@ArslanYuksel06@iyiparti@MDervisogluTR Millet adına mücadele edenler yalnız değildir. Sayısal çoğunluklar geçicidir, milletin vicdanı ve iradesi kalıcıdır. Geri adım yok, mücadeleye devam! 🇹🇷✊
Mezarına Tükürülen Damat Ferit'ten Rol Çalan 468 Milletvekili!
Büyük Türk milletinden özür diliyoruz. İYİ Parti olarak 29 milletvekiliyle ihanete dur demek için her şeyi yaptık. Ancak şer ittifakının sayısal çoğunluğu galip geldi. Karamsarlığa kapılmayın, karanlık çöktüğüne göre şafağın sökmesi yakındır.
Mücadelemiz, direnişimiz yeni başlıyor...
@mansuryavas06 O, makamın gücüne değil; milletin duasına yaslanan bir belediye başkanıdır.
Kaynakları israfa değil, ihtiyaç sahibine yönlendiren; gösterişe değil, adalete yatırım yapan bir yöneticidir.
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Neydi o meşhur "Demircinin iti " hikâyesi?
"Kasabanın birine bir gün bir kurt dadanmış; kasabın etini, fırıncının ekmeğini, tavukçunun tavuklarını, çobanın koyunlarını yemeğe başlamış. Gel zaman git zaman, hepsi toplanmış demişler bu böyle olmuyor, buna bir çare lazım. Karar alınmış; bir dahaki sefere, bütün bu eşrafın yağız itleri topyekûn kurda saldıracaklar… Dedikleri gibi de olmuş. Uzunca bir kovalamaca sonrası kasabın iti, ardından fırıncının iti, ondan sonra tavukçunun, derken çobanın iti, birer birer yorulmuş dönmüşler. Kurt bir kayanın üstünde mola vermiş, soluklanacak. Ama oda ne? Demircinin iti hızla yaklaşmakta, Kurt hayıflanmış ve kendi kendine söylenmiş; "Kasabın etini, fırıncının ekmeğini, çitçinin tavukların yedim de arkadaş ben bu demirciye ne yaptım?"
A Partililer kusura bakmasın ama Ağıralioğlu AKP iktidarının güttüğü, sürüye yeni katılan koyunlardan biri. Mansur Yavaş'a dil uzatması da bu yüzden. Şöhret basamaklarını tırmanma hızı ile dün övdüğüne bugün sövme hızı birilerini hatırlatıyor: Sinan Oğan, S.Soylu, N.Kurtulmuş..
@ankarabbld Belgeyle konuşan bir yönetim var; dedikoduyla, senaryoyla gündem yaratmaya çalışanlar var. Ankaralı hangisine güveneceğini çok iyi biliyor.
📢 KAMUOYUNA DUYURU
Bazı basın yayın organlarında yer alan “Mansur Yavaş, su sorununu tespit eden müfettişleri görevden aldı” başlıklı haber; tamamen yalan, çarpıtılmış ve kamuoyunu bilinçli biçimde yanıltmaya yönelik bir içeriktir.
Ankara’daki su yönetimiyle ilgili süreçlerde görev yapan müfettişler; hazırladıkları raporlar, Kesikköprü Ana İsale Hattı’na ilişkin tespitleriyle alakalı değil; tamamen haklarında ortaya çıkan ağır hukuki ve idari süreçler nedeniyle gerçekleşmiştir.
Bir müfettiş, önce İçişleri Bakanlığı’nın Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Devlet Memurluğundan çıkarılmış; akabinde hakkında “resmi belgede sahtecilikten” işlem tesis edilmiş, dolayısıyla bu gerekçelerle müfettişlik görevinden alınmıştır.
Bir diğer müfettiş ise herhangi bir görevden alma işlemine maruz kalmamış, sağlık gerekçesini beyan ederek kendi isteğiyle emekli olmuştur.
Teftiş sürecine gelecek olursak; haberde ima edildiği gibi bir “ihale”, “ödeme” ya da “usulsüzlük” soruşturması söz konusu değildir.
İlgili süreç, vatandaşlardan gelen “suda koku var” şikâyetleri üzerine başlatılmış teknik bir incelemedir.
Bu inceleme, altyapının durumu ve su kalitesiyle ilgilidir; mali ya da ihale boyutlu bir soruşturma yoktur.
VE GELELİM İŞİN EN İBRETLİK KISMINA…
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş hakkında yürütülen algı operasyonları, artık öyle bir noktaya gelmiştir ki; servis edilen haberler “Melih Gökçek döneminde yapılan Kesikköprü Barajında usulsüzlük iddialarını Mansur Yavaş’ın örtbas etmeye çalıştığı” yönünde servis edilmektedir.
