud ailesine ait olan Suudi Arabistan’ı Suudlar korusun.
İSKİLİPLİ ATIF
Vatana ihanetten asılmıştır.
İskilipli Atıf, şapkaya karşı çıktığı, şapka takmadığı veya şapka karşıtı kitap yazdığı için asılmadı, "vatana ihanetten" asıldı.
İskilipli Atıf, şapka karşıtı kitap yazmaktan veya şapka takmamaktan değil, -dağıtımı durdurulan şapka karşıtı kitabını kullanarak- halkı, yeni kurulan Cumhuriyete karşı "isyana, irticaya teşvikten” ve bunun sonunda ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan irticai isyanlardan ve Milli Mücadelede, Teali İslam Cemiyeti'nin zararlı çalışmalarından, "ihanet bildirilerinden” dolayı “anayasayı tağyir” ile “vatana ihanetten” asıldı.
İskilipli Atıf'ın Milli Mücadele karşıtı Teali İslam Cemiyeti,Trakya ve Orta Anadolu'da birçok şube açtı. Biga, Gönen yöresindeki Gavur İmam ve Anzavur ayaklanmalarında rol oynayan ve İngilizlerin desteğiyle Kuvayı Milliye'ye karşı cihat ilan eden Ahmediye Cemiyeti'ni destekledi.
İskilipli Atıf'ın “Teali İslam Cemiyeti", Ağustos 1920'de Milli Mücadele karşıtı çok ağır bir bildiri yayımladı. Tam metni elimizde olan bu ihanet bildirisinin bazı bölümleri aynen şöyle:
"Askerler....Mustafa Kemal,Ali Fuat,Bekir Sami gibi zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?...Bu canileri, bu katil canavarları, daha ziyade yaşatmamakla memur ve mükellefsiniz..."
Ayrıca Mustafa Sabri'nin başkan, İskilipli Atıf'ın ikinci başkan olduğu Müderrisler Cemiyeti (Teali İslam Cemiyeti'nin öncüsü) 26 Eylül 1919'da Milli Mücadele karşıtı bir bildiri daha yayımlamıştı. Bildiride, Kuvayı Milliyecilere “adi eşkıya”, “deli”, “cani”, “kudurmuş haydutlar” diye hakaret edilmişti.
Şapka Kanunu ve kılık kıyafet devrimine karşı çıkmanın ve şapka takmamanın cezası da idam değildi. Şapka takmadığı için hiç kimse asılmadı.
İstiklal Mahkemeri adlı bilimsel kitabında Prof. Ergün Aybars şöyle diyor:
“Şapka Kanunu'na muhalefet nedeniyle 'ağır cezalara mahkûm edilenler, şapka giymedikleri için değil, şapkayı bahane ederek gerici ayaklanma çıkarmak, kışkırtmak suretiyle dini politikaya alet edip vatana ihanet ettikleri için mahkûm edildiler… Suçu sadece şapkaya karşı koymak olan ferdi suçlar ise hafif şekilde cezalandırıldılar.” (Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, Ankara, 2009, s.328)
(Sinan MEYDAN)
Prof. Dr. Bilge Yılmaz: "Bu maalesef çok aleni, çok basit bir dolandırıcılık. Günümüzde her yerde çok hızlı fark edilecek, çok basit bir dolandırıcılık, adi bir suç."
Prof. Dr. Bilge Yılmaz: "Bakanın gücü yetmiyor. Mehmet Bey'in kendisi manipülasyon var dedi yaklaşık 1 yıl önce... Ona rağmen engellenemedi. Demek ki koruyanlar var."
Prof. Dr. Bilge Yılmaz: "Her şey kayıt altında, her şey görülüyor, tüm oradaki olağandışı hareket görülüyor ama buna rağmen bir şey yapılmıyor."
