İstanbul'u 573 yıl önce aldık. Yunan hâla İstanbul bizim, geri alacağız. Diyor.
Halep'i 105 yıl önce verdik. Bizim halk bize ne Halep'ten diyor.
Halkımıza aşılanan şuursuzluğun tarifi yok.
ALTIN BİLEZİK DEDİĞİNİZ, GELECEĞİMİZİ ELİMİZDEN ALAN BİR KELEPÇEYE Mİ DÖNÜŞTÜ?
@MuratCahidCINGI@TBMMresmi@TBMMGenelKurulu@Akparti@MHP_Bilgi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@herkesicinCHP@iyiparti@rprefahpartisi@YeniYolTBMM@devapartisi@GelecekPartiTR@SaadetPartisi@_DemokratParti@anahtarparti@zaferpartisi@MemleketimParti@iloankara@EUDelegationTur@NumanKurtulmus@mehmetucum@oktay_saral@ejderacikkapi@MahinurOzdemir@profdrorhanates@MvDrHasanArslan@aerdemcantimur@Korkutata_Zeki@isikhanvedat@vedatbilgn@akbasogluemin@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@MKalayci42@erkanakcay45@buyukataman@kamilaydinmhp@E_SemihYalcin@M_Levent_Bulbul@KarakayaMevlut@hlmdrgn@ismailozdemirrr@oozgurbayraktar
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Dr. Murat Cahid Cingi’nin, LGS arifesinde mesleki eğitimi öven ve buralardaki sigorta imkânlarını bir "müjde" gibi sunan basın açıklamasını yakından takip ettik.
Sayın vekil, "çocuklarımıza meslek kazandırmak geleceklerini garanti altına almaktır" derken, ne yazık ki geçmişte bu sözlere inanarak yola çıkan ve bugün büyük bir hak gaspı yaşayan yüz binlerce staj ve çıraklık mağdurunu görmezden gelmiştir.
Bizler, çocuk yaşta fabrikalarda, atölyelerde "üretim" diyerek alın teri dökmüş, devletin verdiği sigorta kartlarına güvenmiş vatandaşlarız.
Ancak bugün, o günkü emeğimiz yok sayılmakta ve en temel hakkımız olan emeklilik haklarımız ellerimizden alınmaktadır.
Çalışma Barışı Zedeleniyor: 15-16 yaşında, yetişkinlerle aynı mesaiyi ve riskleri paylaşarak yapılan fiili çalışmanın, "Kısa vadeli sigortaydı" denilerek emeklilik başlangıcı sayılmaması sosyal adalete ve devlete olan güvene aykırıdır.
Geçmişi Çözmeden Geleceği İnşa Edemezsiniz: Meslek liselerinin milyarlık döner sermaye gelirleriyle övünenler, o gelirleri var eden çırakların geleceğini Meclis raflarında tozlanmaya bırakamaz.
Geçmişin mağduriyetini çözmeden, yeni gençlere vadettiğiniz hiçbir sözün inandırıcılığı olmayacaktır.
Hükümete, Millî Eğitim Bakanlığına ve Sayın Milletvekiline Sesleniyoruz:
Mesleki eğitimi samimiyetle desteklemek ve gençlere güven vermek istiyorsanız, önce geçmişteki sözlerinizi tutun! Staj ve çıraklık başlangıcının, uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini sağlayacak kanun teklifini derhal TBMM gündemine getirin.
Bizler imtiyaz değil, çocuk yaşta döktüğümüz alın terinin ve devletimizin bize verdiği sigorta kartlarının arkasında durulmasını, yani ADALET istiyoruz!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu
Tarih Yazacağız
#StajyerÇırakUnutturmayacak
3308 sayılı kanun üzerinden çıraklık sigortası yapılan bir vatandaşın davası ilk derece mahkemede kabul ediliyor ve uzun vade sigorta olması gerektiği karara bağlanıyor, Bölge İdare Mahkemesi (BAM) da kararı onaylıyor. Ancak Yargıtay eksik inceleme diyerek kararı bozuyor.
