Sayın hocam size de kolay gelsin
Bir sorum olacaktı:
Yurtdışında ileri cerrahi eğitim almak isteyen ama annesi-babası-dayısı vb nüfuzlu olmayan, üstelik son DUS'ta 92 net yapmış ama yerlesememiş meslektaşlarınızı da bu ideallerini desteklemek amacıyla doktora programlarına kabul alır mısınız?
Daha can alıcı kısma gelirsek de, 2012'de bir uzmanlık sınavı gelmesine rağmen, doktora programlarinin devam ettirilmesiyle başlayan haksızlığa gerekçe olarak gösterilen bu "akademik düşünüyorum, yurtdışı düşünüyorum, hakların esit olmadığının farkındayım." çıkışlarıyla bu yolları seçen meslektaşlarınıza uzmanlık unvanı bedelsiz vermeyeceksiniz ne hoş, peki talep edeceğiniz bedel gerçekten son 5 yıl taban puan ortalaması almak vb gibi ölçütü ne olduğu belli olmayan komik puanlar almak mıdır??
Böyle bir durumda, örneğin son sınavda yaptığı yüksek netle açıkta kalmış olan annesi babası vefat etmiş bir yeni mezun diş hekimine de, sizi eleştirdiği ve haksızlığı dile getirdiği için "ya edep" göndermesinde bulunmayı kendinize hak görecek misiniz?
Tekrar kolay gelsin 🙏🏻
Doktoranın zorluğu yok diyen veya doktoralılar için her şey harika diyen veya dusçular doktoralilarin sorunlarına hakim diyen oldu mu peki?
Sorunlarınız olabilir, destek isterseniz aynı özveriyle destek olur tweet atarım.
Elimden gelen budur
Peki, siz şunu söyleyin
Sınav başarısı ile girilmiş bir alanda uzman olan bir meslektaşınıza, isterseniz en zorlu yollardan kabul alın, doktora programı ile aynı branşa girip eğitimi tamamladıktan sonra "uzman" unvanı alıp aynı yetkinliği alınca haksızlık yapmış olmayacak mısınız?
Son sınavda 90 üstü net yapıp açıkta kalan meslektaşınızın emeğine?
İnanıyorum ki siz tamamen hak ederek girdiniz ve evet çok sayıda hekim böyle
Ama tanıdık vasıtasıyla programlara hoca kararıyla yerleşmiş çok sayıda torpilli doktorali varken, sınavla girenlerin unvanını bu isimlerin almasının adalet olduğuna nasıl inanıyorsunuz?
Son bir soru:
DUS süreci yaşamış birisi olarak şu an neden DUS ile yerleştiğiniz bölümde değil de doktora ile kabul aldığınız bölümde asistansınız, kazanamadığınız için olabilir mi?
Son sınavda 92 net ile kazanamayan psikolojisi hiç iyi durumda olmayan meslektaşlarınıza önereceğiniz, tanıdık ricası gerektirmeyen bir doktora programı var mıdır??
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
DUS varken doktoraya girip bugün “mağduruz” demek mağduriyet değil, tercihin sonucudur. 2012 öncesi başka bir sistem vardı; 2012 sonrası merkezi sınav vardı. Sınava girip kazananın emeği masada dağıtılamaz. Bu işin adı adalet değil, emek gaspıdır. #uzmanlıkmasadaverilemez
Uzmanlık,standartları olan, tüm diş hekimlerinin eşit şartlarda girdiği ve tüm adaylara eşit şartlarda uygulanan UZMANLIK SINAVI sonucunda verilmelidir.
Aksinin tartışılması bile saçmadır.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Uzmanlık, bütün diş hekimlerinin aynı sınava aynı şartlarda girip kazandığı unvandır. Doktora üzerinden uzmanlık dağıtmak, herkesin önündeki kapıyı bir avuç insana arkadan aralamaktır.
Liyakat ya herkese eşittir ya da liyakat değildir.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
2012 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile diş hekimliğinde uzmanlık unvanı yalnızca Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) aracılığıyla verilmeye başlanmıştır. Bu tarihten sonra doktora programlarına başvuran herkes, uzmanlık eğitiminin artık DUS üzerinden yürütüldüğünü bilerek ve kabul ederek bu programlara katılmıştır.
