Bu ülkede;
Tombul tombul memeler dinlendi
Neremi neremi dinlendi
Yatırdım çam dibine batırdım tam dibine dinlendi
Hiçbirininde sıkıntı yok
Ama Ha Leylim e soruşturma açıldı
O zaman soru gelsin.....
Derdiniz şarkılar mı?
Yoksa Mabel Matiz mi?
Çözüm süreci ve çerçeve yasa tartışmaları sırasında sürekli dile getirilen meşhur bir kavram "silahlar sussun, barış ve kardeşlik olsun"
Herhalde kimse bunun aksini istemiyor. Şehitler olsun, çatışmalar olsun, devlet milyar dolarlarını teröre harcasın diye yanıp tutuşan iyi niyetli kimse yoktur sanıyorum. Fakat bu tartışma çıpası bir meselenin ciddi şekilde gözardı edilmesine sebep oluyor gibi.
Yürütülen süreç, ülke için gerçekten hayırlı bir kardeşlik doğuracak mı?
Yani sürece karşı çıkanlar barış ve kardeşlik karşıtı olduğu için değil bu sürecin böyle bir netice üreteceğinden endişe ettiği için uygulanan yöntemin amca uygun olmadığından şüphe ettiği için karşı çıkıyor.
İnsanların böyle düşünmesi için çok fazla makul gerekçesi var. En başta, yıllar boyunca terörle mücadele, inlerine girme, Karayılan dahil tüm azılı teröristlerin yok edilmesi, şehitlerin intikamının alınması gibi yok edici retorikle terörle mücadelenin en doğru yönteminin bu olduğu bu olduğu devlet yetkilileri ve siyasetçiler tarafından konuşuldu.
Hal böyleyken çözüm süreciyle başlayan bu retorik değişikliği insanlarda ulusal çıkar vaat etmekten çok siyasi manevra ve stratejik hata gibi izlenimler doğuruyor.
Şahsen çözüm sürecine baştan sonra karşı olmakla birlikte, uygulanan yöntemin de sağlıklı olup olmadığı konusunda şüpheler mevcut.
Birincisi, siyaset, yok edici retorikten kuruc önder söylemine geçerken bu değişikliği doğuran sebepler üzerinde hiç durmadı. Tek söylenen PKK'nın boyun eğdiğine dair beyanlar... Bunların da altının dolu olup olmadığı tartışılır. İnsanlar bir gün uyandı ve yok edici siyasetten kurucu önder söylemine geçişe tanık oldu.
İkincisi, etnik ayrılıkçı terör kavramı bu topraklara hiç de yabancı değil. Meseleye aşina olan tarih okurları ve vatanseverliğini geçmişe merak salarak, ders çıkararak yaşayan bilinçli yurttaşlar geçmişte, Osmanlı'nın son asrında ortaya çıkan etnik ayrılıkçılık bölünme, isyanlar, savaşlar ve bu hadiselere karşı uygulanan İttihad-ı Anasır, İslamcılık ve Türkçülük gibi politikaları değerlendirdiğinde bugün yürütülen sürecin müspet netice verip vermeyeceği konusunda haklı ve makul şüphelere sahip.
Kaldı ki siyaset, süreci yürütürken ikinci maddede belirtilen hususları derinlemesine tartıştırmamıştır. Akademisyenler televizyonlarda bu hususları değerlendirmemiştir. Tarihçiler özgürce konuşmamıştır. Hatta ve hatta bu hususları ileri sürerek ��özüm sürecine karşı duranlar kandan beslenmekle kardeşliğe aykırı hareket etmekle itham edilmiş ve süreci baltalamak gerekçesiyle haklarında soruşturma bile başlatılmıştır.
Netice itibari ile bir sabah uyanıldığında insanların karşısında bulduğu süreç, doğru mu değil mi diye tartışılmamış, aksine en doğru ve en makbul süreç olarak sunulmuştur.
Dolayısıyla süreç ondan şüphe duyanları kazanmak yerine kenara itmek gibi mahsurlu bir politika gütmüştür.
Üçüncü ve son olarak süreç kapsamında atılan fiili adımlar, yasa tasarıları içeriği özgürce tartışılan ve belirlenen çalışmalar olmaktan çok hazırlanmış belirlenmiş ve kabul edilmesi zorunlu tutulmuş çalışmalar olarak sahneye çıkarılmıştır. Bu durumda insanlarda bilhassa Sürece karşı olan insanlarda mahsurlu bir takım politikaların olduğu bittiye getirilmek suretiyle hayata geçirildiği izlenimi oluşturmuştur.
Hal böyleyken sürece karşı makul ve haklı endişeler taşıyan insanların bu biçimde kenarda bırakıldığı bir sürecin yine o insanların bağlı bulunduğu bir millet nezdinde barış ve kardeşlik sağlayabileceğine inanılması makul müdür?
Son olarak sürecin yürütülmektense sürükletildiği, ikna etmekten çok dayatıldığı, tartışılmaktan çok oldu bittiye getirildiği yönünde de çok kuvvetli, çok yerleşmiş bir kanaat bulunmakta.
Ben bir vatandaş olarak görmüş olduğum bu kanaati aktarmayı anlatmayi ve bir realite olarak ifade etmeyi borç bilirim.