Son diyeceğimi ilk diyeyim, Mahkeme yine hakkı haklıya teslim etmiyor. Burada tek olumlu konu " Eğer eğitim öğretim kapsamında öğrenme amaçlı değil, üretime yönelik çalışma varsa uzun kollu sigorta yapılması gerekirdi" cümlesi çok değerli ve anlamlı. Bir tane çıraklık sigortası mağduru yoktur ki fiilen çalışmasın. Hepimiz fiilen çalıştık. Üretime katkıda bulunduk.
Şuna da açıklık getireyim bu dava eğer kabul edilirse çok değerli olur, bugüne kadar hep reddedilen mahkemelerden ilk defa bir tanesi kazanılmış olur. Süreci yakından takip edeceğiz.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi
Çırak ve stajyerler, uzun süredir mücadele veriyorlar. Çıraklık ve stajyerlik sigortasının sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istiyorlar. Çıraklık ve stajyerlik yaptıkları dönemde doğrudan üretimde çalıştıklarını, gerekirse bu süreler için borçlanma hakkı verilmesini talep ediyorlar. Yargı yoluyla hak arıyorlar.
1987 – 1989 yıllarında 16 yaşında iken Makine Kimya Endüstrisinde (MKE) çırak olarak çalışan bir kişi, bu dönemdeki çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık statüsünde geçtiğini belirterek emekliliğine sayılması için iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açtı. İş mahkemesi, o tarihte birlikte çalıştığı işçileri tanık olarak dinledi. Mahkeme, tanıkların ifadelerine dayanarak, davacının söz konusu dönemde üretime yönelik olarak çalıştığını, gün içerisindeki çalışma süresinin meslek öğrenme nitelik ve ağırlığında geçmediğini değerlendirerek, talebi kabul etti. Bölge adliye mahkemesi kararı doğru buldu.
YARGITAY NASIL ARAŞTIRMA YAPILMASI GEREKTİĞİNE AÇIKLIK GETİRDİ
Temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesine geldi. Yargıtay kararında (Tarih: 04.02.2026, Esas No: 2025 / 11878, Karar No: 2026 / 725) sosyal güvenlik hakkının Anayasal haklar arasında yer aldığına dikkat çekilerek, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların özel bir duyarlılıkla ve ��zenle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde mahkemelerce araştırma yapılarak delil toplanabileceği kaydedildi.
Kararda bu tür davalarda mahkemelerce davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtların işverenden istenmesi, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtların getirtilmesi, aynı dönemde çalışan diğer işçilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, SGK müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması, inceleme yapılmışsa belgelerin getirtilmesi, aynı çevrede faaliyet yürüten tarafsız nitelikteki başka işverenler ve sigortalı işçilerin saptanarak dinlenmesi gerektiği ifade edildi.
506 Sayılı eski Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca sigortalılık niteliğinin, hizmet akdinin kurulması ve çalışmaya başlanması ile edinileceği belirtilen kararda, aynı kanunda, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükmünün uygulanamayacağının öngörüldüğü vurgulandı.
“ÜRETİMLE İLGİLİ ÇALIŞMALARA BİLFİİL KATILIYOR, EĞİTİMİ ARKA PLANDA TUTULUYORSA ÇIRAK SAYILMAZ”
Yargıtay kararında, davacının iddia edilen dönemde çırak olup olmadığına karar verilirken çalışma ilişkisine de bakılması gerektiği belirtildi. Çıraklık sözleşmesinde esas amacın çalışma olgusu değil, bir meslek ve sanat öğretilmesi olduğu kaydedilen kararda, ancak çırak iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğinin altı çizildi.
Çıraklık döneminde öğrencilerin sigortalı sayılmamalarının, tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürü olduğu kaydedilen kararda, bu işler sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile belirgin olarak öğrenim çevresine girdiği ifade edildi. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme halinin de söz konusu olmayacağı dile getirildi.
YARGITAY İÇTİHADI NE DİYOR?
Kararda, çıraklar hakkında çıraklık süresi içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükümleri uygulanmasa da Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre, çıraklar bu süre içinde diğer çalışanlar gibi üretime katılıyorlarsa, meslek ve sanat öğrenimleri geri planda kalıyorsa artık çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğinin kabul edildiği vurgulandı.
