Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Türkiye’yi kırk yıllık terör sıkıntısından kurtaracağız dedik, elhamdülillah onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz.
Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz.
Şunu unutmayacağız: Bizim en büyük sermayemiz, kardeşliğimizdir.
Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek.
21’inci yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye Yüzyılı yapacak.
Hiç kimsenin endişesi olmasın, ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz.
Bu hareket, bu dava sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak.
Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür; bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur.
Biz bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz; onlar da hakkıyla taşıyacak.
Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım.
Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor.
Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım.
Aziz milletimin duası ve teveccühüyle inşallah bu ülke için aşkla koşturmayı sürdüreceğim.
Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti’nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta çalışmaya devam edeceğim.
Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız dinmeyecek.
Çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor.
Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye’yi tanıyan; ecdadını, tarihini, mirasını, misyonunu idrak eden; imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor.
En büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur.
Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır.
25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesli yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun.
AK Parti olarak son 25 yılda:
Siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle…
İstikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle…
İcraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle…
Kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle…
Öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik.
Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için; ülkemizi büyütmek, demokrasimizi güçlendirmek için kullandık.
Türkiye’ye cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşatan tüm yol arkadaşlarımı tebrik ediyorum.
Eskiden terörün kol gezdiği Gabar’da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz.
Karadeniz’deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor.
Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor, Türkiye’nin otomobili Togg’u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz.
Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da sessiz bir devrime imza attık.
OHAL’i kaldıracağız dedik, kaldırdık.
Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz dedik; TRT Kürdi’yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık.
Gençlerin siyasette önünü açacağız dedik; seçilme yaşını 30’dan önce 25’e, sonra 18’e indirdik.
TOKİ’yle 1 milyon 766 bin konut ürettik, 369 bin konutun inşası sürüyor.
6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik.
Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık.
500 Bin Sosyal Konut Projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz.
Bu şahısların yakalanıp yakalanmadığını soran çok kişi var. Şahıslar henüz yakalanmadı. Konuyla ilgili yeni bir gelişme olduğunda güncelleme yapacağım.
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Bu kadarı da fazla!
İşgalci İsrail ordusu istihbaratında görev yapan ve Türk vatandaşlığı da bulunan Talia Sağlam, Muğla'da yaptığı tatili sosyal medyada paylaştı.
Bu ve bunun türevlerinin vatandaşlıkları iptal edilmeli, ülkemizde rahatlıkla gezmeleri ivedilikle engellenmeli!
Lütfen yazdıklarımı dikkatle okuyun. Belli ki bu konu hakkında daha çok yazacağım ama ne kadar yazmam gerekiyorsa, yine yazacağım.
Ben yaklaşık bir yıldır bir uluslararası ilişkiler uzmanı olarak Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan ve Mısır yakınlaşması üzerine yazıp çiziyorum. Hatta geçen gün imzalanan anlaşmanın yaklaşık 1 yıl önce imzalanacağını sizlere YouTube kanalımda duyurmuştum.
Sadece bir Müslüman olarak değil, bir uluslararası ilişkiler uzmanı olarak da Gazze'den Arakan'a Müslümanlar acı çekerken İslam dünyasının birleşmesinin bir zaruriyet olduğuna inanıyorum. O yüzden bu gelişmeleri büyük bir heyecan ve coşkuyla sizlerle paylaşıyorum.
Bundan aylar önce "Sünni ekseni birleşiyor" diye bir paylaşım yaptığımda, organize bir saldırıya maruz kaldım. Dün de "İslam dünyası uyanıyor" yazdığım için aynı kişisel saldırıya uğruyorum.
Gerek yayın gerek yazılarımla dünyanın dört bir köşesinden geniş bir kitleye ulaşabildiğim için, büyük çoğunluğu İslam düşmanı bu kişiler yıllardır hayatımla ilgili bir açık bulup beni itibarsızlaştırmaya ve yıpratmaya çalışıyorlar. Tek amaçları beni susturmak, yıldırmak. Fakat bir açık bulamadıkları için de türlü türlü yalanlar üretiyorlar.