Buna rağmen bazı özel üniversitelerin, tek bir doktora programına 100’ün üzerinde öğrenci kabul etmesi ve öğrencilerin haftada yalnızca 1–2 gün üniversiteye devam ederek doktora derecesi alabilmesi, akademik eğitimin niteliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratmıştır.
Doktora ile uzmanlığın amaçları, eğitim modelleri ve yetkinlik kazanımları birbirinden farklıdır. Uzmanlık eğitiminin DUS sistemi dışında, geçmişe dönük veya dolaylı yollarla verilmesi; uzmanlık eğitimini yıllarca emek vererek tamamlayan binlerce uzmanın hakkaniyet duygusunu zedeleyecek, meslek camiasında telafisi güç bir öfke ve güven kaybına neden olacaktır.
Bu nedenle uzmanlık unvanının verilmesinde mevcut mevzuata ve eşitlik ilkesine bağlı kalınması, hem mesleğin saygınlığı hem de hukuk güvenliği açısından zorunludur.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Her yıl sınav sisteminin değişmesi, DUS’un tek sefere düşürülmesi, kontenjanların dengesizliği ve takvimin sürekli oynatılması; genç diş hekimlerini artık dayanma sınırının ötesine taşıdı. Meslek hayatını planlamak imkânsız hâle geldi. Bugün çalıştığın düzen yarın geçersiz, bugün verilen söz yarın unutulmuş oluyor.
Ama mesele sadece sınav değil.
Atamaların neredeyse hiç yapılmaması yüzünden binlerce diş hekimi mezun olur olmaz işsiz kalıyor. Özel sektörde ise düşük ücret, yoğun iş baskısı, sigortasız çalışma, uzun saatler ve güvencesizlik artık “normal” kabul ediliyor. Onca yıl emek verilen bir meslek, sistemin kendi içinde öğütülüyor.
Genç hekimler artık şunu söylüyor:
“Bir düzen istiyoruz. Bir yol haritası istiyoruz. Bir gelecek istiyoruz.”
Sınavı, takvimi, kontenjanı, atamayı, çalışma koşullarını her yıl kökten değiştiren bu yaklaşım; insanların hayatlarını, psikolojilerini ve gelecek planlarını altüst ediyor.
Bugün işlerini bırakıp bakanlığa yürüyen meslektaşlarımızın talepleri çok net:
Belirsizliği bitirin. DUS’u, atamaları ve çalışma koşullarını öngörülebilir, istikrarlı ve adil bir yapıya kavuşturun.
Bu ülkenin diş hekimleri artık rastgele kararlarla şekillenen bir geleceği değil, güvenebileceği bir sistemi hak ediyor.
#2DUSiçinBakanlıktayız
Bugün yapılan açıklamanın bizi temsil ettiğini düşünmüyoruz. Bizler kendi derdimizi anlatmak ve sesimizi duyurmak için saat 15.00'da yürüyoruz. Lütfen gündem kaymasın. Odağımız dağılmasın.
Diş hekimleri atamalarının düzenlenmesini istiyor, işsiz kalmak istemiyor ve DUS'un 2 kez yapılmaya devam etmesini istiyor.
Sorunumuzu gerçekten kalpten hissetmeyenlerin, temsili desteğine ihtiyacımız yok.
Gerçekten bizimle olan bizimle olsun, yoksa odak dağıtmasınlar
#2DUSİçinBakanlıktayız
Ak Parti iktidarı sonunda genç diş hekimi adaylarını da mağdur etmeyi başardı.
Yılda iki kez yapılan DUS'u bir anda yılda bire düşürüp, kontenjan meselesini çözüme kavuşturamamak tam da size yakışırdı.
Yaparken hiç kimseye danışmadınız, bari tepkilere kulak verin.
Genç diş hekimi adayı arkadaşlarımızın yanındayız.
@saglikbakanligi@TDB_TDA
#2DusHaktır
#DisHekimiAtamaBekliyor
#Dusyeniden2kez