ACİL KALP NAKLİ
Avşin için zaman daralıyor… Yapacağınız bir paylaşım Avşin'in hayata tutunmasına vesile olabilir.
İletişim: AVŞİN DEMİR- @Avsinkalpbeklyr
@HuseyinTopgide3 Mamoste Avrupa'da yaşıyorsun ve her yeri Avrupa sanıyorsun galiba. Günde 8 binin üzerinde çocuk açlık ve sefaletten hayatını kaybediyor.
@perodundar Soydan arkadaşa üslup ile ilgili bir şey söyleyecek değilsiniz herhalde. Bu yapı eleştiri ve özeleştiri ile var olmuştur. Arkadaşın söylediklerinin neresinde yanlış var acaba? Herkes haddini bilmeli özelleştiriye de açık olmalıdır.
KARŞI ÇIKARKEN BENZEŞMEK
Amed’deki sivil toplum örgütlerinin muhalefet anlayışı ne yazık ki giderek Türkiye genelindeki siyasi modele benzemeye başladı. Nasıl ki merkezi iktidarlar zamanla kendi sınırları içinde şekillenen bir muhalefet yapısı ortaya çıkardıysa, Amed’deki yerel siyasette de benzer bir durum gözlemlenmektedir. Özellikle meslek odaları başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu, yerel yönetimleri ve onu şekillendiren siyaset tarzının uygulamalarındaki eksiklik ve yanlışlıklar karşısında eleştirel bir tutum sergilemekten uzaklaştı. Bu yaklaşım, yerel siyasetin demokratik denetimi ve hesap verebilirliği açısından önemli bir sorun olarak değerlendirilmelidir.
Sivil toplum kuruluşları ve özellikle meslek örgütleri, toplumun ortak iradesini temsil etmek ve halk yararını savunmak amacıyla varlık göstermesi gereken yapılardır. Ancak son dönemde bu kurumların yönetim kadrolarının, üyelerinin özgür tercihleri ve liyakat ölçütleri yerine, yerel siyasetin bazı kliklerinin çizgisine uyum sağlayacak kişiler arasından şekillendirildiği görülmektedir. İlkelere bağlı bir duruş sergilemesi gereken kurumlar, siyasi icazetle göreve gelen yöneticiler eliyle etkisizleştirilip , eleştiren , denetleyen yapılar olmaktan uzaklaştırıldı. Bunun sonucunda meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, üyelerinin ve toplumun sesi olmaktan ziyade, mevcut sermaye-siyaset ilişkisinin yarattığı kliklerin beklentilerine göre hareket eden yapılara dönüşmeye başladı.
Siyaset bilimi ve sosyal psikolojide sıkça tartışılan “karşıtına benzeşme” teorisi tam da Amed’deki bu siyasi durumu anlatmaktadır. Uzun süre iktidarlara ve o iktidarların yarattığı sisteme veya bir anlayışa karşı devrimci bir mücadele yürüten siyasal yapılar, zamanla karşıtının reflekslerini, davranış biçimlerini ve hatta yönetim tarzını benimsemeye başladı. Başlangıçta mücadele edilen anlayış, bir süre sonra benimsenerek kendi bünyesinde tekrar edilir hale geldi.
Geçmişte hesap sorulmasını talep ederken, bugün hesap vermekten rahatsız olunan bir noktaya gelindi; eleştiri-özeleştiri mekanizmasını en vaz geçilmez öğreti olarak görürken (bırakın özeleştiri vermeyi) demokratik bir hak olan eleştiri bile bir tehdit hatta daha uç noktaya taşınarak ihanetçilik olarak görülmeye başlanan örnekler de ortaya çıkardı.
Dünyayı dönüştürme iddiasıyla ortaya çıkan bir düşünceyi -görünürde olanlar- bu gün temsil edenlerin, zamanla mücadele ettiği zihniyete bu denli benzemesi, sosyolojik açıdan üzerinde durulması gereken bir durumdur.