MKE’nin nitelikli askeri malzemeler üreten bir kurum olup iş yerinde üretimde çalışan işçilerin bu üretimi yapabilecek yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip kişiler olması gerektiği kaydedildi. MKE’nin işçileri önceleri kendi bünyesinde kurduğu çıraklık okulunu bitirenler arasından sınavla almakta iken, bunların kapanması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezlerinde eğitim alanlar arasından işçi almaya başladığı hatırlatıldı.
Söz konusu dosyaya göre, davacının MKE çırak öğrencisi olarak kayıtlarının mevcut olduğu, çıraklık sözleşmesinin bulunduğu, SGK’dan gelen yazıda uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılmadığının bildirildiği, tanıkların davacının normal işçi gibi üretime ve imalata yönelik çalıştığını beyan ettiği ancak mahkemece üretime ne şekilde katıldığı hususunun tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmadığı, iş yerindeki faaliyetlerinin çıraklık eğitimindeki teorik eğitimin tamamlatılması amacıyla pratik eğitime yönelik olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmeği kaydedildi.
Yargıtay kararında, böyle bir iş yerinde işe yeni başlayan, henüz 16 yaşında olan, çıraklık sözleşmesi bulunan ve o güne kadar herhangi bir işte çalışmayan, işi öğrenmek için çıraklık okulunda teorik ve pratik eğitim alan davacının üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu hususlarının titizlikle araştırılması, somut olarak ortaya konulması gerektiği belirtildi. Yargıtay bu gerekçelerle bölge idare mahkemesi kararını ortadan kaldırarak iş mahkemesi kararını bozdu.
#TürkiyeYüzyılında #ÇırakStajyere #VedatBilginSözü
https://t.co/4vJQgBHGGn
Rahmi Koç bir fıkra anlattı. Fıkra yüzünden Kürt ve kadın kelimelerini kullanarak Rahmi Koç'u linç etmeye çalışan sosyal medyacılar, aralarında çocuk ve kadınlar bulunan 12 vatandaşımızı diri diri yakan resimdeki tescilli terörist, seminer ayağına kapı kapı dolaşıp katliam hikayeleri anlatırken, tek kelime etmeyip susuyorlardı. Ya x platformu iyice ılıklaştı, ya da terör destekçisi kürdo faşistler burayı da ele geçirmeye başladı. Kendinize gelir misiniz?
Göz Nuru Bizim, Alın Teri Bizim, Hak Teslimine Destek
Hepinizindir! #TESK@B_Palandoken@kahveciler_fed@bayram_1968@MehmetYiginer@OsmanYardmc9@TerzilerTurkiye@hibrahimbalci54@baskantaklaci@TurkiyeUmum
TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU (TESK) VE BAĞLI TÜM FEDERASYONLARA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR!
Yerli Üretimin ve Esnaf Ekonomisinin Korunması Kalıcı Bir Görevdir:
Esnaf ve sanatkârlar, Türkiye ekonomisinin omurgasıdır. Çırak, stajyer yetişmeyen bir ülkede sanayi siteleri sessizliğe gömülür, yerli üretim hafızası yok olur ve ekonomi tamamen dışa bağımlı hale gelir. TESK’e bağlı odaların varlığı ve gücü, usta-çırak-stajer ilişkisinin devamlılığına bağlıdır. Çırak ve stajyerlerin geçmiş haklarının teslim edilmesi, sadece bir geçmiş koruması değil; mahalledeki terziden organize sanayideki madeni eşya üreticisine kadar tüm esnaf teşkilatının ekonomik varlığını ve rekabet gücünü geleceğe taşıma hamlesidir.
Uluslararası Standartlar: ILO "Kaliteli Çıraklık" ve AB İMEP Ortaklığı:
Bizzat TESK’in de ana paydaşları arasında yer aldığı, Avrupa Birliği destekli İMEP (İstihdam İçin Mesleki Eğitim Programı) ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) "Kaliteli Çıraklık" kriterleri net bir gerçeği ortaya koymaktadır: Sürdürülebilir bir üretim ekonomisi, ancak güvenceli ve adil bir mesleki eğitim yapısıyla mümkündür. Uluslararası normlar, üretimin içinde olan çırak ve stajyer yardımıyla değer üretenlerin gelecek güvencesi haklarının eksiksiz olarak tanınmasını öngörür. Esnaf teşkilatlarımızın dijital dönüşüm ve yeni nesil üretim vizyonunu yakalayabilmesi, bu küresel standartlara uygun şekilde insan kaynağının geleceğini güvence altına bizzat almaktan geçmektedir.
