Rüyamda önümde bir Kuran sayfası açık şekilde Peygamber efendimiz ﷺ in mübarek tilavetini dinlemiştim. Sakin, telaşsız ve ataksız. Kıraat tırmanmıyor şiddetlenmiyor ama her harf yeni bir sekînet veriyordu.
Bu okuyuşu duyduğuma benzetiyorum. Allâhu a'lem
İşin sırrı kasmamak. Ne kadar rahat olursan, sonuca ne kadar takılmazsan, ortaya çıkan şey o kadar güzel oluyor. Kendine güvendiğinde ve sürece odaklandığında zihnin çok daha özgür çalışıyor.
başka kadınları arzulamayan bir adamla evleneceğim. öfkeli olduğunda ondan korkmadığım bir adamla evleneceğim. beni yüksek sesle seven bir adamla evleneceğim. düşünceli ve ilgili bir adamla evleneceğim. sadık ve değerli ilkeleri olan bir adamla evleneceğim..ya da evlenmeyeceğim
btw gua lagi insecure parah dari segi fisik trs gua ketemu satu kalimat yang cantik bgt menurut gua
“Wajah kita, udah Allah design khas untuk jodoh yang menyukai kita”
it so deep 🥺😭
Az önce bir şey okudum diyordu ki
"Bir karar vermekte zorlanıyorsan, kızının sana o konuda akıl danıştığını hayal et, bir anda her şey netleşir ve cevap karşında olur." DAHA İKNA EDİCİ BİR ŞEY OKUMAMIŞTIM
Seven erkeğin yanındayken o meşhur kadın sezgileri dediğimiz radar kapatılır, cihaz dinlenmeye çekilir. Çünkü adam netleşmiştir. Tavrı, duruşu, bakışı o kadar açıktır ki gecenin üçünde arkadaş grubuna ekran görüntüsü atıp Sence burada ne demek istedi? diye seminer düzenlemezsin. İçin rahattır. Biz şimdi neyiz?, Beni cebinde mi tutuyor? krizlerine girip falcılarda teselli aramazsın. Adam seni hayatının arkada gizlice çalışan gizli sekmesi değil, ana ekranı yapmıştır zaten. Ailesi bilir, arkadaşı bilir, geleceğe dair planındaki yerin bellidir.
Sevmeyen ya da yarım seven adam ise ilişkiyi bir konfor alanı değil, sürekli strateji yapman gereken bir satranç tahtasına çevirir. Bir gün dünyadaki tek kadın senmişsin gibi davranır, ertesi gün mesajına üç saat sonra dönüp seni mental olarak terbiye etmeye çalışır. Bir kriz çıktığında 'Seninle mi uğraşacağım, git sorununla yüzleş' deyip buharlaşır. Sorumluluk almaz, sadece tüketeceği neşeli taraflarına talip olur.
Seven adam ise seni bir bütün olarak pakete dahil eder. Pazar günü salonda pırasa gibi yayılmışken, saçın başın dağınık, ruhun hayattan bezmiş halde otururken bile seni darlamaz. Hadi ama biraz güleryüz göster diye seni kendi kafasındaki neşeli kadın kalıbına sokmaya çalışmaz. O yamuk yumuk, filtresiz halini görünce kaçmak yerine yanına kıvrılır. Balkonda sessizce içtiğiniz bir filtre kahve, onun için dünyanın en lüks kulübünde localı eğlenceyle eşdeğerdir.
En önemlisi de ego yarışına girmez. Sen bir alanda parladığında, başardığında, öne çıktığında Bu kadın beni gölgede bıraktı hırsıyla seni aşağı çekmeye çalışmaz. Yribündeki en avazı çıktığı kadar bağıran amigon olur. Bir sorun yaşandığında haklı çıkmanın peşine düşüp seni mat etmeye çalışmaz, masaya oturup 'Burada bir enkaz var, bunu beraber nasıl kaldırıyoruz?' der.
Kısacası özet şu: Bir erkeğin sevgisi seni sürekli tetikte tutuyor, kendi değerini sorgulatıyor ve içinde hep bir Acaba? kırıntısı bırakıyorsa; orada aşk falan yok, sadece yüksek debili anksiyete var. Seven adamın yanında ise omuzlarındaki görünmez yük kalkar.
Yanındayken Galiba delirmedim, bayağı güvendeyim diyorsan; arkana yaslan, doğru adrestesin. :))