Bu kadar pervasızlaşmanın ardında, yapılan hatalara rağmen tabanını koruyabilen geniş bir halk desteğinin yarattığı ‘yıkılmazlık’ öz güveni bulunmaktadır. ‘Halk her koşulda bizi destekler’ söz konusu üstten bakış , halkın iradesini yeterince dikkate almayan, dolayısıyla halkı küçümseyen bir tutumdur. Bunun yanısıra Sermayeyle kurulan ilişkinin zamanla ortaya çıkardığı yozlaştırıcı kültürün toplumsal etkisi , yıllar içinde kangrenleşen kurumsal alışkanlıklar, kurumsal fayda ile özel çıkar arasındaki çizginin kalkmış olması… Tüm bu sorunları aynı ilkelerle konuşabilen, aynı cesaretle eleştirebilen ve halkın yararını her türlü siyasi klikçiliğin üzerinde tutabilen, toplumsal yararı savunan bir denetim mekanizması yaratarak çözmek mümkündür.
Unutulmamalıdır ki, uzun yıllardır yaşanan bunca zorluk ve baskıya rağmen toplumsal desteğin korunmasında ‘eleştiri-öz eleştiri’ye samimi yaklaşım etkili olmuş; gelişim ve gelişimi isteyenler de bu yönteme başvurmuştur.
Bugünkü yönetim anlayışının aktörleri, farkında olarak ya da olmayarak, sosyal, siyasal ve kültürel bir tasfiye sürecinin parçası hâline gelmiştir. Uğruna büyük bedeller ödenerek inşa edilen bu siyasal yapı daha fazla zarar görmemesi ve yeniden halk dinamikleriyle yenilenebilmesi için, mevcut kadroların, gerekli özeleştiriyi yaparak yerlerini yeni bir toplumsal anlayışa bırakmaları en büyük temennimizdir.
@diyarbakirbld@serrabucak @doganhatundbb Size söyleyecek söz bırakmadınız. Bu kadar vasat ve kötü bir yönetim yılların emeğini yerlere dökmez umarım. Söyledikleriniz ve yaptıklarınız birbirinin zıttı. Bilerek mi yapıyorsunuz?
@ilketvcomtr Pervin hanım eleştiriye gelemiyor nasıl bir kibir bu? Kendi kapısını kapatamıyor. Aklınızı başınıza alın kimseden büyük değilsin pervin hanım.
Pervin Buldan kendini İngiltere kralı falan sanıyor.
İndiği arabanın kapısını kapamaya bile tenezzül etmiyor.
Bunlar mı halkçı? Bunlar mı emekçinin yanında?
Geçiniz...
Çözüm Süreci döneminde kendisiyle görüşmek isteyen Kürt kadınlarına nasıl üstenci baktığını da biliyoruz.
@YilmazGedik_@SpotBasin@irfanaktans@serrabucak Yaklaşıma bakar mısınız, adamlar bir ağaç için yolu değiştirirken yok efendim biz şu değiliz bu değiliz eee neyiz? Dikeceğiniz ağaçları nasıl ihale ettiniz kimlere ve ne kadara? Herkes bir bahane bulup kendini haklı çıkarabiir.
@diyarbakirbld@serrabucak @doganhatundbb Nasıl bir güvensizlik gelişmiş ki ne derseniz deyin hep "acaba" diye bakılıyor. Kendinize çeki düzen verin ve ekolojik demokratik toplumun gereklerine göre hareket edin. Kredinizi bitiriyorsunuz!
Sanki zabıtanın bütün derdi tek bir seyyar arabaymış gibi etrafında toplanmışlar. Biri gaz sıkıyor, polis araçları siren çalarak bekliyor. En sonunda seyyar arabayı devirip gidiyorlar. Mesele de böylece “halledilmiş” oluyor. Yazık