SİZ BU HALKLA DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?
Fatma Betül Sayan Kaya'nın TORPİLLİ BÜYÜKELÇİ ABLASI Ayşe Hilal Sayan Koytak, Finlandiya'daki YENİ GÖREVİNE başladı.
2,2 milyar lira vurgun yapan bir kişinin, babasının malı gibi devlet kurumlarına yerleştirdiği TÜM AİLE ÜYELERİNİN İSTİFASINI beklerken bu halk,
Bir de ödül mü veriyorsunuz?
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası büyükelçiliğe resmen başladı
Fon vurgununda eşi ile birlikte yaklaşık 2 milyar TL kazanç sağlayan Fatma Betül Sayan Kaya'nın kız kardeşi Ayşe Hilal Sayan Koytak, büyükelçiliğe resmen başladı
Haberin tamamı:
https://t.co/TngKCfnaEW
Fon soruşturmasında adı geçen Cübbeli Ahmet'in damadı Palazoğlu: Nefsimize yenildik, böyle olsun istemezdik
https://t.co/RL469wOPXT
➡️ https://t.co/1851ANwBrS
➡️ https://t.co/lMZ8ZI0Zib
🔴 BirGün gazetesinden Mustafa Bildircin’in haberine göre, 10 aylık görev süresinde 16 kez yurt dışına çıkan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, 17. yurt dışı seyahatini Japonya’ya gerçekleştirdi.
• 9 kişilik heyetle yapılan Japonya ziyaretinde Arpaguş’un eşi Hatice Arpaguş’un da heyette yer aldığı, Tokyo’da beş yıldızlı Keio Plaza’da konaklandığı ve otelin gecelik fiyatının 20 bin TL’den başladığı aktarıldı.
• Haberde ayrıca heyetin Tokyo’da Tokyo Cami Vakfı’na ait lüks araçla dolaştığı ve 6-10 Ağustos tarihleri arasında Japonya’da bulunduğu belirtildi.
BirGün, Arpaguş’un 2026’nın ilk yarısındaki yurt dışı gezilerinin 399,7 milyon TL’lik yolluk faturasına yol açtığını da yazdı.
BU RESMİN MÜTHİŞ BİR HİKAYESİ VAR.
Belki bazı yerlerde alttaki resim ve heykele rastlamışsınızdır. At üstünde çıplak, utangaç bir kadın...
Bu güzel kadının adı Lady GODİVA.
"Lady Godiva, hem sadakatin, hem başkaldırının, hem tutkunun, hem şefkatin hikayesidir.
Halk 11. Yüzyıl’da İngiltere Coventry'de uygulanan ağır vergilerden isyan halindedir.
Vergileri arttıran Lord Leofric'in eşi Lady Godiva halktan yana tutum alır. Eşini vergileri indirmesi yönünde ikna etmeye çalışır. Lady'nin ısrarından rahatsız olan Lord Leofric, eşine asla kabul edemeyeceğini düşündüğü bir teklif yapar.
Lady Godiva'nın at sırtında, sadece saçlarına sarınarak, Coventry sokaklarını boydan boya geçmesi koşuluyla vergi yükünü azaltacaktır. Lady Godiva'nın buna cesaret edemeyeceğine inanan Lord eşinin baskılarını bu şekilde kıracağını düşünür.
O an geldiğinde, Lady Godiva atının üzerinde vakur ve kendinden emin olarak geçişini yapar.
Bu durumu öğrenen halk, dükkanlarını kapatır evlerine girer. Lady'nin onuruna kimse sokağa adımını atmaz, hiçbir pencerenin perdesi aralanmaz.
Lady'nin bu cesur davranışı karşısında, ona duydukları derin saygıyı gözlerini kapatarak gösterirler.
Lord Leofric eşine verdiği sözü tutar, vergileri, indirir.
Bu olaydan sonra Lady Godiva'nın cesareti, kararlılığı, saflığı, tutkusu ve güzelliği pek çok sanatçıya ilham kaynağı olur.
