Hünkâr Hacı Bektaş Veli, hakikat kapısının ikinci basamağını“Yetmiş iki millete bir gözle bakmak ve eşit hizmet etmek” olarak tarif ediyor. Yani yol bu, eşitlik üzerine kurulu ki yol cümleden uludur. Kimsin de kendini yolun sahibi görüyorsun?
Sen kalkmış DEM Parti Eş Genel Başkanı’nı ve gönül vermiş milyonları ötekileştiriyorsun. Hak kelamı olan nefesleri de kendi malın gibi görüp herkese nasip olmaz diyorsun. Bu ne kibir böyle?
O meydanın, o dergâhın kapısı herkese açık. Giren kimliğiyle değil, Can olmasıyla girer. Nasip dağıtıcılığına soyunmak ve insanları kendi meşrebine göre bölmek düpedüz hadsizliktir.
Yıllarca okuduğun nefesleri şahsi mülkün sanıp bu kibre kapılman, aslında o nefeslerin özünü hiç anlamadığını gösteriyor. Ağır olacak ama, sen sadece kaset doldurmuşsun.
Çok üzgünüz...
Geçmiş dönemlerde İHD İzmir Şubesi Eş Başkanlığı ve İHD Bölge Temsilciliği yapan arkadaşımız Avukat Ali Aydın bugün uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir.
Olay İHD üyesi avukat arkadaşlarımız ve İzmir Barosu tarafından takip edilmektedir.
Olaya dair detaylar netleştirildikten sonra, gerekli bilgiler soruşturma gizliliği ilkesi çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Ailesine, yakınlarına ve insan hakları savunucularına başsağlığı diliyoruz...
İbadet dilimiz Türkçe değildir, annem Türkçe bilmiyor ve ibadetini Kirmancca/Zazaca yapıyor. İbadet dilinin kısmen Türkçeleşmesi Cumhuriyet sonrasındaki asimilasyon polikasıyla gerçekleşen bir durumdur.
Onlarca beyitini söylediğiniz Davut Sulari'nin ibadet dilini, cem û cemaat dilini merak edenler aşağıdaki kayıttan dinlesinler.
Yedi yaşıma kadar köyümde günl��k yaşamda Türkçe yoktu, Türkçeyi köyümüze gelen askerlerden veya devrimcilerden duyardık. Esê halamız Türkçeye "zonê nizamo/askerlerin dili" derdi. Şimdi biri gelip Esê halama "ibadet dilin Türkçedir' dese, halamın ona hangi küfrü edeceğini biliyorum!
Bu coğrafyanın aydını ve sanatçısı vicdanı çok evvel yitirdi. Yakın zamanda bir Alevi sanatçısı da soykırımcı Talat Paşa'yı kahraman ilan etmedi mi?
Dünya böyle bir yer, herkes tarafından tekrarlanan yalan bir gün gerçek olur!
Davut Sulari'nin onlarca beyitini söyleyenler şimdi dönüp "siz yoksunuz" diyorlar. "Yedi Ulu Ozan" kararını kim verdi, bunlar neden hepsi Türklerden seçildi? Kirmancların, Kurmancların, Kakeyilerin, Nusayrilerin, Yaresanların, Şabakların, Arnavutların, cümle Alevilerin ozanları niye "ulu" değil?
Sanat doğruya, güzele, iyiye yazgılıdır, yalana, yanlışa, inkara değil!
https://t.co/b30RCmsNi3
🔴Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüttüğü için ihraç edilen, açığa alınan, sürgün edilen üye ve yöneticilerimiz “suçlu” değil, kamu emekçileri mücadelesinin onurudur. #GeriDöneceğiz
#YangınBölgesineAcilHelikopter!
Mardin, Diyarbakır yanıyor! Şu ana kadar açıklanan resmi verilere göre 6 kişi yaşamını yitirmiştir. Yaralı olan 29 kişinin ise durumu ağırdır.
Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Durumu oldukça kritik olan yaralılar var, onlara acil müdahale gerekiyor. Yaralılara acil şifalar diliyorum.
Her yıl yaşanan bu cehennem için hala çözüm üretilmemesi, gerekli tedbirlerin alınmaması açıkça suçtur, cinayettir, doğa katliamıdır.
Üstelik görgü tanıkları yangının çıkış nedeninin, uzun süredir yenilenmeyen, elektrik tellerinin kopması sırasında ortaya çıkan kıvılcımlar olduğunu söylüyor. Yaklaşık 40 yıllık teller yenilenmemiş! Neden? Nasıl olur böyle bir ihmal? Bu göz göre göre katliam değil de nedir?
Derhal yardım, destek gelmezse her an bir yerde bir kıvılcımın yangına neden olması, büyümesi an meselesi! İklim krizinin geldiği boyut ortada!
Gerekli yangın söndürme helikopterleri, arazözler hazır bulundurulmalı. Hava sıcaklıklarının arttığı yaz aylarında yangın söndürme ekipmanları acil müdahale için hazır tutulmalıdır.