Mansur Yavaş’ın bunu örtbas etmeye çalışmasını yazmak ve bunu düşünmenin akıl ve mantıkla izahı ise mümkün değildir.
Basın kuruluşlarına defalarca söyledik.
“Arayın, sorun, belge isteyin.”
Ama belge istemek yerine masa başında senaryo yazmak, gazetecilik değildir.
Bu nedenle söz konusu haberlerle ilgili olarak tekzip süreci başlatılmıştır.
Düzeltme yayımlanmaması hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) kapsamında ilgili kişi ve yayın organları hakkında yasal işlem yapılacaktır.
AKP'nin yönettiği Elazığ'da, 36 saati aşkın süredir kentte sular akmıyor. Kent sakinleri, belediyeden konuyla ilgili herhangi bir aksiyon alınmadığını belirterek,
"Kombiyi bile çalıştıramıyor ve donuyoruz. Elazığ Belediyesi’ne bu hizmetlerinden, liyakatli çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz. Allah bu mahrumiyeti onlara da yaşatsın inşallah" dedi.
AKP'nin yönettiği Elazığ'da, 36 saati aşkın süredir kentte sular akmıyor. Kent sakinleri, belediyeden konuyla ilgili herhangi bir aksiyon alınmadığını belirterek,
"Kombiyi bile çalıştıramıyor ve donuyoruz. Elazığ Belediyesi’ne bu hizmetlerinden, liyakatli çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz. Allah bu mahrumiyeti onlara da yaşatsın inşallah" dedi.
Sosyal medyada paylaşılan bu görüntüler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı alt yüklenici (taşeron) bir firmaya aittir.
Söz konusu firma, Belediyemizin bilgisi ve onayı olmaksızın, kendisine verilen resmî iş emri ve sözleşme kapsamı dışında bir uygulamada bulunmuştur.
Görüntülere konu edilen alan, Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanı içinde yer almayıp özel mülkiyete ait bir alan niteliği taşımaktadır.
Bu kapsamda;
•Uygulamanın iş emri dışında gerçekleştirilmiş olması,
•Belediyemizin önceden bilgisi ve onayı bulunmaması,
•Çalışmanın belediyemizin yetki ve sorumluluk alanı dışında ve özel mülkiyet sınırları içinde yapılmış olmasından ötürü taşeron firma döşemiş olduğu kaldırım taşlarını kaldırmıştır. Ayrıca firmanın belediyemizden herhangi bir alacağı da bulunmamaktadır.
@medyaankaracom
Sosyal medyada paylaşılan bu görüntüler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı alt yüklenici (taşeron) bir firmaya aittir.
Söz konusu firma, Belediyemizin bilgisi ve onayı olmaksızın, kendisine verilen resmî iş emri ve sözleşme kapsamı dışında bir uygulamada bulunmuştur.
Görüntülere konu edilen alan, Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanı içinde yer almayıp özel mülkiyete ait bir alan niteliği taşımaktadır.
Bu kapsamda;
•Uygulamanın iş emri dışında gerçekleştirilmiş olması,
•Belediyemizin önceden bilgisi ve onayı bulunmaması,
•Çalışmanın belediyemizin yetki ve sorumluluk alanı dışında ve özel mülkiyet sınırları içinde yapılmış olmasından ötürü taşeron firma döşemiş olduğu kaldırım taşlarını kaldırmıştır. Ayrıca firmanın belediyemizden herhangi bir alacağı da bulunmamaktadır.
@medyaankaracom
Sosyal medyada paylaşılan bu görüntüler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı alt yüklenici (taşeron) bir firmaya aittir.
Söz konusu firma, Belediyemizin bilgisi ve onayı olmaksızın, kendisine verilen resmî iş emri ve sözleşme kapsamı dışında bir uygulamada bulunmuştur.
Görüntülere konu edilen alan, Ankara Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanı içinde yer almayıp özel mülkiyete ait bir alan niteliği taşımaktadır.
Bu kapsamda;
•Uygulamanın iş emri dışında gerçekleştirilmiş olması,
•Belediyemizin önceden bilgisi ve onayı bulunmaması,
•Çalışmanın belediyemizin yetki ve sorumluluk alanı dışında ve özel mülkiyet sınırları içinde yapılmış olmasından ötürü taşeron firma döşemiş olduğu kaldırım taşlarını kaldırmıştır. Ayrıca firmanın belediyemizden herhangi bir alacağı da bulunmamaktadır.
@medyaankaracom