Şimdi kıssadan hisse...
Halkı için bunu yapan kadını mı, vergileri indiren Lord'u mu. Yoksa bu asil davranışın karşısında asil davranan halkı mı daha çok tebrik etmeli?
#lady #kadin #vergi #kral #halk
Dul bir kadının çok güzel bir kızı vardı, herkes talipti kıza, ancak annesi beş yüz bin TL mehir istiyor, asla daha aşağı inmiyordu.
Kıza aşık bir oğlan vardı, tüm gücüyle ancak üç yüz bin TL biriktirebilmişti.
Babası durumu gördü, oğlana
“Oğlum getir bakalım şu üç yüz bini de gidip kızı isteyelim” dedi.
Oğlan umutsuzdu, baba umutlu bir şekilde Kızın evine vardılar.
Baba kızın annesine “söyleyeceklerim bitmeden sözümü kesme” dedi. “Kızını oğluma istiyorum, bu da mehir olarak yüz bin.”
Kadının suratı asıldı. Adam devam etti.
“Seni de kendime istiyorum, bu da senin Mehrin yüz bin.
Kızın annesinin yüzüne bir tebessüm yerleşti. Allah mübarek kılsın, hayırlı olsun dedi.
İşlem tamamdı.
Komşuları kadını sıkıştırdılar, hani beş yüz binden bir kuruş inmem diyordun, diye.
Kadın dedi ki: “toptan satışla perakende satış fiyatı her zaman değişir.”
Oğlan da babasına sordu:
“Baba öteki yüz bini ne yaptın?”
Babası cevapladı; “onu da anana verdim, ikinci evliliğe razı olması için.”
Kriz yönetimi uzmanlık ve tecrübe gerektiren bir iştir.
SÖZ, MERHAMET ve GÜVEN…
İki delikanlı bir adamın koluna girip Hazreti Ömer'e getirirler
"Ya Ömer! Bu adam bizim babamızı öldürdü kısas isteriz" derler.
Mahkeme kurulur adama son isteği sorulur.
Adam: "Eşim ve çocuklarımı 3 günlük yolda bıraktım benden haber bekliyorlar. Müsaade edin onlar ile helalleşeyim"
Hazreti Ömer: "İdam kararın verildi. Sen 3 günlük yola gitmek için izin istiyorsun. Nasıl güvenelim sana?"
Adam: "Ya Ömer" der ve İsra süresi 34. ayeti okur.
"Söz verenler verdikleri sözden mükelleftir. Yarın huzuru mahşer de hesaba çekilecektir."
Hazreti Ömer; "Peki. Fakat yerine bir kefil almamız lazım. Sen gelmezsen onu idam edeceğiz."
Adam oradaki kalabalığa sorar kefil olacak olan var mı?
Kalabalıktan ses yoktur. En arkadan biri elini kaldırır ve "Ben olurum Ya Ömer" der.
Bakarlar ki bu kişi Hazreti Ebu Zer'dir.
Herkes şaşkın.!
"Ya Ebu Zer neye kefil olduğunu biliyorsun değil mi?" der Hazreti Ömer
"Bırakın gitsin adamı ben kefilim" der yine Ebu Zer.
Adam biniyor atına uzaklaşıyor.
3 gün herkes adamı konuşuyor gelecek mi gelmeyecek mi? Mescitte bile gündem oluyor.
Akşam namazına yakın uzaktan bir atlı geliyor.
Hazreti Ömer: "Be adam neden geldin?"
Adam: "Demesinler ki Müslümanlar söz verip de sözlerini tutmuyorlar diye geldim."
Ölen adamın çocukları söz ister bu defa.
"Ya Ömer biz kısas hakkımızdan vazgeçtik."
Hazreti Ömer:
"Peki neden affediyorsunuz babanızı öldüren bu adamı?"
