CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
RADAR ÖZEL | Mutlak butlan destekçilerinin, cuma günü Torbalı’daki tarla çalışanlarını 3 bin TL ve yemek vaadiyle otobüslere doldurup Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki bayramlaşma programına taşıyacağı ortaya çıktı.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş
“80 yaşındayken bir koltuk için 16 yaşındaki halkçı liseli çocuğa plastik mermi sıktıranlar ahlaktan söz edemez”
@nihat_yesiltas
Otobüs kaldıracak imkanımız yok.
Sosyal medya hesapları kapatıldı.
SMS atmak için dahi daha sistem kuramadık.
Tek güvencemiz halk…
Cumartesi
14.00
Güvenpark
"Babam devrimciydi, ben de çocuğumu böyle yetiştireceğim. Ne Kemal'den ne de AK Parti'den korkacağız!"
Kılıçdaroğlu'na "Alevilerin yüz karası" diyerek tepki gösteren vatandaşın o sözleri sosyal medyada viral oldu.
Genel Başkanımız Özgür Özel’in X hesabı da (@eczozgurozel) Mutlak Sultan–Mutlak Butlan ittifakının hedefinde. Butlancıların, sultancıların saldırılarına karşı dayanışmayı büyütelim, takip edelim!
Fatih Altaylı:
"Ben Akp'li değilim. Hayatımda AKP ve MHP'ye hiç oy vermedim ve şu hallerini gördükten sonra ölsem de, evime benzin döküp yaksalar da yine oy vermem
Bu milletin artık AKP ve Devlet Bahçeli zihniyetinden kurtulması lazım"
Katılanlar ve Destekleyenler...?!
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı #NecatiÖzkan,
Hakkındaki suçlamaların süreç içinde nasıl evrildiğini şu sözlerle eleştirdi:
🔺️"İddia makamı o sırada şunu düşünüyordu: 'Burada bir reklam ajansı var... bu ajansın sahibi de bu ihalelere girmiş, muhakkak bir şeyler almıştır ve fesat karıştırmışlardır.'
Oysa ilerleyen süreçte görüldü ki aslında böyle bir şey yok."
🔺️"Tutuklama kararında... 'Murat Ongun’a bağlı hareket eden örgüt üyesi' [yazılıydı]. İddianame aşamasına gelindi... Bu sefer suçlama şuna dönüştü: 'Hüseyin Gün’e bağlı olarak hareket eden özel vasıflı üye.'"
Resmi bir görevi olmadığını ve ihalelerle bağının bulunmadığını sert bir dille ifade ediyor:
🔺️"Benim İBB'de herhangi bir kadrom, herhangi bir unvanım, herhangi bir sorumluluğum yok. Hiç olmadı... Tek bir ihalesine bile girmişliğim yok ne İBB'nin ne iştirak şirketlerinin ne de Beylikdüzü Belediyesi'nin."
🔺️"Benim yaptığım yegâne iş, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışarıdan hizmet vermek; ona dışarıdan yardım etmek."
Özkan, dedesinden kalan ekonomik değeri olmayan tarlalara el konulmasını tiye alarak anlattı:
🔺️"Bu 20 gayrimenkulün 17'si dedelerimin dedesinden kalma mirastır... Bu 17 tarlanın tamamını... satın almak isterse, her birini 5.000 liradan satabilirim; satışa hazırım. Hikaye bu."
🔺️"Ben Sayın Ekrem İmamoğlu ile tanışmadan 12 yıl önce, buradaki tek gayrimenkulümü (Akmerkez ofisi) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden satın aldım."
🔺️"Hakkımdaki el koyma kararından sadece 3 gün önce Türkiye'ye döndüm. Buna rağmen hakkımda 'yurt dışına kaçma riski' gerekçesiyle tutuklama kararı verildi."
🔺️"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidelim, konu neyse anlayalım ve ifademizi verelim dedik. Gittik ama 7. kat kapı duvar, geçemiyorsunuz...
'Ben buradayım, ifade vermek istiyorum, lütfen bizi içeri alın' dedim ama alınmadık."
🔺️Özkan, kendisine yönelik casusluk suçlamasının ciddiyetten uzaklığını ve cezaevindeki absürt karşılanışını şu sözlerle dile getirdi:
🔺️"Hakikat dışı gerekçelerle, asla ciddiye alınamayacak bir içerikle 'siyasi casusluk' diye bir casusluk davası icat edildi."
🔺️"Casusluk gibi milli güvenliğimiz adına, devletimiz adına, ülkemiz adına son derece ciddiye alınması gereken bir konu sulandırıldı ve haftalarca medyaya malzeme haline getirildi."
🔺️"Sabah saat 05.00’te Kandıra’ya tekrar geliyoruz; oradaki koruma görevlileri, infaz görevlileri 'Hoş geldin 007' dediler bana."
🔺️"Bugün hâlâ hem burada hem başka yerlerde devletin görevlileri, güvenlik görevlileri gülüyor; onlar biliyorlar, trajikomik olduğunu biliyorlar."
🔺️"Uzman da bize 2-3 ay çalışarak bir mütalaa yazdı... o zaman anladık ki bomboş! Bomboş."
Özkan, yargılamanın asıl hedefinin Ekrem İmamoğlu olduğunu ve davanın kurgu olduğunu iddia ediyor:
🔺️"Burada bir beyefendi var, Sayın Ekrem İmamoğlu. 'Ben bu ülkeyi daha iyi yönetirim' iddiasıyla yola çıkmış ve bunun önü kesilmek isteniyor. Bütün hikaye bu ve bunu bütün bu millet de biliyor."
🔺️"Dolayısıyla bu davanın hukuki olmadığı, bu davanın siyasi bir dava olduğu ve siyasi amaçlar için kurgulandığı toplumun çok büyük bir bölümü tarafından kabul ediliyor."
🔺️"Siz hangi kararı verirseniz verin, bu millet bugüne kadar olanları unutmayacak. Bugüne kadar yapılan haksızlığı, hukuksuzluğu ve zulmü unutmayacak."
🔺️"İki hafta boyunca, üç hafta boyunca bütün televizyon kanalları, bütün gazeteler 'casus, casus' diye manşet attılar."
🔺️"Bu ülkede yaşayan her beş kişiden dördü adalete artık inanmıyor. Her yüz kişiden seksen dördü... suçsuz bir şekilde hapse atılma korkusuyla yaşıyor. Böyle bir ülke olur mu?"
🔺️"Eğer siz milleti parçalarsanız, ülkeyi ve devleti kaybedersiniz."
🔺️"Ben 66 yaşındayım, 67 yaşıma giriyorum önümüzdeki ay... Ortalama ömre bakarsanız, iki yıl sonra en baba haliyle ben bu dünyada bile yokum."
Bu kitap, alandaki önemli bir eksiği gideriyor. Güncel psikiyatri yönteminin sorgulanmaya ihtiyacı malum. Eser, kötümser olmayan, karşıt tutum niteliğinde olmayan, kapsamlı bir psikiyatri eleştirisi. Hak ettiği titiz editörlüğü ve basım kalitesini sağlayan @SimurgArt’ı kutlarım.