Turkcell müşteri hizmetlerini aradım. Kürşat isimli bir temsilciyle görüştüm.
Görüşmenin sonunda, her zamanki gibi: “Başka bir sorunuz var mı?” diye sordu.
Ben de: “Çin Sarayı’nı kaç kişiyle bastın?” dedim.
Hiç duraksamadan: “40 kişiyle.” dedi.
Adının hakkını vermek bu.
Topunu oyna, twitter’da ne işin var madem bu kadar kırılgansın?
Balkonda sigara içerken yakalanırlar, eleştiren suçlu.
Şımarıklıklarından 2 top yapamazlar, eleştiren suçlu.
Hata yaparlar, amatörlükten ayakta duramazlar eleştiren suçlu.
Habire “bizim çocuklar, aman gönüllerini hoş tutalım, vay onlar bizim değerlerimiz üstlerine gitmeyelim”.
Hayırdır arkadaş? Vatanı mı kurtarıyorsunuz?
Hayırdır oğlum? Evde evladınızı, ana-babanızı bırakıp cepheye mi gittiniz? Hudutta nöbette misiniz? Sürekli sizin moralinizi iyi tutmak zorundayız, eleştirirken sizin istediğiniz seviyede eleştirmeliyiz, üzmemeliyiz. Bodrum’da villa, milyon lira prim alırken bize mi soruyorsunuz?
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Görevini yapmadın. Sorumluluğunu yerine getirmedin. Acılar yaşanırken sessiz kaldın, makamının gereğini yerine getirmek yerine başka gündemlerin peşinden gittin.
Sen nasıl bir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanısın? Ama mesele yalnızca sen de değilsin. İçişleri Bakanı'ndan başlayarak, görevini ihmal eden, çocuklarımızın feryadına kulak tıkayan herkes bu vebalin ortağıdır.
Yıllardır çocuklarımız katlediliyor, aileler paramparça oluyor ve sizler buna seyirci kaldınız. Adaletin, güvenliğin ve vicdanın gereğini yerine getirmediniz.
Bugün hesap vermiyorsanız da yarın vereceksiniz. İnsanlardan kaçabilirsiniz ama vicdanınızdan ve ilahi adaletten kaçamazsınız. Yüce Allah her şeyi görüyor.
Makamlar geçicidir, güç geçicidir; geriye sadece yaptıklarınız ve yapmadıklarınız kalır. Çocuklarımızın gözyaşının, ailelerin acısının hesabı er ya da geç sorulacaktır.
Türkiye’nin en büyük grubuna silahlı saldırılar düzenleniyor ve hiçbir devlet yetkilisi buna karşı açıklama yapmıyorsa ülkeye yabancı yatırımcı gelip fabrika açmaz tabi aq
20 yıllık avukatım ve Rahmi Koç'a açılan soruşturma kadar absürt bir soruşturma görmedim. 95 yaşındaki adam hakkında fıkra yüzünden işlem başlatmışlar. Madem öyle, Temel fıkraları anlatanlar için de tüm Karadenizliler şikayetçi olsun o zaman!