Prof. Dr. Bilge Yılmaz: "Burada önemli olan, altını çizmek istediğim şey; Mehmet Bey'in kendisinin buna gücünün yetmemesi. Bakan onay önce söylüyor ve buna karşı bir şey yapamıyor." @ilgazsenem@ProfYilmazBilge
Fon soruşturmasında tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Yarız'ın beş aracına el konuldu: 200 milyon TL değerindeki araçları 26 bin TL'ye devretmiş!
https://t.co/RMgXsnW0GW
Burada mesele 7-8 Eylül de apar topar arabaları devretmesine neden olan istihbarat nereden geldi? Operasyon olacağı bilgisini nereden aldı ? Osman Kavala’nın ofisinin önünden geçenleri bile saliseyle saptayanlar kimlerle ne konuşmuş , buluşmuş bulur herhalde
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale:
"AK Parti'nin içerisinde fon krizinden kaynaklı bir kavga var"
"Geçmişte bakanlık yapmış Nihat Zeybekçi SPK'ya görevlerini hatırlatıyor, ve SPK'nın yaptığı işlemlerle ilgili bir mesaj veriyor"
Ali Babacan, fon krizinin nasıl çözüleceğini anlattı:
-Devletin elinde bütün kayıtlar var. Bütün hisse alımları veritabanında kayıtlı.
-Kayıtlar incelendiğinde, kim ne kazandı ortaya çıkar, kritik isimler hemen bulunur. 1 lirasını 10 bin lira yapanların hepsi bulunur.
-Bu paralar kimdeyse tek tek bulunup tahsil edilmesi lazım.
-Biz bunu İmar Bankası'nda yaptık. Bankanın ortaklarından 6,5 milyar doları çatır çatır tahsil ettik.
-Ben bir TMSF yasası çıkarttım, TMSF'ye çok ciddi yetkiler verdik, Ahmet Ertürk gibi pırıl pırıl birini de oraya atadık, 'Bağımsızsın' dedik, çok güzel bir sistem kurduk.
-Biz halka 6,5 milyar doları ödedik, bunu da İmar Bankası'nın sahiplerinden aldık.
-Yurt dışındakiler de tahsil edilebilir. TMSF geçmişte batık banka patronlarının tüm dünyadaki mallarını yakaladı ve Türkiye'ye getirdi.
-Çok iyi uluslararası hukukçular bulacaksın, 'Bu adam benim ülkemde 500 bin kişiyi dolandırdı' dediğinde kimse bu paraları tahsil etmene engel olamaz.
-Çok kolay bir iş. Ancak bunu yapacak bir niyet ve irade lazım.
Alın şu fotoğrafları memleketin dört bir yanında bütün bilboardlara asın. Bu şahıs sadece 2021’de AK Parti İstanbul Gençlik Kolları yedek yönetiminde yer almış.
Gerisini siz düşünün!
Babadan oğula 30 yıldır değişmeyen soru: Paralar nerde?
Eski bakan Oğuz Tezmen'in 30 yıl önce yargılandığı davada, o gün 24 yaşında olan oğlu Emre Tezmen'in adı 'gizli kasa' olarak geçiyor.
İddianameye göre Oğuz Tezmen, kaçırdığı servetini, Belçika vatandaşı olan oğlu Emre üzerine yapmış.
Bugün de oğul Tezmen'in kaçırıdı servetin adresi merak ediliyor.
Timur Soykan: "Şimdi burada sormuyorlar bu fon ilk kurulduğunda içinde olan 12 kişi kim? Sormuyorlar. Niye sormuyor savcılık? Bu soruşturmayı yürütenler niye sormuyor ya?
Bunlar da yanıt vermiyorlar. Yanıt vermek yerine ne yapıyor? Diyor ki, "SPK raporu gelince," diyor, "oraya çıkar," diyor. "Kimler almış, kimler satmış anlaşılır" diyor.
Ona güveniyor. Neden ona güveniyor biliyor musun? Açıklanmayacağını düşünüyor. Çünkü orada siyasetçilerin, bürokratların olduğu iddia ediliyor. Orada siyasetçilerle, bürokratlarla, bazı bakanlarla ilişkili kişilerin olduğu iddia ediliyor."