Sessizlik, Üretim Hafızasının Yok Olmasına Rıza Göstermektir:
Ahilik geleneğinde çırak ve stajyer ustanın yanına sadece meslek öğrenen bir fert olarak değil; ahlakı, emeği ve geleceği şekillenecek bir emanet olarak verilir. Bugün zanaatın onurunu ve üretim hafızasını korumakla yükümlü olan federasyonların bu adaletsizlik karşısında sessiz kalması, esnaf kültürünün ve üretimin zayıflamasına rıza göstermek anlamına gelecektir. Sessizlik büyük bir sorumluluk doğurur; bu nedenle esnafın zirve kuruluşu, sessiz kalmayı değil, üreticinin hakkını gür sesle savunmayı seçmelidir. Kimseden ekstra bir ayrıcalık istenmemekte; sadece geçmişte dökülen net bir emeğin anayasal karşılığı olan hak teslimi beklenmektedir.
Somut Adım ve Ortak Eylem Çağrımızdır:
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak, tüm kurumsal yapıları ve TESK yönetimini acilen şu somut adımları atmaya davet ediyoruz:
Genel Kurul Gündemi: Bu hayati meselenin, TESK’in ve bağlı federasyonların yapılacak ilk genel kurul toplantılarında ana gündem maddesi olarak kabul edilmesi,
Taban İradesi ve Yerel Kararlar: Tüm illerdeki esnaf ve sanatkâr odalarının bu hak teslimi sürecine destek veren kurumsal yönetim kurulu kararları alması ve bu iradenin TESK Genel Merkezi’ne raporlanması,
Ortak Eylem Kurulu: Federasyonumuz ile TESK ve bağlı odalar arasında esnafın geleceğini kurtaracak ortak bir kurulun faaliyete geçirilmesi,
Bürokratik Girişim: İlgili bakanlıklar ve Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde hakkın iadesi amacıyla resmi ve kararlı girişimlerin ivedilikle başlatılması.
Emek bizim, zanaat bizim, gelecek hepimizindir!
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu🇹🇷
TESK Federasyonları Sessiz
#MeslekLisesiMemleketMeselesi
🔴 İki Şehirde İki Saldırı, Şüpheliler Organize Polisine Takıldı
İstanbul ve Antalya’daki Otokoç şubelerine yönelik düzenlenen silahlı saldırıların ardından polis seri baskınlar yaptı.
İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği peş peşe operasyonlarla şüpheliler yakalandı.
Bazı fotoğraflar vardır; sadece bir anı değil, yılların emeğini, alın terini ve yok sayılmış hayatları anlatır.
@zaferpartisi@umitozdag@polat_ozbal
Sayın Polat Özbal'ın yaptığı bu paylaşım, genç yaşlarda çalışma hayatına atılan, üretimin içinde yer alan ancak hakları yıllardır görmezden gelinen stajyer ve çırakların sesi olmuştur.
O gün işyerlerinde çalışan, sorumluluk alan, meslek öğrenirken ülke ekonomisine katkı sunan binlerce insanın bugün tek talebi adalettir.
Bu haklı mücadeleyi gündeme taşıdığı, sessiz bırakılmak istenen bir mağduriyete dikkat çektiği için Sayın Polat Özbal'a gönülden teşekkür ediyoruz.
Emeğin yaşı olmaz, hakkın da zamanı geçmez.
Biride Çıkıp Demiyorki
#StajyerÇırakHaklı
#SGKNerdesinAdaletSusmasın
@ErkaniHarbiyye Arnavutlar yapılması gerekeni yapıyorlar. Biz de teröristi konuşturuyorlar kimseden çıt yok. Sonra çok bekleriz Atatürk gibi biri çıksın da bizleri kurtarsın.
MEVCUT HÜKÜMET VAAT VERMEZ, SORUN ÇÖZER.
TABİ ÇÖZMEYE NİYETİ VARSA.
Yüzyılın en büyük mağduriyeti
KADEMELİ EMEKLİLİKTİR
8 Eylül 1999 sonrasında işe girenler için
1 günlük farkın bedeli koca bir ömür olmamalı
@Akparti@EmadDernegi#KademeyiVereceksiniz
Staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının sesini duymuyor,
Emeklerinin karşılığını vermiyorsunuz!