@FatihMacoglu Kendi döneminizde,nasıl-ne karşılığında alındığı belli olmayan, aldığınız 100 den fazla işçiye rağmen şehrin pislik içinde olmasını da açıklar mısınız?
‘Eski Devlet’ ‘Yeni Devlet’ diyenler .. Bakın devlet hep aynı devlet. Orhan Doğan ve diğer vekiller meclisten şiddet kullanarak çıkarılıp tutuklandılar. 10 yıl tutuklu kaldılar. Her şey eskisi gibi devam ediyor. Bazıları yeni görmeye başladı maalesef 👇🏿
📌Dem Parti Dersim il örgütünün 12 Ocak’ta yaptığı açıklama aşağıdadır. DEM Parti Genel Merkezi’nin yaptığı “ön seçim yapacağız” açıklaması sonrası Kürdistan’daki her il örgütünün yaptığı açıklamalardan biridir. DEM Parti’nin Dersim’de seçimlere kentin dinamiklerini, siyasi partilerini yok sayarak gireceği anlamına gelmeyen bir açıklamadır. Ben en azından öyle anlıyorum. Kentte eş başkanlık için öne çıkacak aday elbetteki kendi yapısı içinde ön seçimle belirlenecektir ya da belirlenmelidir.
📌“Görüşmeler sürüncemede bırakılmıştır” deniliyor ancak, seçim tartışmaları başladığı andan itibaren EMEP ve SMF’nin DEM’siz toplantılar yaptığı, Hüseyin Aygün adaylığını açıklamadan önce, “gel bizim adayımız ol” diye teklif götürüldüğü konuşuluyor. Buna dair bir açıklama yok.
📌Bizler Dersimliler olarak her yerel seçim sürecinde kentin dinamiklerinin “bizim adayımız başkan olmazsa yokuz” demesini, eşbaşkanlık sistemi getirildikten sonra ise ( eşbaşkanlardan biri herzaman sol yapılardan oluyor) “esas başkan bizim adayımız olmazsa yokuz” diyerek süreci baltalayan, dışa dönük değil de içe dönük bir “mücadele” yürüten yaklaşımdan BIKTIK.
📌 Bu yaklaşımın sorumluları her kimse Dersim’e zarar veriyor. Biz Dersimliler, bütünüyle özel savaş kuşatması altında olan, doğası barajlarla, HES’lerle yok edilmek istenen, dili- kültürü- inancı yozlaştırılmak istenen, gençleri koruculaştırılan, tamamen bir asker, uzaman ve tim kenti yapılmak istenen, Kürt, Kürdistani özelliklerden uzaklaştırılmak istenen, genç kadınları fuhuşa sürüklenmek istenen, halkı göçertilen ve tüm bunlarla bir kuşatmaya alınan kentimizde gerek yerel seçimlerde, gerekse de genel seçimlerde ortak tek bir güç olarak cevap vermesini, sömürgecileri Dersim’den sök��p atmalarını istiyoruz. Dersim’de ilçelerin tamamı AKP ve CHP’nin elindedir. Bu tablo belli kesimleri rahatsız etmeyebilir ama bizim için utançtır. Bu tablo yıkılmalı. Bunun için de ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.
@sevdakaraca
https://t.co/JQvXJGMMkb
bugün tam 4 yıl oldu. gülistan hâlâ kayıp. kaybolmadan önce onu zorla arabaya bindirmeye çalışan ve onunla son görüşen kişi eski erkek arkadaşıydı. şüphelinin babası polisti ve soruşturma örtbas edildi. dönemin valisinin örtbastaki rolünü anlatmak istiyorum. bildiğim kadarıyla.
Roboski’de savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 yurttaşımızın hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 12 yıl geçti.
12 yıldır adalet gelmedi, emri verenler ve uygulayanlar cezasız kaldı... #Roboski için adalet istiyoruz. Unutmadık, unutmayacağız!
Baro Başkanımız Av. Nahit Eren’in 2-3 Aralıkta Ankara’da gerçekleşen Türkiye Barolar Birliği’nin 13. Olağanüstü Genel Kurulunda; hukuk ve yargı sorunlarına ilişkin gündem maddesi üzerine yaptığı konuşma.
Hakem heyeti hükümetin ikinci teklifini aynen koruyarak 2024 için %15 + %10 ve 2025 için %6 + %5 olarak onaylamıştır. Bu karar kurulun değil aslında hükümetin kararıdır. Kamu emekçilerine dayatılan bu sefalet politikalarına, hak gasplarına karşı KESK çatısı altında örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz!
Eğitim emekçileri kendilerine “yakışan giysiyi” seçme ve giyme iradesine de yeterliğine de sahiptir! Öğretmenlerimizi değersizleştirmeye son verin!
Aynılaştırıcı zihin ve beden politikalarına karşıyız! Okuldaki çoğul yaşamı tepeden inme politikalarla tektip hale getiremezsiniz!