Yıllar önce hiç tanımadığım bir hesap benim diplomamın sahte olduğunu yazdı, çizdi. Onu burada delilleriyle rezil ettim. Daha sonra Fetöcü bir hesap eşimin Katolik olduğunu ve kilisede evlendiğimiz yalanını yaydı. Devlet tarafından bu hesaba erişim engellendi.
Şimdi benzer şekilde hesapları daha önce defalarca erişime engellenmiş, gözaltına alınmış kişiler beni ve ailemi yine aynı yalanlarla hedef gösteriyorlar. Bakın bu çok ağır bir durum. Bu sadece kişisel değil, milli güvenlik sorunu. Bugün sabahtan beri ciddi bir saldırıya uğruyorum. Tamamı sahte, adsız sansız hesaplar bana çok ağır şeyler yazıyorlar. Aynı kişiler giderek devlete karşı da giderek örgütleniyorlar.
Kaldı ki hiç zorunda olmamama rağmen bu konuya geçmişte açıklık getirdim. Milyon görüntülenme alan bir yayınla sizlere içimi döktüm. Eşimin Katolik olmadığını, kilisede falan evlenmediğimizi, bunların tamamen Fetö uydurması olduğunu defalarca anlattım. Türkiye'nin tezlerini aktarmak için onunla katıldığımız bir yayını sizlere aktardım. Ben yaşadığım ortamlarda tanınan, resmi kurumlarda da çalışmış, hakkında güvenlik soruşturması yapılmış, adı sanı bilinen biriyim.
Onu da bıraktım, ben veya eşim Katolik de olabilirdik, bu ülkemizin kanunlarına göre bir suç değil. Hatta Katolik olup İslam dünyasının birleşmesi gerektiğini de savunabilirdik. Bugün dünyanın dört bir yanında Gazze için mücadele eden Katolikler var. Tanıdığım Fransız uzmanlardan bu fikri savunanlar var, onlarla röportaj bile yapabilirim.
Hadi bu iftiracı, haysiyet düşmanı kripto devlet düşmanı, firari ve Fetöcüleri geçtim, özelden gelip bana hâlâ "Öznur Hanım eşiniz Katolik diyorlar, doğru mu?" diye yazanlar var. Beni en çok da bu üzüyor.
Sosyal medyada aylardır bu Fetö çetesinin milli hesapları hedef aldığını, gece gündüz hesaplarını sp@mlayıp etkileşimlerini düşürdüklerini yazıp çiziyoruz. Emin olun bugün ben, yarın siz. Bugün aranızdan bir kişi dahi bu kişisel saldırıyı desteklerse, bilsin ki yarın kendisi de aynı durumu yaşayacaktır.
Yıllardır bütün sosyal medya mecralarında, Ekşi Sözlük'te hakkımda yazmadıkları yalan, atmadıkları iftira, etmedikleri hakaret kalmadı.
İçimin tek rahat olduğu nokta, bugün benimle uğraşanları bu devlet de millet de görüyor. Özgür Demirtaş yıllarca beni aktroll diye takipçilerine hedef gösterdi. Oğuzhan Uğur "Bu millete sizi unutturmayacağım" dedi. Daha onlar gibi niceleri neler yazdı, çizdi. Peki en sonunda ne oldu? Millet gerçekte kimin ne olduğunu keşfetti.
Siyasi ve dini kimliğim hakkında da bilgi vermek istiyorum. Uzun yıllardır Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı özellikle Türkiye'yi dünya sahnesinde eriştirdiği konum nedeniyle destekliyorum. Öte yandan herhangi bir parti veya kuruma üye değilim, çalışmalarımı tamamen bağımsız ve çıkarsız şekilde yürütüyorum. Benim bu yoldaki tek desteğim sizlersiniz.👇