Haklarını alana kadar susmak yok!
#StajyerÇırağınHakkınıYedirttiniz
🚨 Kaya Çilingiroğlu: “Bugün Sadettin Saran yasadışı bahisten dolayı ceza aldı, peki yasadışı bahis sitelerinden sponsorluk alan Galatasaray’a neden hiçbir şey olmuyor? Nerede bu ülkenin adaleti?”
Staj ve Çıraklık Sigortası Artık Başlangıç Sayılsın...
@tvmeltem@akdemircigdem@1995_Staj
Meltem Tv ekranlarında, kıymetli sunucu Çiğdem hn. seslendirdiği ve dava arkadaşımız Bilal Bey'in dile getirdiği haklı isyan, Türkiye’deki staj ve çıraklık mağdurlarının ortak sesidir.
Sesimize hergün kulak veren, mağduriyetimizi ekranlara taşıyan, değerli sunucu Çiğdem hanim'a ve Meltem TV ailesine, hepimizin hislerine tercüman olan dava arkadaşımız Bilal Bey'e teşekkür ederiz.
Hak yerini bulana, staj ve çıraklık sigortası başlangıç olana kadar mücadeleye devam edeceğiz
TÜİK SGK Dümeni
#StajyerÇırakÇalışanmıÖğrencimi
Hakkımızı Yediniz! Geleceğimizi Çaldınız! Helal Etmiyoruz!
@MSCANBAL@Meslek_Der
“Eti Senin, Kemiği Benim” anlayışı bu nesilde karşılık bulmuyor diyorsunuz! Peki, eski nesilde karşılık bulan neydi, hiç düşündünüz mü?
Ya da yaşadığımız o sert süreci bir eğitim mi sandık, yoksa bize öyle mi gösterildi? Kırk yıldır duymadınız ama biz Federasyon olarak gerçeği söylemekten vazgeçmeyeceğiz.
İlkokuldan ayrılıp yoksulluğun pençesinden çıkamayan, okuma hakkı elinden alınan dar gelirli ailelerin çocukları olarak bizler, sizin “eğitim” dediğiniz o sert düzeni bizzat yaşadık. Kışın dondurucu soğuğunda, yazın kavurucu sıcağında, makinelerin gürültüsünde, yağ kokusu içinde hakareti de gördük, dayağı da, hor görülmeyi de yaşadık. Kolaylıkla gelmedik bu günlere. Harçlık diye elimize tutuşturulan üç kuruş para yetmedi; bir de geleceğimiz elimizden alındı. Gencecik çocukları iş güvenliğinden yoksun, bilinçsiz ve her türlü meslek hastalığına açık alanlara gönderdiniz.
Şimdi çıkıp “yeni nesil bilinçli” diyorsunuz. Biz o zaman bilinçsiz değildik; dijital ortam yoktu, e-Devlet yoktu. İmzalanan iş sözleşmelerinde, verilen sigorta kartlarında bu sürelerin ileride geçersiz sayılacağına dair tek bir ibare yoktu. Kimse bize bunu söylemedi. Bizler kaçak çalıştırılmadık. Devletin bilgisi ve denetimi altında, Millî Eğitim Bakanlığı, işveren, veli ve ilgili kurumların imzasıyla düzenlenen resmî sözleşmelerle işyerlerine gönderildik. Biz devlete güvendik. Devletin yönlendirdiği sisteme girdik. Devletin verdiği belgeye, sigorta kartına ve sözleşmeye güvendik. Peki siz neredeydiniz?
Kısa vadeli sigorta kolları üzerinden kurulan bu düzenle, işverene ucuz ve maliyetsiz iş gücü sundunuz. Bu vatanın evlatlarını işverenin, ustanın ve sistemin vicdanına terk ettiniz. Sonra da bu adaletsizliğin bedelini yıllar sonra bizlere ödetmeye kalktınız. Hayallerimizi yıktınız, geleceğimizi eksik bıraktınız.