🟥Köyceğiz’de yaban keçilerinin öldürülmesi için açılan ihaleye karşı imza kampanyası başlatıldı: “Yangından kurtulanlar, pusuda ölmesin”
Haberin detayları için tıklayın👇
https://t.co/SgYluQAyCh
Ülkemizin farklı noktalarında devam eden orman yangınlarına hava ve kara gücümüzle aralıksız müdahale ediyoruz.
📍 Antalya / Alanya
📍 Muğla / Fethiye
📍 Muğla / Seydikemer
📍 Mersin / Gülnar
📍 Isparta / Eğirdir
📍 Balıkesir / Gömeç
#OrmanınKahramanları, Yeşil Vatan’ı korumak için gece gündüz demeden büyük bir özveriyle mücadele ediyor.
Sen de bu mücadeleye destek ol.
Lütfen yeni yangınlara #SebepOlma. 🌲🙏
ORMAN YANGINLARINDA 30/30/30 KURALI ve YANGIN UYARISI
Orman yangını açısından tehlikenin yüksek olduğu meteorolojik koşullarla ilgili olarak 30/30/30 diye adlandırdığımız bir alarm göstergemiz var.
*Sıcaklıkların 30 derecenin üzerinde olması
*Bağıl hava neminin %30'un altında olması
*Rüzgar hızının saatte 30 km'nin üzerinde olması
1 Mayıs-1 Kasım arası yangın sezonuyken, bu sezon içinde 30/30/30 üzerindeki günler orman yangını tehlikesinin en yüksek olduğu dönemdir. Marmara ve Ege Bölgelerinde Cumartesiye kadar çok dikkatli olunmalı.
NOT: orman yangını uyarısını buradan yapmamın hiç bir anlamı yok. Önemli olan tehlikenin yüksek olduğu bölgelerdeki vatandaşlara bu uyarının ulaşması. Sadece bu da yetmez. Uyarıyı alan vatandaş nasıl davranacağını da bilmeli. Buna rağmen ot biçen, kaynak yapan, mangal yakan olacaktır. Bunu önleme için de en azından cumartesiye kadar denetimler sıklaştırılmalı.
Thank you, Glen Hansard for sharing songs that carried so much honesty and heart. Your work will continue to inspire us for years to come. You will be deeply missed and always remembered.
ŞAMPİYONUZ ŞAMPİYONUZ ŞAMPİYONUZ! 🏆🇹🇷
Filenin Sultanları FIVB Voleybol Milletler Ligi final maçında Brezilya’yı 3-1yenerek Voleybol Milletler Ligi’nde yeniden şampiyonuz! 🏆❤️
Kehribar gözlü Laz kurdumuz Lazarus hala yuva arıyor. Kendisi 2 yaşında, erkek, kısır ve insan delisi. Sahiplenmek isteyenler bana kendilerini tanıtan kısa bir mesaj atabilir. Eskişehir'deyiz ama uygun adayı bulursak her yere getiririz 🙏🌿
Daha Temmuz bitmeden iki büyük orman yangını yaşadık. Sosyal medyada pek gündeme gelmedi. Haberlerde de pek yok. Toplamda 1500 hektar yeşil alan kül oldu. 15 milyon metrekare eder. O mu anlaşılmıyor acaba? Yoksa orman yangınının müstakil bir ağaç bakımından nasıl göründüğü mü?
Esra bu hafta ailesinin yanına gitmek durumunda kaldı bu yüzden bir süre yalnızca elimizdeki stokları satışa sunabiliyoruz. Bu yüzden de bir kampanya yapamadık fakat 400 lira üstü siparişlerde hala kargo bedava.
Bu hafta kargo ücreti ��demeden sipariş vermek isterseniz:
https://t.co/Yur9yHVuHH
Laz kurt Lazarus'un ifadesinden ve benim dehşet iğrenç sırıtmamdan da anlaşılacağı üzere bu çocuğu yoğurmak serbest. Öptüm, sevdim, ısırdım sıfır tepki. Demek ki neymiş, kendisi bir balmış! İnsanları çok seviyor ziyaretim sırasında yanımdan ayrılmadı. Tipi zaten aşırı güzel ve çok da nadir bulunan bir tür.
Size selamı var, ben yuva istiyorum diyor. Kaçırmayın bu çocuğu 2 yaşında, kısır, erkek ve siyah alman kurdu kendisi. Öpüyoruz.
İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda “Sessiz Havalimanı” uygulaması başladı.
• Rutin uçuş anonsları kaldırılırken, yolcular uçuş bilgilerini terminaldeki ekranlardan takip edecek.
Hiç tanımadığı bir adamın kucağında sakince durup ona güvenecek kadar uysal bir çocuk. Çok güzel, o kadar güzel ki durup durup yoğurdum hiç sesi çıkmadı. Sizi korur, evinizi korur, ailenizi koru ve kocaman kalbiyle size neşe verir. Böyle koca bebekleri arasanız bulamazsınız kaçırmayın derim 😍
Dünden beri ayıkladığım vişnelerin haddi hesabı yok, gözlerim bordo görüyor🥲
Bu hafta sizlere herhangi bir sos siparişinizde deneme boy vişne reçeli hediye ediyoruz. 🍒
Siparişlerinizi bekliyoruz 🌸