"Ya Ömer demesinler ki Müslümanların arasında merhamet yok oldu!"
Ebu Zer'e dönüp;
"Sen bu adamın neyine, nasıl inandın da kefil oldun?"
Hazreti Ebu Zer;
"Ya Ömer demesinler ki Müslümanların arasında güven, itimad kaybolmuş. Onun için kefil oldum" der.
Temayül Yoklamasının İçyüzü
Aday adaylarının dikkatine!
Şimdilerde siyasi partilerde aday belirleme için yapılan temayül yoklamasının içyüzü şudur.
Bu ritüelin aday belirlenmesine hiçbir etkisi yoktur.
Aslında, böylelikle bir taşla iki kuş avlanır.
Hem Parti üyelerine ve millete ‘Demokrat’ görüntüsü verilir. Hem de temayülde çok oy alanlar, gelecekte ‘Potansiyel Parti İçi Rakip’ olarak mimlenirler.
Günün sonunda ise; Partişah’lar kimi isterse, o kişi aday olur.
#partişah #potansiyeladay #parti
JAPONYA'DA ÖĞRETMENLER GÜNÜ YOKTUR
Bir gün Japon meslektaşım hocam Yamamoto’ya sordum:
–Japonya’da Öğretmenler Günü kutlandığında, siz nasıl kutlarsınız?
Soruma şaşırarak cevap verdi:
–Öğretmenler günümüz yok. Cevabını duyunca ona inansam mı inanmasam mı bilemedim. Aklımdan şöyle bir düşünce geçti: “Ekonominin, bilimin, teknolojinin gelişmiş olduğu bir ülke neden hocaya, işine bu kadar saygısızlık ediyor?”
★★
*Bir keresinde, işten sonra Yamamoto beni evine davet etti. Okuldan uzakta yaşadığı için metroya bindik. Akşam “yoğun saatlerde” metro vagonları aşırı kalabalıktı. Bir şekilde gizlice içeri girdikten sonra korkuluğu sıkıca kavrayarak ayağa kalktım.
Aniden yanımda oturan yaşlı bana yol verdi. Bir yaşlının bu kadar saygılı tavrını anlamadığım için önerilerini kabul edemedim ama ısrarcıydı, oturmak zorunda kaldım.
Metrodan indikten sonra yaşlı adamın davranışını Yamamoto’dan açıklamasını istedim. Yamamoto gülümseyerek öğretmen rozetimi işaret etti ve şöyle dedi:
–Bu yaşlı adam senin öğretmen olduğunu gördü ve statüne duyduğu saygının bir göstergesi olarak koltuğundan vazgeçti.
Öğretmen Yamamoto'ya ilk gidişim olduğu için elim boş gitmek utanç vericiydi, ben de bir hediye almaya karar verdim. Yamamoto ile düşüncelerimi paylaştım, bana destek oldu ve ileride indirimli fiyatlarla mal alabileceğim bir öğretmen mağazası olduğunu söyledi.
Yine duygularımı tutamadım:
–Ayrıcalıklar sadece öğretmenlere mi veriliyor? diye sordum.
Sözlerimi onaylayan Yamamoto şunları söyledi:
–Japonya’da öğretmen en saygı duyulan meslek, en saygı duyulan kişidir. Japon girişimciler dükkanlarına öğretmenler geldiğinde çok mutlu oluyorlar, bunu kendileri için büyük bir onur olarak görüyorlar.
*Japonya’da kaldığım süre boyunca, Japonların öğretmenlere ne kadar saygı duyduğunu defalarca gördüm.
Metroda kendilerine ayrılmış koltuklar var, onlar için ayrı dükkanlar açılıyor, öğretmenler hiçbir ulaşım türü için bilet kuyruğuna girmiyor. Bu nedenle Japon öğretmenlerin hayatlarının her günü onların, öğretmen gününe ihtiyaçları yoktur.
#japanyo #öğretmenlergünü #eğitim