Devlet o gün de işletmeleri denetlemek zorundaydı. Gerçek eğitim verenlerle ucuz iş gücü peşinde koşanları ayırmalıydı. Denetimler MEB ile sınırlı kalmamalı; ÇSGB, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili meslek kuruluşları sürecin içinde olmalıydı. Aileler bilinçlendirilmeli, bu uygulamanın sonuçları açıkça anlatılmalıydı. Çocukların hangi koşullara gönderildiği saklanmamalıydı. Okullarda sosyal ve sportif alanlar artırılmalı, fiilen işçi gibi çalışan bu çocukların mesaisi, molaları, yol güvenliği ve tam sosyal güvenceleri eksiksiz düzenlenmeliydi.
1986’da yürürlüğe giren Mesleki Eğitim Kanunu dün geçerli değildi de bugün mü geçerli oldu?
İş güvenliği eksiklikleri nedeniyle aramızdan hayatını kaybeden kardeşlerimiz oldu. Sakat kalanlar oldu. Uzvunu kaybedenler oldu. Buna rağmen çalışmaya devam etmek zorunda bırakılanlar oldu. Meslek hastalığıyla yaşayan insanlar oldu.
Organize Sanayi Bölgeleri, esnaf ve sanatkâr odaları bu sistemin yükünü paylaşmak yerine çoğu zaman görmedi, duymadı. Çünkü çark dönüyordu. Üretim devam ediyor, ekonomik kazanç sürüyordu. Bu nedenle çoğu zaman sessiz kalındı.
Çıraklık eğitimi dönüşüm falan yaşamıyor. Çıraklık eğitimi 1986’dan bu yana hakkı yenilerek geri plana itildi. Bu ülkenin evlatları mağdur edildi, gelecekleri eksik bırakıldı.
Yetmedi. Bugün hak arayan insanlar, gelecek nesillerin kaynaklarına göz dikmekle suçlanıyor.
Bugün sayının 500 bine dayanması tesadüf değildir. Bunun arkasında ailelerin eğitim ve gelecek algısındaki kırılmalar vardır. Üniversite mezunlarının işsizlik gerçeği vardır. Dar gelirli ailelerin geçim baskısı vardır. Erken yaşta gelir elde etme zorunluluğu vardır. Fakat sayı artıyor diye adalet sağlanmış olmaz.
Dünkü çırak ile bugünkü çırak aynı değildir. Bugünün öğrencisi haklarını bilen, soru soran ve kendini ifade eden bir kuşaktır. Peki bu gerçeği konuşurken dünün çırakları ve stajyerleri neden yok sayılıyor? O günün çocukları da sistemin içindeydi. Karşılığında ne gördüler?
Sessizlik.
İhmal.
Görmezden Gelinme...
Haram Ediyoruz
#StajyerÇırağınHakkınıYedirttiniz
Staj ve çıraklık sürelerinin, sigorta başlangıcı sayılması TBMM'de
📍Staj ve çıraklık döneminde iş hayatına atılan vatandaşlarımızın emeği bugün yok sayılmaktadır.
📍Bu kardeşlerimiz fiilen çalışmış, üretime katkı sunmuş, iş yerine gitmiş, sorumluluk üstlenmiş, sigorta numarası verilmesine rağmen bu sürelerin emeklilik başlangıcına sayılmaması büyük bir adaletsizliktir.
📍Bu mesele yalnızca teknik bir sosyal mesele, güvenlik meselesi değildir; emek, adalet ve sosyal devlet meselesidir.
📍Çözüm açıktır: Staj ve çıraklık süreleri için borçlanma hakkı tanınarak sigorta başlangıcı kabul edilmeli, mağduriyetleri giderecek yasal düzenleme ivedilikle yapılmalıdır.
#StajyerÇırakMağdurDiyor
@CirakStajFED
Mehmet KARAMAN
Samsun Milletvekili
Staj ve çıraklık sigortası gelişmeleri için takipte kalın!🔔
TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI SAYIN ERGÜN ATALAY’A TEŞEKKÜR VE DESTEK MESAJI
@turkiskonf@csgbakanligi@tcmeb@HMBakanligi@adalet_bakanlik@ilo@iloankara@ILOACTRAV@EUDelegationTur@UNGeneva@undpturkiye@UNYouthAffairs@unicefturk@UNESCO@EU_Commission@deikiletisim@IMEP_VET4JOB@OECD@etfeuropa@expertisefrance@EU_Social@AFD_France
Cenevre’de düzenlenen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı Genel Kurulu’nda, dünya çalışma hayatının temsilcilerine hitap ederken ülkemizdeki staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının sesini uluslararası kürsüye taşıyan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’a şahsımız ve Federasyonumuz adına en kalbi şükranlarımızı sunarız.
Sayın Atalay, genel kurul konuşmasında;
"Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemekte..."
diyerek, yıllardır mücadelesini verdiğimiz bu büyük hak kaybını bir kez daha en üst perdeden dile getirmiş, haklı davamıza çok güçlü bir destek vermiştir.
Çalışma hayatındaki milyonlarca işçinin haklarını savunurken stajyer ve çıraklarımızın emeğini, alın terini ve sosyal güvenlik haklarını unutmayan bu yaklaşım, bizler için çok büyük bir kıymet ve moral kaynağı olmuştur.
Mücadelemizde Kararlıyız!
Staj ve çıraklık dönemindeki çalışmaların, uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi yönündeki yasal düzenleme talebimiz, sadece bir emeklilik hakkı değil; aynı zamanda emeğin kutsallığına ve adalete olan inancımızın bir gereğidir.
TÜRK-İŞ’in ve Sayın Ergün Atalay’ın hem ulusal hem de uluslararası düzeyde gösterdiği bu dik duruş ve adalet vurgusu, çözüm yolundaki inancımızı daha da perçinlemiştir.
Dayanışma İle Çözeceğiz
Federasyonumuz çatısı altında birleşen tüm il derneklerimiz ve milyonlarca mağdur kardeşimiz adına; haklı sesimizi tüm dünyaya duyuran TÜRK-İŞ Genel Başkanı Sayın Ergün Atalay’a bir kez daha teşekkür ediyor, bu adaletsizlik son bulana dek omuz omuza, kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Yönetim Kurulu
Haram Ediyoruz
#StajyerÇırağınHakkınıYedirttiniz
DÜZCE’DEN HAKLI MÜCADELEMİZE BİR GÜÇLÜ DESTEK DAHA!
@ErogluHulya_@umitozdag@zaferpartisi@duzcezp@Duzcescsm
Federasyonumuzun çatısı altında, yıllardır süregelen staj ve çıraklık sigortası mağduriyetinin son bulması adına Anadolu’nun dört bir yanında yürüttüğümüz hak arayışı mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir.
Bu kapsamda dün, Düzce İl Temsilcimiz Sayın Mehmet Ali Kaya, Zafer Partisi Düzce İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek son derece verimli, samimi ve çözüm odaklı bir görüşme gerçekleştirmiştir.
Görüşmede, 3308 Sayılı Kanun kapsamındaki çırak ve stajyerlerin, fiilen çalıştıkları ilk günün uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması yönündeki haklı taleplerimiz ve çözüm önerilerimiz en net şekilde masaya yatırılmıştır.
Mücadelemizi ilk günden bu yana yakından takip eden, bizleri büyük bir nezaket ve samimiyetle ağırlayarak staj ve çıraklık mağdurlarının sesine ses olan Zafer Partisi Düzce İl Başkanı Sayın Hülya Eroğlu Hanımefendi’ye, şahsı ve partisi nezdinde gösterdikleri büyük hassasiyet, destek ve misafirperverlik için Federasyonumuz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
Siyasilerin bu duyarlı duruşu, haklı davamızın zaferle sonuçlanacağına olan inancımızı daha da pekiştirmektedir.
Düzce’de bayrağımızı en ön safta taşıyan, mağdur kardeşlerimizin hakkını savunmak adına emek ve zaman gözetmeksizin sahada basmadık yer bırakmayan Düzce İl Temsilcimiz Sayın Mehmet Ali Kaya Bey’e sergilediği üstün gayret ve bu verimli organizasyon için kalbi şükranlarımızı sunarız.
Bizler, hakkımız olanı alana dek durmayacağız. Emeğin, alın terinin ve çocuk yaşta dökülen her damla çabanın hakkı teslim edilene kadar omuz omuza yürümeye devam edeceğiz!
"Staj ve Çıraklık Sigortası Başlangıç Olsun, Mağduriyet Son Bulsun!"
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Yönetim Kurulu
Sn. Cumhurbaşkanım
#ÇırakStajyerinHakkıSizde